(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Vladimir Putin, 1999 yılından bu yana Rusya’nın en güçlü ismi olmaya devam ediyor.
2000 yılında devlet başkanı seçilen Putin, 2008-2012 yılları arasında başbakanlık yaptıktan sonra yeniden devlet başkanlığı koltuğuna oturdu. 2024 seçimlerini de kazanarak görevine devam eden Putin, uluslararası siyasette ve ülke içinde oldukça tartışmalı bir figür olmayı sürdürüyor.
RAKİPLERİNİ NASIL ETKİSİZ HALE GETİRDİ?
Putin’in yönetimi, siyasi muhaliflere yönelik sert önlemleriyle biliniyor. Muhalif isimler yargı süreçleriyle hapse atıldı, sürgüne gönderildi veya suikastlarla susturuldu. Devlet kontrolündeki medya, Putin karşıtı isimleri itibarsızlaştırma kampanyaları yürütürken, Kremlin yanlısı sosyal medya ağları da muhalifleri “hain” veya “Batı ajanı” olarak hedef gösterdi.
Özellikle 2020’de zehirlendiği iddia edilen muhalif lider Aleksey Navalni’nin daha sonra tutuklanması, Kremlin’in baskıcı yöntemlerinin en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Navalni gibi birçok muhalif ya cezaevinde ya da ülke dışında yaşamak zorunda kaldı.
RUSYA’YI SAVAŞA SOKTU
Putin’in liderliğinde Rusya, birçok askeri operasyon düzenledi. 2008’de Gürcistan ile savaşan Rusya, 2014’te Kırım’ı ilhak etti. 2015’te Suriye iç savaşına müdahil olan Moskova, 2022’de ise Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı bir işgal başlattı. Bu adımlar, Batı ile Moskova arasındaki ilişkileri gerginleştirdi ve Rusya’ya ağır ekonomik yaptırımlar uygulanmasına neden oldu.
Putin, bu askeri hamleleri “Rusya’nın güvenliği ve çıkarlarını koruma” gerekçesiyle savunsa da uluslararası toplum tarafından geniş çapta eleştiriliyor. Özellikle Ukrayna işgali, Rusya’nın küresel izolasyonunu artırdı ve NATO’nun genişlemesine neden oldu.
PUTİN’İN ESKİ HAYATI
Vladimir Putin, 7 Ekim 1952’de Leningrad’da (şimdiki adıyla St. Petersburg) doğdu. Hukuk eğitimi aldıktan sonra KGB’ye katıldı ve Doğu Almanya’da istihbarat görevlisi olarak çalıştı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından siyasete atılan Putin, 1990’larda St. Petersburg Belediye Başkan Yardımcılığı yaptı. 1996’da Moskova’ya taşınarak Boris Yeltsin’in yönetiminde önemli görevler üstlendi ve kısa sürede başbakanlığa kadar yükseldi.
Putin’in yönetim tarzı, destekçileri tarafından güçlü ve istikrarlı bir liderlik olarak görülse de, muhalifleri tarafından otoriterleşen bir rejimin başı olarak eleştiriliyor. Rusya’nın geleceği üzerindeki etkisi ve politikalarının sonuçları, hem ülke içinde hem de küresel düzeyde büyük bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.






















