(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Partisi’nin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Gazze’nin Filistin devleti kurulana kadar Türkiye’ye bağlanması yönünde bir öneride bulundu. Davutoğlu, Osmanlı mirasına vurgu yaparak, Gazzelilerin referandum yoluyla Türkiye’ye otonom bölge olarak bağlanabileceğini ifade etti.
Ancak bu öneri ulusal ve uluslararası arenada geniş tartışmalara yol açtı.
DAVUTOĞLU’NUN GEREKÇESİ
Ahmet Davutoğlu, Gazze’nin tarihsel olarak Osmanlı’nın bir parçası olduğuna dikkat çekerek, “Gazze’nin son meşru devleti Osmanlı idi ve Türkiye de Osmanlı’nın mirasçısıdır. Bu nedenle Gazzeliler, Filistin tam anlamıyla bağımsız bir devlet olana kadar referandum yaparak Türkiye’ye bağlanabilir” dedi. Ayrıca, ABD ve Batı’nın Gazze’deki doğal kaynaklara yönelik ilgisinin, bu bölgeyi daha da riskli hale getirdiğini belirtti.
BU ÖNERİ PRATİKTE MÜMKÜN DEĞİL
Davutoğlu’nun bu çıkışına uluslararası hukuk çerçevesinden ve siyasi açıdan eleştiriler geldi. Uzmanlara göre, Gazze’nin Türkiye’ye bağlanması gerçekçi değil.
Uluslararası Hukuk: Gazze, uluslararası toplum tarafından Filistin topraklarının bir parçası olarak tanınıyor. Egemen bir ülkenin başka bir bölgeyi kendi topraklarına katması, ancak uluslararası hukuka uygun şekilde gerçekleşebilir. Böylesi bir girişim, Filistin devletinin tanınması sürecini de karmaşık hale getirebilir ve Türkiye’yi uluslararası arenada baskı altına sokabilir.
Bölgesel Dinamikler: Filistinli yetkililer ve Gazze halkı, kendi devletlerini kurma hedefi taşırken, böyle bir entegrasyonun kabul görmesi zor. Ayrıca, bölgede etkili aktörlerden biri olan İsrail, böyle bir girişime kesinlikle karşı çıkacaktır. İsrail’in Gazze’ye yönelik politikaları, Türkiye’nin bu yönde bir adım atmasını engelleyebilir ve gerilimi artırabilir.
Türkiye’nin Dış Politikası Açısından Çelişkili: Ankara, yıllardır Filistin devletinin bağımsızlığını destekleyen bir tutum içerisinde. Gazze’yi Türkiye’ye bağlamak, bu politikanın tersine bir adım olarak algılanabilir ve Türkiye’nin Arap dünyasındaki konumunu zora sokabilir. Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, bu tür bir gelişmeye karşı çıkabilir ve Türkiye’nin bölgedeki diplomatik ilişkileri zarar görebilir.
Ekonomik ve İdari Zorluklar: Gazze’nin Türkiye’ye bağlanması, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve idari olarak da büyük zorluklar doğurur. Gazze’nin ağır ekonomik sorunları, altyapı eksiklikleri ve sürekli çatışma ortamı, Türkiye için ciddi bir yük oluşturabilir. Ayrıca, Gazze ile Türkiye arasında kara bağlantısı olmaması, yönetimsel açıdan büyük bir lojistik soruna neden olabilir.
Uluslararası Tepkiler: Böyle bir adım, Batı ülkeleri, Birleşmiş Milletler ve Arap dünyası tarafından tepkiyle karşılanabilir. Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkinliği bu öneri nedeniyle sınırlandırılabilir ve bölgesel denklemler içinde diplomatik yalnızlığa itilebilir. Türkiye’nin halihazırda uluslararası arenada denge politikaları izlediği göz önüne alındığında, bu tür bir adımın rasyonel olmadığı değerlendiriliyor.
TARTIŞMA DEVAM EDİYOR
Ahmet Davutoğlu’nun önerisi, Türkiye ve Filistin siyasetinde farklı tepkilerle karşılanıyor. Bazı kesimler, Gazze’yi koruma adına bu tür bir girişimin tartışılmasını olumlu görürken, uzmanlar ve uluslararası hukukçular bunun gerçekçi olmadığı görüşünü savunuyor.
Gelecek Partisi liderinin bu önerisi, ilerleyen günlerde Türkiye’nin Filistin politikası ve Ortadoğu’daki gelişmeler üzerinde nasıl bir etki yaratacağını gösterecek.





















