(The Turkish Post) – TOLGA YAVAŞ
İster kabul edin ister inkar edin; Türkiye’de adalet sistemi şuan ‘koma’da. Yıllardır sürüye sürüye götürdükleri adli sistemin cansız bedeni, o kadar ağırlaştı ki taşıyacak bir ‘güç’ kalmadı.
Adalet ve mülk kelimelerini içeren klasik sözü söylemeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim, adaletsizlik insanları canından bezdiriyor.
Adliye basıp hasımlarını duruşma salonunda öldürenlerin haberlerini siz de okudunuz mu? Mahkeme salonuna silah sokmuşlar.
Peki ya, MHP’li isimler hakkında suç duyurusunda bulunduktan sonra tutuklanan ve ardından ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevkine karar verilen avukat Dilek Ekmekçi’nin, zorla akıl hastanesine yatırılmasını? Ekmekçi, devlet yurtlarında kalan kızların bürokratlara pazarlanmasını deşifre ettiği için hedefteydi.
Bir de İsrail ile yapılan ticarete tepki göstermek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı protesto eden vatandaşların tutuklanması ve cezaevinde çıplak aramaya maruz kalması var. Lafa geldiğinde “28 Şubat’ta şöyle başörtüsü zulmü oldu, böyle horlandık” diyenler, alın size 28 Şubat’ın bin katı.
Cezası bittiği halde, cezaevi yönetimin keyfi uygulamasıyla hapiste fazladan tutulanların hakkı, hak değil mi?
KHK’lı ailelerin çocuklarının bir araya gelip ders çalıştıkları için yargılandığı davanın da duruşması vardı önceki gün. Reşit bile değil yargılananlar. Birkaç kişi dışında kimse itiraz etmiyor.
Daha binlerce hak ihlali var. Say say, sayfa yetmez.
İkiyüzlü tavırlar sizin de midenizi bulandırıyor mu? Mesela Suriye’de zalim Esad ve rejiminin hapislerde çürüttüğü insanları görüp ‘vah vah’ edenlerin kendi ülkelerindeki zulümler karşısında devekuşu gibi başını kuma gömmesine ne diyorsunuz?






















