(The Turkish Post) – Safa Kar
Doksan dakikaya ne çok hikaye sığdı. Gözler Yasin Kol’un üzerindeydi. Galatasaray, Federasyon’a rest çekti ve ilişkilerini dondurdu. Federasyonun Yasin Kol inadını anlamak da güç… Bir ‘hemşehri atamasıydı’ bu. Avrupa kokartı bile olmayan bir hakem… Bir husus daha var; futbolun temel ilkeleriyle de bağdaşmadı. Çünkü Trabzon da yarışın içinde… Skor kendi şehrinin takımını da ilgileniyordu.
Hakemle başladım çünkü Yasin Kol’un gölgesi günler öncesinden derbinin üzerine düştü. Futboldan çok hakem konuşuldu, tartışıldı. Yasin Kol’un da işi zordu. Başarısız da bir yönetim gösterdi. Ortaya net skor çıkmasaydı ne maçı bu kadar rahat yönetebilirdi ne de eleştiri oklarından kendisini kurtarabilirdi. Galatasaray’a, ‘Yasin Kol, Federasyon ve Fenerbahçe’yi yendik’ deme fırsatı doğdu. Maçın sonunda Yasin Kol’un Galatasaray’ın rahat skoru kurtardı. Yoksa verdiği kararlarla maçın önüne geçmesi işten bile değildi. Federasyon’un inadı ise yerinde duruyor.
Hikayesi olan maç… İlk 15 dakika Fenerbahçe çok iyi oynadı. Araya atılan toplar tehlikeler oluşturdu. Nitekim penaltıyı da bu süreçte kazandı. Fenerbahçe’nin çok eleştirilen santraforu S. Cherif ok gibi fırladı, ceza sahasına girdi, Sanchez ve Abdulkerim’in müdahalesine maruz kaldı. Hakem uzakta olmasına rağmen ‘penaltı’ noktasını gösterdi. VAR pozisyonu inceledi. Hakemin kararını doğru buldu.
Kerem mi atacaktı yoksa Talisca mı? Önce topu Kerem aldı. Beşiktaş maçında penaltıyı gole çevirmişti. Talisca sicili onun kadar parlak değildi. Topa iyi vuran bir oyuncu olmasına rağmen kritik maçlarda kaçırdığı penaltılar puan kaybına neden oldu. Göztepe maçını hatırlayın… Fenerbahçe’nin duran topta en iyi kozu… Topu beyaz noktaya koydu. Biraz gergindi. Fakat yorgun değildi. Daha ilk çeyrek bile oynanmamıştı.
Top beyaz noktada… Talisca epey gerildi. Hızla geldi ve topu direğin dibinden dışarı attı. Uğurcan köşeyi bilmişti. Ona ihtiyaç kalmadı. Top direğe bile çarpmadan auta gitti. Fenerbahçe bir ‘ikramı’ daha çevirdi. Bir fırsatı daha harcadı. Deplasmanda bir derbi maçında öne geçmenin bambaşka havası olacak, karşılaşmanın gidişatını etkileyecekti. Maçın kader anıydı. Talih Fenerbahçe’ye gülmedi. Ayağına gelen fırsatı gole çevirmek daha kolayken Talisca’nın ayağıyla tepti.
Penaltının kaçması bir moral kaybıydı. Talisca oyundan düştü. Fenerbahçeli oyuncular psikolojik olarak çöktü. Penaltıya atamazlarsa hangi pozisyonu gole çevireceklerdi. Talisca’yi teselli eden de olmadı. Çünkü herkesin teselliye ihtiyacı vardı. Yine burada o beylik cümlemi kullanacağım; ‘Fenerbahçe kaderi kızdıracak veya küstürecek ne yaptı?’ Nedir bu kadar talihsizlik ve şanssızlık…? Bir takımın futbol kaderi bu kadar mı karanlık olur? Oysa ilk 15 dakika maç Fenerbahçe’ye gülümsemişti. Penaltı da bunun sonucuydu.
Penaltının kaçmasıyla psikolojik ve oyun üstünlüğü Galatasaray’a geçti. Üste üste ceza sahası içinde pozisyonlar buldu. Sane düşürüldü. Hakem pozisyonu gördü, Fenerbahçe’ninki gibi uzakta değildi. ‘Devam’ dedi. Galatasaraylı oyuncular uzun süre itiraz etti. Barış Alper topu beyaz noktaya koydu. VAR inceledi. Hakemin devam kararına uydu. Fenerbahçe’nin pozisyonundan eksiği yoktu, fazlası vardı.
