(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Almanya’nın doğusunda işgücü açığı giderek büyüyor. Köln merkezli Ekonomi Enstitüsü IW’nin yeni araştırması, bölgenin ekonomik yapısında yabancı çalışanların ağırlığının hızla arttığını ortaya koydu. 2023-2025 arasında Berlin dahil altı doğu eyaletinde Alman vatandaşlığına sahip çalışanların sayısı 141 bin azalırken, yabancı çalışanların sayısı 90 bin arttı. Aynı dönemde doğu eyaletlerinde toplam istihdam yüzde 0,8 gerilerken Almanya genelinde yüzde 0,2 artış yaşandı.
Bu tablo, Almanya’nın doğusundaki demografik sorunun artık yalnızca nüfus meselesi olmaktan çıktığını gösteriyor. Yaşlanan nüfus ve emekliliğe ayrılan çalışanların yerine yeterli sayıda yeni işgücünün gelmemesi, bölgedeki şirketlerin üretim kapasitesini ve kamu hizmetlerini doğrudan etkiliyor. IW’nin daha önceki çalışmalarında da özellikle Saksonya, Saksonya-Anhalt, Thüringen, Brandenburg ve Mecklenburg-Vorpommern’ın yaş yapısı nedeniyle dışarıdan gelecek çalışanlara ciddi ölçüde ihtiyaç duyduğu vurgulanmıştı.
Yabancı çalışanların bölgedeki ağırlığı son on yılda belirgin biçimde arttı. 2015’te doğu Almanya’daki istihdamın yalnızca yüzde 4,8’ini oluşturan yabancı çalışanların payı 2025’te yüzde 13,3’e çıktı. Bölgede yaklaşık 845 bin yabancı sigortalı çalışan bulunuyor. Polonya ve Ukrayna vatandaşları en büyük grupları oluştururken, Afganistan, Eritre, Irak, İran, Nijerya, Pakistan, Somali ve Suriye’den gelen çalışanlar da yabancı istihdam içinde önemli bir paya sahip.
Ancak Almanya’nın doğusu açısından yeni bir risk ortaya çıkıyor. Doğu Avrupa’dan gelen bazı çalışanlar artık Almanya’da kalmak yerine ülkelerine dönmeye başladı. Özellikle Polonya ve AB’ye 2004 sonrasında katılan diğer ülkelerden gelen işçilerin geri dönüşü, doğu eyaletlerinin daha önce kullandığı önemli bir işgücü kaynağını zayıflatıyor. IW’ye göre 2024’ten itibaren hızlanan bu süreç nedeniyle doğu eyaletleri söz konusu ülkelerden 7 bin 800 çalışan kaybetti.
Bu gelişme, Almanya’nın göç politikasındaki tartışmayı da farklı bir noktaya taşıyor. Sorun artık yalnızca kaç kişinin ülkeye geldiği değil, gelen insanların işgücü piyasasında ne kadar süre kalacağı ve hangi bölgelerde çalışacağı. Berlin ve batı Almanya ekonomik açıdan daha güçlü olduğu için göçmen çalışanları çekme konusunda doğudaki kentlere göre daha avantajlı. Bu nedenle doğu eyaletleri hem yabancı işgücünü çekmek hem de elde tutmak konusunda daha büyük bir mücadeleyle karşı karşıya.
Ekonomik boyut ise oldukça dikkat çekici. IW hesaplamasına göre yabancı çalışanlar 2025’te Doğu Almanya’da 68,3 milyar euroluk ekonomik değer oluşmasına katkı sağladı. Bu katkının yaklaşık üçte ikisi son on yılda bölgeye gelen çalışanlardan kaynaklandı. Doğu Almanya genelinde 2015 sonrasında gelen yabancı çalışanların toplam ekonomik değer içindeki payı yüzde 6,9’a ulaştı. Berlin’de bu oran yüzde 10,2’ye kadar çıktı.
Dolayısıyla göçmen işgücünün doğu Almanya’daki rolü yalnızca fabrikalardaki boş pozisyonları doldurmakla sınırlı değil. Üretimden lojistiğe, sağlık ve bakım hizmetlerinden günlük hizmet sektörlerine kadar geniş bir ekonomik zincirin devamlılığında yabancı çalışanlar önemli bir konuma geldi. Daha önceki IW araştırmaları da yabancı çalışanların doğu Almanya’daki ekonomik üretime doğrudan ve dolaylı katkısının yüksek olduğunu ortaya koymuştu.
Özellikle bakım sektörü kritik bir alan olarak öne çıkıyor. Yaşlanan nüfus hem daha fazla bakım hizmeti ihtiyacı yaratıyor hem de bu hizmetleri sağlayacak çalışanların sayısını azaltıyor. Göçün yavaşlaması halinde ortaya çıkacak açık yalnızca sanayi şirketlerinin üretimini değil, hastaneler, bakım merkezleri ve diğer temel hizmetleri de etkileyebilir. IW bu nedenle üçüncü ülkelerden nitelikli işgücü göçünün artırılmasını öneriyor.
Almanya açısından ortaya çıkan çelişki de burada. Bir yandan ülkede göçün sınırlandırılması ve düzensiz göçün azaltılması yönündeki siyasi baskı güçleniyor. Diğer yandan özellikle nüfusun yaşlandığı ve gençlerin batı Almanya’ya yöneldiği bölgelerde ekonomik sistem daha fazla göçmen çalışana ihtiyaç duyuyor. Bu iki eğilim arasındaki gerilim, önümüzdeki yıllarda Alman ekonomisinin en önemli tartışmalarından biri olacak.
Doğu Almanya’nın yaşadığı sorun aslında Almanya’nın geleceğine ilişkin daha büyük bir tablonun erken işareti olarak görülebilir. Ülke genelinde de yabancı çalışanların ekonomik ağırlığı artıyor. IW’nin 2025 tarihli çalışmasına göre 2024’te Almanya’da yaklaşık 7 milyon yabancı çalışan bulunuyordu ve yabancı çalışanların ülke ekonomisinin yarattığı katma değere katkısı 536 milyar euro seviyesindeydi.
Bu nedenle Berlin’in önündeki mesele yalnızca daha fazla göçmen getirip getirmemek değil. Almanya’nın ihtiyaç duyduğu çalışanları hangi ülkelerden çekeceği, onların hangi bölgelerde istihdam edileceği, konut ve eğitim gibi sorunların nasıl çözüleceği ve işgücünün ülkede nasıl tutulacağı da belirleyici olacak.
Göç yavaşladığında ilk etkilenecek bölgelerden biri doğu eyaletleri olacak. Çünkü burada yabancı işgücü artık ekonominin kenarında duran geçici bir unsur değil, nüfus yaşlanması ve işgücü kaybı nedeniyle ekonomik düzenin ayakta kalmasını sağlayan temel unsurlardan biri haline geldi.






















