(The Turkish Post) – SAFA KAR
Hakem Yasin Kol atandığında ‘tartışma’ başladı. Maça da damgasını vurdu. Karşılaşmanın uzatma dakikaları oynanıyordu. Ceza sahasına şişirilen topa Beşiktaşlı oyuncu güçlükle müdahale etti, Fenerbahçeli Nene takıldı ve yere düştü. Hakem uzaktaydı, düdüğü ağzına götürdü, koşarak penaltı noktasını gösterdi. VAR bir süre pozisyonu inceledi. Nefesler tutuldu. VAR hakemin kararına destek verdi. Pozisyon içerideydi.
İşte maçın ‘kader anı’ bu… Peki penaltı mıydı? Gri bir pozisyon… Hafta boyunca tartılışacağı kesin. Karar bana biraz ağır gibi geldi. Yasin Kol pozisyonu en azından VAR monitöründe izlemeliydi. Beşiktaşlı oyuncular çok itiraz etti. Sergen Yalçın kenarda çıldırdı adeta. Kulüp yönetimi maç sonu ‘skandal penaltı’ paylaşımı yaptı. Futbol kamuoyunun da içine sinmedi. Son sözü hakem söyledi. Karar değişmeyecekti.
Kerem Aktürkoğlu topu beyaz noktaya koydu. Gergindi. Hırsı ve inancı da üst düzeydeydi. Hızla topa doğru geldi, Ersin’in sağından meşin yuvarlığı filelerle buluşturdu. Ve tribünler bir anda bayram yerine döndü. Taraftar bu gol için tam 100 dakika bekledi. Aslında Ersin köşeyi doğru tahmin etti fakat Kerem topa çok sert vurduğu için hamlesi yetersiz kaldı.
Fenerbahçe son saniyede Kerem’in penaltı golüyle 3 puanı cebine koydu. Hem derbi kazandı, moral buldu, hem de bir maç fazlasıyla da olsa Galatasaray’la arasındaki puan farkını 1’e düşürdü. İkincilik koltuğunu Trabzon’dan devraldı. Sarı Lacivertli takıma 1 gol çok şey kazandırdı. Basit puan kayıplarına ne kadar dövünse yeri…
Penaltı kararı insanların içine sinmemiş olabilir. Fakat Fenerbahçe 3 puanı haketti. Çok pozisyona girdi. Daha maçın başında Nene topu dışarı attı. Son anda değil ilk dakikada golü bulabilirdi. Beşiktaş’ın pozisyonları da vardı. Özellikle de iki pozisyon… Her ikisinde de Ederson başarılıydı. Murillo’nun sakatlanıp oyundan çıkması Beşiktaş için büyük kayıptı. Yerine giren Gökhan çok pas hatası yaptı. Ve Beşiktaş oyundan düştü.
İkinci yarının tamamında Fenerbahçe’nin üstünlüğü vardı. Beşiktaş geri çekildi. Orta sahası çöktü. Sergen Yalçın’ın kenardan müdahalesi ve oyuncu değişikliği işe yaramadı. Maç neredeyse tek kale oynandı. Fenerbahçe çok pozisyona girdi. Bir derbi maçında bu kadar pozisyon zenginliğine pek rastlanmadı. Beşiktaş kendi sahasından çıkamadı.
İki pozisyon çok önemliydi. İlkinde Kerem derin pasla hareketlendi, ceza sahasına girdi, kaleci Ersin’le karşı karşıya kaldı. Tribünler ‘gol’ diye ayağa kalktı. Ve fakat Kerem vuracağı yeri çok belli etti, Ersin son da topu çelmeyi başardı. Diğer pozisyonun içinde de yine Kerem vardı. Dakika 85’i bulmuştu. Yine aynı yerden kanattan ceza sahasına girdi, bu kez topu daha elverişli durumdaki Cherif’e çıkardı. ‘Al da at…’ topuydu bu. Cherif boş kale yerine Ersin’e nişanladı. Gol için bundan daha iyi pozisyon bulmak mümkün değil. Fenerbahçe gole çeviremedi.
Şampiyonluğa oynayan takımın ‘gol ayağı’ eksikliğini herkes gördü. Santrafor ve forveti olmayan bir takım Fenerbahçe… Cherif mi? O maçın son yarım saatinde oyuna dahil oldu. Oysa Fenerbahçe’nin mutlak kazanması gereken bir maçtı. Ama sahada pozisyonu bol gol atacak oyuncusu yoktu. Eğer son saniyede ‘penaltı’ imdadına yetişmemiş olsaydı, Kerem de Cherif de eleştirilerin odağı olmaktan kendilerini kurtaramazdı.
Son haftalar ve üçlü yarış… Heyecan zirve yaptı. Fenerbahçe ‘pes etmediğini’ gösterdi. Tıpkı Trabzon gibi ‘ben de varım’ dedi. Şimdi gözler Galatasaray’ın ertelenen Göztepe maçında…






















