(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Türk futbolu son dönemde buhranlı bir döneme girmişti. Ancak dışarıdan gelen bütün uyarılara rağmen, yöneticiler kulaklarını tıkamayı tercih etti. Kendi şirketlerini kuyumcu titizliği ile yöneten işadamları, konu takımlar olunca üç maymunu oynamaya başladılar. Alım satımlarda hassasiyet göstermeleri gerekirken, tabiri yerindeyse har vurup harman savurdular. Kalitesinin üzerinde futbolculara transfer bedeli ödediler. Hatta aracı şirketler ve menajer ücretlerini de dahil ettiğinizde bu rakamlar on milyonlarca euroyu buldu. Yukarıda ifade ettim. Kendi şirketleri için kuruşların hesabını yapan ünlü işadamlarının, konu takım olunca bu kadar duyarsız olmasına anlam veremiyorum.
Örneğin son iki yılın tartışmasız lideri Galatasaray yaptığı transferlerle tam bir fiyasko yaşandı. Belki yapılan harcamaları inceleseniz altında neler çıkar hesap bile edemiyorum. Sarı Kırmızı takım, devre başında İngiltere Championship’ten Norwich City forması giyen 25 yaşındaki Brezilyalı Gabriel Sara isimli bir oyuncuyu kadrosuna kattı. Sara, İngiltere’de üst seviyede oynayan bir topçu değil dikkatinizi çekerim. İkinci lig takımlarında oynayan ciddi bir başarısı olmayan bir oyuncu. Galatasaray, Sara’ya 18 milyon €’luk bonservis bedeli ödedi. Bu rakam, daha önceden Jardel’e ait olan 17.05 milyon €’luk rekordan daha fazla. Kaldı ki oyuncu ile yıllık sözleşme imzalandı. Oyuncu yıl boyunca yan gelip yatacak. Ancak menajer ve nakit ödemesini aslanlar gibi alacak. Galatasaray bu oyuncu ile birlikte transfere 30 milyon Euro harcadı. Ne karşılığında Şampiyonlar Ligi’ne kalırım düşüncesi ile.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu rövanş maçında Galatasaray, Young Boys ile karşı karşıya geldi. İstanbul’da dolu tribünler önünde oynanan müsabakada, İsviçre ekibine 1-0’lık skorla yenildi Galatasaray. Bu sonucun ardından UEFA Şampiyonlar Ligi’ne veda edildi. Yani milyon euroluk bir kazanç kapısı kapandı temsilcimiz için. Şimdi ne olacak. Büyük ümitlerle transfer edilen Sara ve diğerlerinin maliyeti ne olacak? Takımlar bu yükün altından nasıl kalkacak? Yöneticiler artık bunu düşünsün.
MENAJERLERİN OYUNCAĞI TAKIMLAR
Günlük akıllarla transfer yapılırsa sonuç bu. İşin ilginç yanı, Young Boys’un bu yıl en flaş transferinin değeri 1,7 milyon Euro. Burada temel bir sorun çıkıyor. Avrupa’da oyuncular bu kadar ucuz fiyatlarla transfer oluyorsa, demek ki Türk takımlarında ve menajerlerinde ciddi bir sorun var. Umarım takımlar menajerlerin oyuncağı olmamıştır. Sadece Galatasaray değil ne yazık bütün takımlar benzer hataları yapmaya devam ediyor. Günlük adımlar, takımların geleceğini karanlığa doğru sürüklüyor. Dört büyük takımın borcu 40 milyar liranın üzerinde. Fenerbahçe de Şampiyonlar Ligi hayaliyle İspanya ekibi Sevilla’da 19,5 milyon avro ödeyerek Faslı forvet Youssef En-Nesyri’yi kadrosuna katmıştı. Temsilcimiz de geçen hafta elemelerde saf dışı kalmıştı.
Şimdi ne olacak? Asıl soru bu. Takımlarımız artık Şampiyonlar Ligi’nde oynamayacaksa, buyurun “Mahalle maçına.” Kendi aramızda top çevirmeye devam edelim. Ne olsa artık menajerlerin oyuncağı oldu takımlarımız. Nasıl kurtulacaklar derseniz, açık söyleyeyim. Hiçbir reçete yok. Zaten kimsenin de böyle bir beklentisi yok.























