(The Turkish Post) – HALİM YILMAZ / BRÜKSEL
Türkiye, son dönemde hem içeride hem de bölgede diplomatik ve siyasi açıdan önemli adımlar atıyor. Ancak Türkiye’nin bölgesel inisiyatif alması, İsrail, İran ve Rusya gibi ülkeleri rahatsız ediyor. Bunun en belirgin örneğini 13 Kasım’da yaşadık. Türk Hava Kuvvetleri’ne ait C130 tipi askeri kargo uçağı, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düştü. Kazada 20 askeri personelimiz şehit oldu. Ancak olayın üzerinden beş gün geçmiş olmasına rağmen ne Milli Savunma Bakanlığı’ndan ne de başka bir resmi kurumdan somut bir açıklama yapıldı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, dün gece yaptığı değerlendirmede, kazayı aydınlatması beklenen kara kutuların incelemesinin en erken iki ay içinde tamamlanacağını açıkladı. Bakan, bunun dışında herhangi bir ek değerlendirmede bulunmadı.
Öte yandan NATO merkezinde görev yapan Türk ve yabancı misyon subayları, C130 tipi askeri kargo uçağının düşmesini basit bir kaza olarak görmüyor. NATO kaynaklarından elde edilen bilgilere göre; trajik olay, detaylı bir incelemeye tabi tutuldu. Bunun nedeni, NATO bünyesindeki birçok ülkenin ABD menşeli C130 tipi uçağı aktif şekilde kullanması. Bu uçaklar, teknik olarak düzenli kontrol ve bakımdan geçiyor. Ayrıca Türk Hava Kuvvetleri personelinin de uçuş öncesi gerekli tüm kontrolleri yaptığı vurgulanıyor.
Uzmanlar, hem uydu görüntülerini hem de olay anına ait kayıtları inceleyerek uçağın düşüşüne dair çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Kamuoyuna yansıyan “uçağın ön pervanesinin koparak arkaya savrulduğu ve kuyruk kısmını parçaladığı” iddiasının teknik ve fiziksel olarak mümkün olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre bir pervanenin yerinden çıkıp bıçak gibi hareket ederek kuyruğu kesmesi imkânsıza yakın.
Bölgenin coğrafi yapısı ve bölgesel güç dengeleri dikkate alındığında, uzmanlar “kamikaze tipi serseri dronlarla uçağa arka kuyruktan saldırı yapılmış olabileceği” ihtimali üzerinde duruyor. Bir diğer ihtimal ise uçak içinde sabitlenmemiş bir parçanın koparak kuyruk bölümüne zarar vermiş olması. Ancak uzmanlara göre bu ikinci ihtimal, ilk senaryonun çok gerisinde kalıyor.




















