(The Turkish Post) – DENİZ YAYMAN
Türkiye’de yaşanan sağlık skandallarına her gün yenileri ekleniyor. Bunun son örneği Ankara’da yaşandı. Başkenttin en bilinen ve gözde kurumlarından Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde ciddi bir sorun yaşandı. Turkish Post’un hastane ve Sağlık Bakanlığı kaynaklarına da teyit ettirdiği bilgilere göre; kurumun yoğun bakım servisinde çalışması zorunlu olan ve özel gereksinimli klimalar çalıştırılmadı. Havalandırma sistemi çalışmadığı içinde, yoğum bakım ünitesinin havalandırması camlar açılarak çözülmeye çalışıldı. Ancak camların açılmasıyla birlikte, ünitede bulunan 10 hastadan 5’inde yoğun bakım enfeksiyonu geliştiği iddia edildi. Kaynakların verdiği bilgilere göre; hastalardan 5’inin durumu çok ağır. Kaynak bu hastaların ölmüş olma ihtimalinin de yüksek olduğunu belirtiyor. Ölüm gerekçesine de hastanenin organ yetmezliği ya da kalp krizi şeklinde rapor tuttuğunu da aktarıyor.
Ankara’da faaliyet gösteren Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesinin yoğun bakım ünitesine ilişkin gündeme gelen iddialar, sağlık hizmetlerinin koşulları ve hasta güvenliği konusunda soru işaretlerini beraberinde getirdi. Özellikle de hastanelerin yoğun bakım üniteleri, bağışıklık sistemi zayıflamış ve çoğu zaman hayati risk taşıyan hastaların tedavi edildiği, enfeksiyon kontrolünün büyük önem taşıdığı bölümlerin başında geliyor. Bu nedenle yoğun bakım ortamındaki hava kalitesi, sıcaklık, nem, hijyen ve havalandırma koşulları hasta güvenliği açısından kritik önem taşıyor.
Bu kapsamda Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi’nde gündeme gelen iddia; hastanelerdeki sağlık koşullarını yeniden gündeme getirdi. Hastaneye ilişkin gündeme gelen en ciddi iddia ise yoğun bakımda tedavi gören 10 hastadan 5’inde yoğun bakım enfeksiyonu geliştiği yönünde. Kaynakların verdiği bilgilere göre; söz konusu hastaların sağlık durumlarının kötü olduğu yönünde. Hastanede vaka, geçtiğimiz hafta yaşandığı için söz konusu dönemde yoğun bakımda bulunan bazı hastaların ölmüş olabileceği bile belirtiliyor. Dolayısıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve varsa sorumlulukların bilimsel ve resmi veriler üzerinden ortaya konulması için Sağlık Bakanlığı’nın acilen duruma el koyması gerekiyor.
“YOĞUN BAKIMDA CAM AÇILARAK HAVALANDIRMA YAPILMASI” DOĞRU MU?
Gündeme gelen iddiaların en dikkat çekici noktalarından biri de yoğun bakım ünitesinde havalandırmanın camların açılması yoluyla sağlandığının öne sürülmesi. Yoğun bakım ünitelerinin fiziksel koşulları ve havalandırma sistemleri, enfeksiyonların önlenmesi bakımından özel standartlara tabi. Bu nedenle hastanenin yoğun bakım ünitesindeki iklimlendirme ve havalandırma sistemlerinin hangi koşullarda çalıştırıldığı, sistemlerin teknik olarak yeterli olup olmadığı ve uygulamaların ilgili mevzuat ile sağlık standartlarına uygunluğu önem taşıyor.
Bu kapsamda, özellikle hem Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi yönetiminin hem de Sağlık Bakanlığı’nın acilen detaylı bir açıklama yapması gerekiyor. Buradan hareketle, yoğun bakım ünitesindeki klima ve havalandırma sistemlerinin çalışıp çalışmadığı, havalandırmanın cam açılması yoluyla yapılıp yapılmadığı, son dönemde yoğun bakımda kaç enfeksiyon vakası tespit edildiği, bu vakaların hangi mikroorganizmalarla ilişkili olduğunun belirlenip belirlenmediği ve Hastane Enfeksiyon Kontrol Komitesi tarafından herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığının net olarak ortaya konulması gerekiyor.
HASTA YAKINLARINA BİLGİ VERİLMEDİ
Yaşanan vakada en skandal olanıysa, bu skandalla ilgili hasta yakınlarına hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Turkish Post’un hastane kaynaklarından elde ettiği bilgilere göre; yaşanan skandal, bir görevlinin dikkatiyle ortaya çıkarıldı. O gün yoğun bakımda görevli olan bir görevli, içeriye girdiğinde hastaların nefes sorunu yaşadıklarını ve içerinin havanın da etkisiyle çok sıcak olduğu tespit etti. Hemen klimaları kontrol eden görevli, cihazların çalışmadığını tespit etti. Çevreyi kolaçan ettiğinde de, havalandırmanın bir pencere vasıtasıyla yapıldığını belirledi. Hemen tepkisini gösterdi. Ancak tatmin edici hiçbir cevap alamadı. Bir gün sonra da, orada görevli personellere, klimaların çalışmadığına dair kimseye bilgi verilmemesi yönünde uyarılarda bulunuldu.
Kamuoyu artık şu sorunun cevabını bekliyor: Yoğun bakımda ne yaşanıyor? Beş hastada enfeksiyon iddiasının gerçek boyutu ne? Havalandırma sistemi neden kullanılmıyor? Ve en önemlisi, yoğun bakım hastalarının güvenliği için gerekli koşullar eksiksiz şekilde sağlanıyor mu? Bu soruların yanıtı da, yalnızca hastanede tedavi gören hastaları ve yakınlarını değil, Ankara’daki sağlık hizmetlerinin güvenilirliğini de yakından ilgilendiriyor.





















