(The Turkish Post) – SAFA KAR
Karadeniz fırtınası çok sert esti, tufana dönüştü. Galatasaray sele kapıldı, boğuldu. Tarihin en ağır yenilgilerinden birini aldı. Sadece skor değil oyun olarak da teslim oldu. Bir başka ifadeyle Bordo Mavili takım son dört yılın şampiyonun teslim aldı. Geçen yılda geçit vermemişti. Galatasaray sahaya ‘rövanş’ düşüncesiyle de çıkmıştı.
Trabzon için kader maçıydı. Puan kaybı zirve yarışından kopmak demekti. Hafta içinde takımın başına yeni hoca geldi. T. Reis Türk futbolunu yakından tanıyan biriydi. Elinde bir sihirli değnek mi vardı? Yoksa futbol şansı yanında mıydı? İlk maçta ‘tarihi zafere’ imza attı. Bundan daha iyi başlangıç olamazdı. Trabzon’u düştüğü yerden kaldırdı.
Karadeniz ekibi daha işi daha ilk yarıda bitirdi, fişi çekti. Maç adeta golle başladı. Dünya yıldızı Muhammed Salah önünde boş alan buldu. Galatasaray için bu büyük zaaftı. Salah boş bırakılacak bir oyuncu değildi. Bir dünya markasıydı. Topu sürdü ve kalecenini yanından ağlara gönderdi. Henüz maçın başıydı. Daha formalar ıslanmamıştı. Bordo Mavili takım adeta maça 1-0 önde başladı.
Galatasaray maça iyi başlamadı. Gol daha da ayarlarını bozdu. Ruhsuz ve dağınık takım görüntüsü sergiledi. Orta saha dökülüyordu. Defans hattı otoban gibiyi. Her gelen Trabzonlu oyuncu elini kolunu sallayarak geçti. Pasa hataları, top kayıpları rekor düzeydeydi. 39. dakikada Trabzon’un ikinci golü geldi. Saviola Sanchez’in hatasını affetmedi. 5 dakika sonra Salah kendisinin ikinci takımının üçüncü golünü attı.
İlk yarıda 3 fark… Maçı çevirmek kolay değildi. Takımı ateşleyecek Osimhen de yoktu sahada. Okan Buruk oyuncu değişikliğine gitti fakat bu müdahale ne oyuna, ne de skora etki edebildi. İkinci yarı Trabzon oyunu rölantiye aldı. Galatasaray saman alevi gibi parladı. Aradığı golü bir türlü bulamadı. Trabzon’un savunma hattı gole geçit vermedi. Onana da günündeydi. Uzaktan gelen vurulan topları başarıyla çeldi.
Dakikalar ilerledikçe Galatasaray’ın umutları tükendi, Trabzon’un ise direnci arttı. Daha cesur ataklar geliştirdi. 80. dakikada sahneye yine M. Salah çıktı. Kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda klasik plaselerinden birini dana yaptı. Ve top ağlarla buluştu. Kader maçının kader adamı oldu. 3 gol birden attı. Takımının imdadına yetişti.
Galatasaray’ın kaybı sadece 3 puan değildi. Moral olarak da çöktü. Karadeniz tufanına kaptırdı. Oysa daha hazırlıklı gelmesi bekleniyordu. Karadeniz’in her zaman dalgalı olduğunu bilmeliydi. Okan Buruk takımını iyi hazırlayamamıştı. Milli ara bir avantaj… Osimhen de dönecek. Fena düştü… Ama Galatasaray düştüğü yerden kalkmasını de becerebilen bir takım. Okan Buruk’un tecrübesi ayrıca avantaj…
Trabzon’un kazancı 3 puanın ötesindeydi. Şampiyonluk iddiasını yeniden güncelledi. Yarasını sardı ve ligte ‘Ben de varım’ dedi. M. Salah dünya yıldızı olduğunu ispatladı. İlginin hakkını verdi. Kendisine güvenenleri mahçup etmedi. Karadeniz ekibi büyük moral kazandı. Şampiyonluk adaylarına gözdağı verdi. T. Reis ile birlikte yeni mecralara yelken açacağını gösterdi. Şampiyonluk yolu meşakkatli ve zorlu…





