(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Trabzonspor’da sular bir türlü durulmuyor. Bundan sonra da takımın ve yönetimin dikiş tutmasının imkanı yok. Nedeni çok açık. Bordo Mavili takımın saha sonuçları çok kötü. Takımın ligden düşme potasındaki rakipleri ile arasındaki puan farkı yalnızca üç. Kısacası Trabzonspor bir ya da birden fazla maçı daha kaybettiğinde, artık düşme korkusunu ensenizde hissedeceksiniz. Belki diyeceksiniz, daha ligin onuncu haftası. Bu takım yeniden kendini toparlar ve yukarıya doğru yeniden tırmanışa geçer diye. Ancak görünen köy kılavuz istemez. Bu takımın ne oynamaya ne de üst sıralara yükselme gibi bir derdi olduğu kanaatinde değilim. Bunun temel sebebi tabii ki, sahadaki oyuncular. Çünkü oyuncularda Bordo Mavili ruhu yerle bir olmuş.
Evet; futbolda kazanmak kadar kaybetmek de bir erdemdir. Ancak iyi bir oyun ve mücadele ortaya koyduğunuzda kimse size tek kelime etmez. Ne yazık ki, bir önceki teknik patron Abdullah Avcı öyle bir kadro kurdu ki, her gün taraftar ve teknik kadro saç baş yoluyor. Abdullah Avcı’ysa İngiltere’de Bordo Mavili takımdan aldığı tazminatı güle oynaya harcıyor. Baştan ifade ettim. Yeni dönemde başkan, yönetim ve teknik kadroları da sorumluluk altına alacak mukaveleler yapılmalı. Yoksa babasının parası gibi harcadığı paralar, bir takımı büyük bir uçuruma sürüklüyor.
DOĞAN, BAŞARISIZLIĞIN SORUMLULUĞUNDAN KAÇAMAZ
Bordo Mavili takımın geldiği sürecin tek mimarı tabii ki, Abdullah Avcı değil. Kendisine bu kadar geniş sorumluluklar veren Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetimi de bu enkazın sorumluları arasındadır. Daha önceki yazılarımda ifade ettim. Meselem kesinlikle Başkan Doğan değil. Onun iyi niyetinden kimsenin şüphesi yok. Ancak Başkan Doğan, bana göre iyi bir ikinci adam. Bir başkanı hem maddi hem de akli olarak destekleyecek bir kabiliyete ve güce sahip. Ancak Doğan, başkanlık için bence yetersiz. Kabul etmeyebilir. Ancak ortada büyük bir başarısızlık var. Kabul etse de, etmese de bunun sorumluluğundan kaçamaz. Kaçmamalı da. Yaklaşan seçim öncesinde kendini ve ekibini yeniden çek etmeli. Ama öncelikli olarak bir yerlerde hata yaptığını kabul etmeli. Hastalığı teşhis etmeden, teşhis koymak mümkün değildir. Bunun için de doğru bir teşhis konulması gerekiyor. Aksi durumda, Bordo Mavili takımı önümüzdeki günlerde daha zorlu bir dönem bekliyor.
Artık bu takımı, Şenol Güneş’in bile kurtaramayacağını hem spor medyası hem de yönetim anladı. Çünkü Güneş’in elinde de sihirli bir değnek yok ki. Hocanın çırpınışlarını gördükçe ben futbolcular adına utanıyorum. Bir futbol beyefendisinin bile yüzünü yere eğdirmek kolay olmasa gerek. Hoca temas etmiş olsa, bu oyuncu kadrosuyla buraya kadar. Üçüncü bölgeye top taşıyamayan oyuncular Bordo Mavili takımın formasını giyiyor. Bu oyuncuların yeri burası değil, ikici lig olmalı bana göre.
Yukarıda izah ettim. Ertuğrul Doğan önce doğru teşhis koymalı. Öncelikle Trabzon medyasının goygoylarına kulak tıkamalı. Kendisinin her faaliyetini elleri patlarcasına alkışlayan dört beş gazeteciden uzak durmalı. Kendini hakkaniyetle eleştiren ancak hakkı da teslim eden kişilere kulak kabartmalı. Bundan sonra her sıkıştığında transfer kartına sarılmamalı. Çünkü daha sezonun açılmasına bir buçuk ay gibi bir zaman var. Bu zaman diliminde de beş altı maçı var takımın. Şayet takım bu maçlarda da istenilen sonuçları alamazsa o zaman şehrin durumunu siz düşünün. Bu kapsamda bütüncül bir yaklaşımla, herkesi çevrenizde toplayın. Bunun ardından aralık ayındaki kongreye öyle gidin.
TARAFTAR BORCA BAKMAZ, SPORTİF BAŞARIYI ÖNCELER
Şimdi Ertuğrul Doğan Bey’e bazı tavsiyelerde bulundum. Ancak bir gerçeği de söylemem gerekiyor. Şehirde futbolu yakından bilen eski dostlarımla görüşme fırsatım oldu. Ne yazık ki, Ertuğrul Doğan artık kredisini bitirmiş. Evet, Doğan takımın finansal anlamda düzlüğe çıkması için bir mücadele veriyor. Ne var ki, taraftar da başarı ister. Takımın milyarlarca lira borcunun olup olmadığının, Bankalar Birliği’ne olan borcunu sıfırladığı yönündeki bilgilerin hiçbir anlamı yok. Taraftar sadece başarıya, yani sahada odaklanır. Şimdi takım ciddi anlamda başarısız ve ligden düşmeye doğru adım adım yaklaşıyor. İşte bu başarısız tabla çanların Doğan aleyhine çaldığı anlamına geliyor.
AHMET AĞAOĞLU YENİDEN DÖNÜYOR
Doğan’a bir kötü haber daha vereyim. Aslında takım ilk beşte olsaydı, Başkan Doğan kongreye tek başına gidecekti. Bordo Mavili kaynaklarım da bunu doğruluyor. Ancak olumsuz tablo, bütün muhalifleri Doğan karşısında kenetledi. Bu kapsamda Aralık ayında yapılacak kongrede Doğan’ın karşısına yüzde 90 eski Başkan Ahmet Ağaoğlu çıkacak. Ünlü futbol adamının güçlü işadamlarını çevresine topladığı belirtiliyor. Kasım sonuna kadar Ağaoğlu başkan adaylığını açıklayacak. Aslında bir nevi Doğan ve ekibinden intikam alacak. Ağaoğlu başkanlıktan ayrılma sürecinde arkasından bazı işlerin çevrildiğinin farkında. Bu başarısız tablo karşısında, bütün delegelerin tercihi Ahmet Ağaoğlu olacak gibi duruyor.
Gelinen sürece bakıldığında, herkes “Emeklerine sağlık Başkan Doğan” demeye hazırlanıyor. Aldığım duyumlara göre de hem taraftar hem de delege Aralık ayında “Güle Güle Doğan” demek için gün sayıyor. Çünkü Doğan artık bu takımı yönetemiyor. Özellikle bazı siyasi çevrelerle sık sık görüntü vermesi de taraftarın tepkisini çekiyor açıkçası. Bekleyip göreceğiz. Sonuç ne olacak?























