(The Turkish Post) – Türkiye ekonomisinde yaşanan son gelişmeler, piyasa aktörleri ve vatandaşlar için belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Ekonomideki iyileşme umutları sonbahara ertelenirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz artırma kararı, özellikle borsa ve bazı sektörler üzerinde olumsuz etkiler yarattı.
17 Nisan 2025 tarihinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 350 baz puan artışla yüzde 46’ya çıkardı. Böylece TCMB, 13 ay sonra yeniden faiz artırım yönünde karar verdi. Bu adım, enflasyonla mücadele amacı güdülse de kısa vadede piyasalarda tedirginlik yarattı.
Yüksek faiz oranları, şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırırken, tüketici harcamalarını da kısıtladı. Özellikle inşaat, teknoloji ve perakende gibi sektörler, bu yüksek faiz oranlarından olumsuz etkileniyor. Genel olarak borsa, bu tür faiz artışlarına karşı duyarlı bir yapıya sahip. Uzmanlar borsanın faiz artırımına negatif tepki verdiğini ve yatırımcıların temkinli hareket etmeye başladığını belirtiyor.
İMAMOĞLU’NUN TUTUKLANMASI VE DÖVİZ KURLARI
Bununla birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, ülke ekonomisinde yeni bir belirsizlik yarattı. Siyasi ortamda yaşanan bu gelişme, döviz piyasalarını da olumsuz etkileyerek Türk lirasının değer kaybetmesine neden oldu. Türk lirası, dolar karşısında yüzde 12,7 değer kaybederek 42 TL ile rekor düşük seviyeye geriledi. Bu gelişme, yaklaşık 16 milyar doların Türk piyasalarından çekilmesine neden oldu. Ekonomik göstergeler üzerindeki baskılar, özellikle hazinedeki döviz rezervlerini eritti ve TL’nin değeri geriledi.
BORSA İSTANBUL’DA DALGALI SEYİR
Borsa, faiz artışının ardından zorlu bir süreçten geçti. Yüksek faiz oranları, kredi maliyetlerinin artmasına ve şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açtı. Faiz artırımlarının ardından borsa genelinde satış baskıları artarken, özellikle bankacılık sektörü, faiz oranlarındaki artıştan olumlu etkilenmiş olmasına rağmen, genel piyasa trendlerinden bağımsız hareket edemedi. BIST 100 endeksi, Nisan 2025’te 9.338,58 puanla günü kapattı. Ancak, siyasi gelişmeler ve faiz artışı nedeniyle endeks dalgalı bir seyir izliyor. Uzmanlar, borsanın kısa vadede istikrar kazanmasının zor olduğunu belirtiyor.
SONBAHARA UZAYAN İYİLEŞME BEKLENTİSİ
Merkez Bankası’nın faiz artırımı, kısa vadede ekonomik dengeyi sağlamaya yönelik bir adım olarak görülse de enflasyonun kontrol altına alınamaması durumunda büyüme beklentilerinin sınırlı kalması muhtemel. Ekonomik toparlanma için yapılan bu hamlelerin, ancak sonbahar aylarında daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Eğer enflasyonla mücadele başarılı olursa, faiz indirimleri için zemin hazırlanabilir.
Bu zorlu geçiş sürecinin ardından, yılın üçüncü çeyreğinde özellikle dış kaynak girişinin hızlanması ve enflasyonda baz etkisinin devreye girmesiyle toparlanma bekleniyor. Böyle bir senaryo, Merkez Bankası’nın yıl sonunda faiz indirimi için manevra alanı yaratmasına olanak tanıyabilir.
Ancak bu toparlanmanın kalıcı olabilmesi için yalnızca para politikasında değil, yapısal reformlarda da ilerleme kaydedilmesi gerektiği belirtiliyor. Aksi takdirde faiz indirimleri geçici bir rahatlama sağlayabilir ancak kalıcı büyüme dinamikleri yeniden kurulamayabilir.






















