(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Süreç ‘İmralı’ya heyet’ konusunda tıkanmıştı. Meclis’ten bir heyet Öcalan’la görüşmeli miydi? Teklifi ilk ortaya atan MHP’ydi. MHP’li komisyon üyesi Feti Yıldız İmralı yolunun ilk taşını koydu. AK Parti duymamazlıktan geldi. Bir renk vermedi. Zamana yaydı. MHP vazgeçmedi. Sonra Bahçeli’nin bizzat ağzından İmralı’ya ziyaret olmadan sürecin ilerlemeyeceği duyuruldu. Günler geçti, bir gelişme yaşanmadı.
Özellikle ‘heyet’ konusunda ortaklar arasında ‘görüş ayrılığı’ olduğu saklanamaz hale geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta Bahçeli’yi evinde ziyaret etti. Süreç de dahil olmak üzere sorunların konuşulduğu ve uzlaşmaya varıldığı düşünüldü. Her iki lider de ittifakta çatlağın söz konusu olmadığını kamuoyuna açıkladı. Görüşme fotoğrafı da işlerin yolunda gittiğinin kanıtı olarak sunuldu. Görüntü böyleydi.
MHP Lideri Bahçeli grup toplantısında, ittifak ortağı AK Parti’yi de şaşkına çeviren bir ‘tarihi çıkış’ yaptı. ‘Ayak sürümeden, üç maymunu oynamadan’ söz etti. Bir eleştiriydi bu. Heyet konusunda karar alınamamasından yakındı. Ve “Hiç kimse ziyarete yanaşmazsa alırım yanıma üç arkadaşımı kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten imtina etmem…” dedi.
Bir ara Bahçeli’nin ısrarlı tutumunu da eleştiren YRP Başkanı Fatih Erbakan “İmralı’ya Bahçeli gitsin…” demişti de MHP’lilerin sert ve ağır eleştirilerine hedef olmuştu. O zaman belli MHP’liler liderlerinin ‘alay konusu’ yapıldığını düşündü. Yoksa niye tepki göstersinlerdi. MHP’lilerin bile aklına gelmeyen bu seçeneği bir kaç hafta sonra Bahçeli sahipleniverdi. “Ben giderim…” diyerek.
Bu sözleri söyledikten sonra gruba döndü, milletvekilleri ve toplantıya katılan partililere “Ey dava arkadaşlarım!” diye seslendi; “İmralı’ya gitmeme izin veriyor musunuz?”. Milletvekilleri bu çıkıştan haberdardı mıydı? Konuşma metninin içeriğini biliyorlar mıydı? Bahçeli’nin hamlesi parti yönetiminde konuşulup tartışıldı mı? Hiç sanmıyorum. Milletvekilleri de parti yöneticileri de ilk orada duydu.
‘Lider ne derse o…’. Vardır bir bildiği… İtiraz mümkün mü? Hele MHP gibi bir partide… CHP de çok farklı değil. Parti içi disiplin, parti içi demokrasini fersah fersah önüne geçti. MHP milletvekilleri ‘ses ve sözle cevap’ yerine ‘alkışa’ yöneldi. Alkışlar eşliğinde ayağa kalktılar liderleri Bahçeli’nin ‘tarihi hamlesine’ desteklerini gösterdiler. Bu tablo Bahçeli’yi memnun etti. “İşte milletin öz kararı budur…” dedi.
Bu sahne unutulmaz. Siyaset tarihine geçti. Bahçeli’nin son 1 yıl içinde sergilediği ‘radikal çıkışların’ sayısı hiç de az değil. Bir parti liderinin bu denli keskin dönüşlerine dünya siyaset tarihinin tanık olduğunu sanmıyorum. Bahçeli’nin, Öcalan’la başlayan ve kesintisiz süren her bir çıkışı birbirinden kopuk değil ‘tamamlayan hamleler’ aslında. Yani tek bir çıkışını nazara vermek eksik olur. Ama “İmralı’ya ben giderim” hamlesinin ‘şah – mat’ gibi sonuç doğurma potansiyeli taşıdığını söylemek yanlış olmaz.
Peki bundan sonra ne olacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan bir programa katıldı, konuşma yaptı fakat gündemin bu sıcak konusuna değinmedi. Sadece Adalet Bakanı Tunç’tan cevap geldi. “Kararı Komisyon verir” dedi. Hayır, yanlış anlaşılmasın Bahçeli’nin değil, bir milletvekili heyetinin İmralı’ya gitmesine… Haftalardır komisyonun gündeminde zaten… Ama bir karar çıkmadı. Çünkü AK Parti yönetiminden komisyon üyesi milletvekillerine ‘yeşil ışık’ anlamına gelecek sinyal gitmedi.
Erdoğan’nın heyet konusunda tereddütleri olduğu sır değil. Sürece başından beri ihtiyatla yaklaştığı da… Somut adımları atacak olan iktidar… İmralı’nın da, DEM’in de bu yönde beklentileri var. Fakat aradan geçen 1 yıla rağmen çok fazla ilerleme sağlanamadı. Oysa sürecin hızlı ilerlemesi öngörülmüştü. Bugün yarın derken Selahattin Demirtaş tahliye edilmedi. DEM’li Cengiz Çandar “Bu hafta sonu çıkabilir…” dedi.
AK Partili Şamil Tayyar heyet konusunda Erdoğan’la Bahçeli arasında görüş ayrılığı olmadığını dolayısıyla herhangi bir krizden söz edilemeyeceğini söyledi. Bu bir yeşil ışık sayılabilir. Komisyon cuma günü toplanacak. Ve sürüncemede kalan bu heyet konusunu karara bağlayacak. Oylama yapılacak. Nitelikli çoğunluk CHP’nin şartıydı. MHP’li Feti Yıldız oylama yapılmadan sonucun olumlu yönde çıkacağını kamuoyuyla paylaştı. Belli ki AK Parti’nin olumlu yönde karar alacağından haberdar.
Komisyon kararını verdikten sonra da ‘heyet tartışması’ gündemden düşmeyecek. Bunun ‘siyasi anlamı’ konuşulacak. ‘Meclis’in Öcalan’ı muhatap alması doğru mu?’ diye sorulacak? Öcalan kendisini ‘başmüzakereci’ olarak niteliyordu. DEM bunu birkaç kez açıkladı. Heyet başmüzakereci statüsünün benimsenmesi manasına gelmez mi? Bir sürpriz beklememekle birlikte önce AK Parti’nin tutumunu ve komisyonun kararını görmek lazım… Sürpriz ayrı bir siyasi kriz demek…





