Ve çok geçmeden Galatasaray’ın golü geldi. Osimhen şık hareketlerle havadan gelen topu yumuşattı, diziyle ağlara gönderdi. Topla dans ve gol aynı anda yaşandı. Osimhen nasıl dünya yıldızı olduğunu gösterdi. Fenerbahçe’nin kolundaki bandaja takması boşuna değildi. Osimhen’e tutabilmek mümkün değildi. Ederson’un da yapacağı bir şey yoktu. Bu golle birlikte maç Galatasaray’a doğru kaydı. Hem kendi sahası hem tribün desteği hem de oyun üstünlüğünün golle taçlanması zaferin habercisiydi.
İkinci yarıya Fenerbahçe bir umut asıldı. Fakat Galatasaray karşısında tutunamadı. Sarı Kırmızılı takım rakibine oynayacak alan bırakmadı. Ve 67. dakika… Yine bir ‘kader anı’ veya ‘kırılma anı’. Yunus topla ceza sahasına girdi, küçük bir müdahaleyle kendini yerde buldu. Zayıf bir penaltıydı. Evet bir müdahale sözkonusuydu ama Yunus’u boylu boyunca uzatacak kadar değil. VAR, pozisyonu inceledi, hakemin kararına katıldı.
Kaleci Ederson çok itiraz etti. Maçın başında ‘gerginliği’ üzerindeydi. Geçen hafta son dakikada Rize’den yediği golun etkisi altındaydı. Hakem atış için yerine geçmesini istedi. Sarı kartı vardı. Ederson direndi. Ve Yasin Kol ikinci sarıdan Ederson’u oyun dışı bıraktı. Hem penaltı hem 10 kişi kalmak Fenerbahçe için maçın gittiği anlamına geliyordu. Umut az da olsa vardı. Bu ‘kırılma anı’ bütün umutları söndürdü.
Ederson’un yerine kaleye Mert Günok geçti. Talisca yedeğe çekildi. Oysa bu iki oyuncu Fenerbahçe’nin kağıt üzerinde en büyük kozlarıydı. Ederson bir dünya yıldızıydı. Büyük tecrübeydi. Talisca ise ‘duran top sihirbazı…’ Osimhen, topu Barış Alper’e verdi. Fenerbahçe’ye karşı hiç golü yoktu Barış’ın… Barış Alper derin bir nefes aldı, topu doğru yürüdü ve kalecinin solundan ağlara gönderdi. Mert’in yapacağı bir şey yoktu.
Bundan sondaki dakikalar Fenerbahçe’nin ‘maç bitse de eve gitsek’ Galatasaray’ın ise 90 dakika sona erse de ‘kutlamalara başlasak’ dakikalarıydı. Sarı Kırmızlı takım oyunu soğuttu. Fenerbahçe’nin şeref golü bile bulacak mecali kalmadı. Galatasaray rahat rahat top çevirirken 3. golü attı. Mert Günok arkadaşına çarptı, elindeki topu yere düşürdü. Torreira da boş kaleye yuvarladı. Tribünler zaferi kutlamaya başladı.
Son dakikada Fenerbahçe kritik bir pozisyon buldu. Cherif kaleci Uğurcan’la karşı karşıya kaldı. Topu kale yerine üstten dışarı attı. Fenerbahçe’nin oyuncusu olamayacağını dosta düşmana gösterdi. Aziz Yıldırım’a hak verdirdi. Ve ateşi ve tansiyonu günler öncesinden yükselen derbi maçı gergin başlasa da, rahat bitti, Galatasaray sahadan 3 farklı üstünlükle ayrıldı. Şampiyonluk kupasının bir kulpundan tuttu.
Samsun’dan 3 puan alırsa matematik olarak şampiyonluğunu ilan eder. Fenerbahçe, Samsun maçına da bırakmayabilir. Çünkü zorlu bir Başakşehir karşılaşması oynayacak. Puan kaybı rakibinin şampiyonluğu anlamına gelir. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu gittiği gibi ‘ikincilik’ de riske girdi. Trabzon’un Konya’dan alacağı 3 puan Sarı Lacivertli takımı üçüncü sıraya düşürecek. Geçen haftanın yaralı aslanı Galatasaray’a derbi zaferinden sonra şampiyon gözüyle bakabiliriz. Son 3 maç ve 7 puan fark…























