(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye, yıllık 115 bin tonluk bal üretimiyle dünyanın ikinci büyük bal üreticisi olmasına rağmen, sahte bal sorunu ülkenin prestijine ve halk sağlığına büyük zarar veriyor.
Son dönemde yapılan operasyonlarda binlerce ton sahte bal ele geçirilirken, Ankara’nın bu yasadışı üretimin merkezi haline gelmesi dikkat çekiyor.
Ancak, bu duruma neden göz yumulduğu ve sahte balın piyasaya nasıl bu kadar rahat sürülebildiği soruları cevapsız kalıyor.
SAHTE BAL NASIL ÜRETİLİYOR?
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, sahte balın arı görmeden tamamen suni yollarla, şeker şurupları ve kimyasallar kullanılarak üretildiğini belirtiyor. İçeriğinde glikoz, mısır şurubu, renklendirici ve yapay tatlandırıcı bulunan bu ürünler, tüketiciye doğal bal olarak sunuluyor. Üstelik, piyasada denetimsizlik nedeniyle vatandaşlar gerçek ve sahte balı ayırt etmekte zorlanıyor.
DENETİM MEKANİZMASI ÇALIŞMIYOR
Sahte balın yaygınlaşmasının temel sebeplerinden biri, devletin denetim mekanizmalarının yetersiz olması. TAB Başkanı Şahin, “Üreticilerimiz bize tepki gösteriyor. Ancak bizim denetleme, etiket onaylama yetkimiz yok. Yolda satılan balın sahte olup olmadığını bile sorgulayamıyoruz” diyerek yetki karmaşasına dikkat çekiyor.
Peki, denetleme yetkisine sahip olan Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda neden daha sıkı önlemler almıyor?
SAHTE BALIN PİYASAYA SÜRÜLMESİNE KİM GÖZ YUMUYOR?
Her yıl tonlarca sahte balın piyasaya sürülmesi, yalnızca kötü niyetli üreticilerle açıklanamaz. Bu ürünlerin market raflarına, pazarlara ve internet üzerinden satışa nasıl ulaştığı, devletin ilgili kurumlarının ne ölçüde görevini yerine getirdiği sorularını gündeme getiriyor. Denetim mekanizmaları neden bu kadar yavaş işliyor? Neden sahte bal üreticilerine yönelik daha caydırıcı cezalar uygulanmıyor? Bu soruların cevabı hâlâ muğlak.
BAKANLIK ÇÖZÜM İÇİN GEÇ KALDI
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025 yılı itibariyle Avrupa’da da kullanılan NMR analiz yöntemini devreye sokacağını duyurdu. Ancak, sahte bal sorununun yıllardır bilinmesine rağmen neden şimdiye kadar etkili bir önlem alınmadığı ise ayrı bir tartışma konusu. Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim alanlarından biri olan bal sektörünün bu kadar ihmale uğraması düşündürücü.
SAHTE BAL HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
Ekonomik kayıpların yanı sıra, sahte bal doğrudan halk sağlığını tehdit ediyor. Uzmanlar, bu ürünlerin uzun vadede obezite, diyabet ve karaciğer rahatsızlıklarına yol açabileceğini belirtiyor. Ancak, denetim eksiklikleri yüzünden tüketiciler bilinçli bir şekilde korunmuyor.
Sahte bal üretimi, sadece fırsatçı üreticilerin değil, yetkililerin de ihmaliyle büyüyen bir sorun. Denetimlerin sıklaştırılması, caydırıcı cezaların uygulanması ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi gerekiyor.






















