(The Turkish Post) – Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala dosyasında Türkiye’den somut adım beklediğini açıkladı. Türk makamlarına, Kavala’nın serbest bırakılması için atılan veya planlanan adımlara ilişkin bilgileri 14 Ekim 2026’ya kadar sunma süresi verilirken, AİHM kararlarında ortaya konulan yapısal sorunlara ilişkin yeni eylem planının ise Mart 2027’ye kadar hazırlanması istendi.
Komite, Türkiye’den gelecek bilgileri 1-3 Aralık 2026 tarihlerindeki insan hakları toplantısında yeniden değerlendirecek. Takvim, AİHM Büyük Dairesi’nin 25 Ağustos 2026’da verdiği ve Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini belirten kararının ardından oluşturuldu.
14 Ekim’e kadar somut adım bilgisi
15-16 Eylül’de Strasbourg’da gerçekleştirilen Bakanlar Komitesi toplantısında Kavala dosyası yeniden ele alındı. Komite, Türk makamlarından Kavala’nın serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla atılmış veya planlanmış somut adımlar konusunda 14 Ekim’e kadar bilgi istedi.
14 Ekim’de yapılacak 1572’nci toplantının ardından dosyanın kapsamlı değerlendirmesi Aralık ayında gerçekleştirilecek. Avrupa Konseyi’nin resmi takviminde 1572’nci toplantının 14 Ekim’de Strasbourg’da yapılacağı belirtiliyor.
AİHM’den Türkiye’ye serbest bırakma hükmü
Bakanlar Komitesi’nin yeni takviminin temelinde, AİHM Büyük Dairesi’nin 25 Ağustos 2026 tarihli Kavala/Türkiye (No. 2) kararı bulunuyor.
17 yargıçtan oluşan Büyük Daire, Kavala’nın 2019 tarihli AİHM kararının ardından devam eden tutukluluğunu, hakkında yürütülen ceza yargılamasını ve verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını birlikte değerlendirdi.
Mahkeme, Türkiye’nin Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması ve kendisi hakkında alınan tedbirlerin sonuçlarını ortadan kaldırması gerektiğine hükmetti. AİHM ayrıca Kavala hakkındaki ceza mahkumiyetinin Sözleşme hukuku bakımından “hükümsüz ve geçersiz” kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Birden fazla hak ihlali tespit edildi
Büyük Daire kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3, 5, 6, 10, 11 ve 18’inci maddeleri kapsamında ihlaller tespit edildi.
Bunlar; insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin hükümleri kapsıyor. Mahkeme ayrıca Sözleşme’deki hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların öngörülen amaçlar dışında kullanılmasına ilişkin 18’inci madde yönünden de ihlal kararı verdi.
AİHM’nin 3’üncü madde kapsamındaki değerlendirmelerinden biri de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yapısına ilişkin oldu. Mahkeme, cezanın ileride gözden geçirilmesine ve tahliye ihtimalinin değerlendirilmesine olanak sağlayan bir mekanizmanın bulunmamasını Sözleşme ile bağdaşmaz buldu.
Sadece tahliye değil, mahkumiyetin sonuçları da gündemde
Bakanlar Komitesi’nin talebi yalnızca Kavala’nın cezaevinden çıkmasına ilişkin değil.
AİHM’nin son kararında mahkumiyetin Sözleşme hukuku bakımından hükümsüz kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle, Komite Türkiye’den mahkumiyetin diğer sonuçlarının ortadan kaldırılması için alınan veya planlanan tedbirler hakkında da bilgi istedi.
Bu kapsamda Türk hukukundaki yeniden yargılama mekanizmalarının nasıl değerlendirileceği de dosyanın önemli başlıklarından biri olacak.
Süreç 2019’da başladı
Kavala dosyasındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreci 2019 yılına uzanıyor.
AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında Kavala’nın tutukluluğu bakımından Sözleşme’nin 5’inci maddesi ile 5’inci maddeyle bağlantılı 18’inci maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiş ve Türkiye’den Kavala’nın serbest bırakılması için gerekli tedbirleri almasını istemişti.
Kavala’nın serbest bırakılmamasının ardından Bakanlar Komitesi Şubat 2022’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46/4’üncü maddesi kapsamında Türkiye hakkında ihlal prosedürü başlattı ve dosyayı yeniden AİHM’ye gönderdi.
AİHM Büyük Dairesi 11 Temmuz 2022’de Türkiye’nin 2019 tarihli Kavala kararından doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğine hükmetti.
Mart 2027’ye kadar yeni eylem planı
Bakanlar Komitesi’nin son kararında dosyanın daha geniş hukuki boyutuna da dikkat çekildi.
Türkiye’den; ceza ve terörle mücadele mevzuatının uygulanması, makul şüphe bulunmadan tutuklama, ceza hukukunun muhalifler, insan hakları savunucuları ve gazeteciler bakımından uygulanması, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile mahkeme kararlarının yerine getirilmesi gibi alanlarda AİHM kararlarında ortaya konulan sorunlara yönelik çalışma yürütmesi istendi.
Türk makamlarının bu yapısal sorunların giderilmesine yönelik somut ve etkili adımları içeren yeni bir eylem planını Mart 2027’ye kadar sunması bekleniyor. Avrupa Konseyi, Bakanlar Komitesi kararlarını ve ilgili uygulama belgelerini kamuya açık şekilde yayımlıyor.
Kavala dosyasında üç kritik tarih
Dosyada bundan sonraki süreç açısından üç tarih öne çıkıyor:
14 Ekim 2026: Türkiye’nin Kavala’nın serbest bırakılması için atılan veya planlanan somut adımlara ilişkin bilgi sunması.
1-3 Aralık 2026: Bakanlar Komitesi’nin Kavala dosyasını Türkiye’den gelecek bilgiler ışığında yeniden değerlendirmesi.
Mart 2027: AİHM kararlarında işaret edilen daha geniş yapısal sorunlara ilişkin yeni eylem planının sunulması.






















