(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Genel Kurul’da çerçeve yasanın görüşmeleri başladı. Sert tartışmalara sahne olan Komisyon’da milletvekilleri aralıksız 18 saat mesai yapmıştı. MHP’nin hukukçu ismi Feti Yıldız “Tarihi gün” dedi. İktidar bloku heyecanlı… AK Parti’de de benzer hava var. DEM’de de… Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli’ye teşekkür etti.
Muhalefetin politikası çekimser gibi… CHP ve Yeni Parti biraz mahçup ‘evetçi’. Rahmetli Erbakan ‘kerhen evet’ kavramını siyasete kazandırmıştı. Oğlu Fatih Erbakan Yeniden Refah milletvekillerinin ‘çekimser oy’ kullanacağını duyurdu. Çekimser oyun mucidi de bildiğim kadarıyla rahmetli Bülent Ecevit… Çekimser oy da ne demek? Ya kabul edersin ya da karşı çıkarsın… Çekimser yaklaşım, tavır almaya cesaret edememenin diğer adı değil mi?
Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ‘evet’ kararı aldı. “Tereddütsüz katkı ve destek” dedi. Kemal Bey milletvekili olmadığı için oy hakkı yok. CHP’li İlhan Kesici ‘hayır’ oyu vereceğini gerekçesiyle birlikte açıkladı. “Bu teklifin hem şimdi hem süreç içerisinde Cumhuriyetimizin temel vasfını sakatlayabilecek unsurlar taşıdığına inanıyorum. Buna rıza gösteremem. Milletvekili yeminime sadakatim tamdır. Bu sebeple oyumun rengi açıktır; HAYIR” dedi.
Oldukça ağır ifadeler… Kesici milliyetçi kökenli bir isim… Gençliği milliyetçi sağ hareket içinde geçti. Merkez sağda siyaset yaptı. Ardından CHP’ye transfer oldu. Uzun süredir bu partide… ‘Pazara kadar’ dendi ama yeni partisinden kopmadı. Potansiyel cumhurbaşkanı adayıydı. Muharrem İnce ile yarıştı. Kılıçdaroğlu son anda ‘İnce…’ dedi. Özgür Özel ve arkadaşlarının kurduğu Yeni Parti’ye geçmedi.
Kesici bu kısa ve özlü açıklamasında sadece çerçeve yasaya ilişkin oyunun rengini belli etmedi, partisinin politikasına da ‘ciddi itiraz’ geliştirdi. CHP için hayat memat meselesi olmadığından ‘siyasi bedel’ ödeyeceğini sanmıyorum. Kılıçdaroğlu’nun zaten başı dertte… Partisi bölük pörçük… ‘Hayır oyu’ kim bilir ileride hayrına bile olur.
Özel’in Yeni Partisi ‘çözüm sürecine evet’ dedi ama sürecin yönetimine karşı çıktı. Komisyonda sık sık DEM’li vekillerle çekişme yaşandı. Fakat oylamaya geçildiğinde Yeni Parti’li üyeler ‘kabul oyu’ kullandı. İtirazları oya dönüşmedi. Genel Kurul öncesi Özgür Özel ‘kapalı grup’ toplantısı yaptı. Fakat ‘grup kararı’ almadı. Milletvekillerini ‘serbest bıraktı’. Bu da yeni yaklaşım… Partinin adı gibi…
Yeni Parti’de bazı milletvekilleri ‘hayır oyu’ kullanacağını kamuoyuna duyurmuştu. Cemal Enginyurt onlardan biriydi. Eğer grup kararı alınsaydı sıkıntı olurdu. İktidarı hedefleyen bir partinin milletvekillerini zorlamaması anlaşılabilir bir durum… Fakat bu kadar önemli bir konuda tavır geliştirmemesi de siyasi açıdan pek hayırlı olduğu söylenemez. Bir parti ‘renksiz olabilir mi?’ Sıradan basit bir yasa değil bu… Ciddi siyasi sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. Olumlu veya olumsuz anlamda…
Yeni Parti’nin bir görüşü, bir tavrı ve politikası olmalıydı. Bu pasif ve edilgen tutumla ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranabilir. Siyasette ‘renksizliğin karşılığının’ pozitif olacağını sanmıyorum. Özel, Erbakan gibi ‘kerhen’ diyebilirdi. Peki kendisinin oyu ne olacak…? Evet’e daha yakın durduğunu tahmin ediyorum. Ama arkasından partisini sürükleyememesi liderlik zaafının işareti sayılmaz mı? Bence öyle… Partisi de kendisi de ‘olağanüstü şartlarda’ doğdu. Onun için ‘mazereti var’ denebilir.
Meclis’in uzun günü… Görüşmeler aralıksız sürecek… Gece yarısına sarkarsa da sürpriz olmaz. Sert muhalefet eden İYİ Parti var. Sonuna kadar direnecek. ‘Çerçeve yasanın’ hukuki ve siyasi sonuçlar doğuracağı ortada… Bazı hukukçular ciddi itirazda bulundu. Fakat iktidar herhangi bir değişikliğe gitmedi. Genel Kurul aşamasında da benzer tutumunu sürdürmesi kesin gibi… Geldiği gibi geçecek… Ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ifadesiyle ertesi günü Türkiye yeni bir güne uyanacak…
Ne diyelim, ‘millete, memlekete hayırlar getirsin…’ Barış gerçek olsun… PKK terörü ülkenin gündeminden ebediyyen çıksın…!























