(The Turkish Post) – SAFA KAR
Erteleme maçıydı. Yeni transferleri oynatma şansı yoktu. Ederson ve Kerem gibi yıldızlar tribündeydi. Kalede İrfan Can vardı. Tedesco’nun ikinci maçıydı. Ligin başı olmasına rağmen Fenerbahçe’nin puan kaybına tahammülü yoktu. Hafta sonu ‘başkanlık seçimleri’ vardı. Alınacak skor Ali Koç’u da etkileyecekti.
Bu kadar kritik ve kulüp yönetimi için ‘kader’ anlamı taşıyan maça Fenerbahçe tutuk başladı. Alanya’ya geniş alanlar bıraktı.
Alanya sıradan bir takım değildi. Son 3 haftayı kazanmış, deplasmanda Konya’yı yenmişti. Ciddiye alınması gereken bir rakipti.
Daha ilk dakikalarda Fenerbahçe’nin maça ve rakibine iyi hazırlanmadığı görüldü. Alanya kontra atağı hızlı sonuçlandırdı. Genç oyuncu İbrahim Kaya, ceza sahasına girer girmez sert ve düzgün bir vuruşla takımını öne geçirdi. Fenerbahçe biraz silkindi, beraberlik için Alanya kalesine yüklendi. En-Nesyri önüne düşen topu kaleciye nişanladı ve fırsatı harcadı.
İlk yarı Alanya’nın üstünlüğüyle sona erdi. Fenerbahçe bütün umutlarını ikinci devreye taşıdı.
Ali Koç, Mourinho’yu gönderirken “Her maçı tedirginlikle izliyoruz, yüreğimiz ağzımızda” demişti. Tedesco’nun daha rahat galibiyetler kazandıracağına inanıyordu. Hücum oynatan bir hocaydı. Tek farklı galibiyetlerin yerini farklı skorlar alacaktı. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı.
Trabzon maçı da çok zor geçmiş, 10 kişi kalan rakibi karşısında Fenerbahçe ancak zorlanarak kazanabilmişti.
Fenerbahçe ikinci yarıya hızlı başladı. Ceza sahası içinde pozisyonlar yakaladı. En-Nesyri bu kez kaleci yerine direğe vurdu ve takımını golden etti. Çok geçmeden tartışmalı bir pozisyonda VAR devreye girdi. Hakem Cihan Aydın ekrana çağrıldı, tekrar tekrar izledi ve penaltı noktasını gösterdi. Ağır bir karardı. Alanyalı oyuncu kollarını açmıştı ama top omuz hizasına çarpıyordu. Karara rağmen itirazlar sonuçsuz kaldı.
Topun başına Talisca geçti. Göztepe maçında son dakikada penaltı kaçırmış, iki puan uçup gitmişti.
Talisca’nın tekniğine söz yok ama artık eski Talisca olmadığı açıkça görülüyor. Geçmişte serbest vuruşlardan gol atar, frikikler onun için adeta penaltı olurdu. Şimdi penaltı atmakta bile zorlanıyor.
Göztepe faciasına rağmen topu eline aldı. Kaleci Ertuğrul’un soluna yumuşak bir vuruş yaptı. Top kaleciden döndü. Fenerbahçe’yi ateşleyecek bir gol olabilirdi. Tribünlerde uğultular başladı.
İrfan Can Kahveci’nin oyuna girişiyle Fenerbahçe biraz hareketlendi. Levent’in ortasına Semedov şık bir vuruş yaptı, top direğin dibinden ağlara gitti. İki dakika sonra karambolde En-Nesyri sahneye çıktı ve takımını öne geçiren golü attı.
75 dakika yüreği ağzında maçı izleyen taraftarlar rahatladı. Kenarda Tedesco çocuklar gibi sevindi, Mourinho’yu aratmadı. 3 puanı cebine koyduğunu düşünerek son düdüğü beklemeye başladı.
Ancak beklemeyen biri vardı: Alanya’nın hocası. Üç futbolcuyu birden oyuna soktu, son kozlarını oynadı. Alanya beraberlik için Fenerbahçe kalesini zorlamaya başladı. Uzatma dakikaları oynanırken kenardan yapılan ortaya Yusuf Özdemir bomboş pozisyonda vurdu. Top kaleci İrfan Can’ın üzerine gitti, kolay bir toptu. Ancak ellerinden sekti ve Alanya’nın beraberlik golü geldi.
Tribünlerde büyük sessizlik ve öfke vardı. Geriye sayılı dakikalar kalmıştı. Fenerbahçe bir karambol yakaladı, penaltı itirazları ise karşılık bulmadı. Ve iki puan uçtu gitti.
Evet, Fenerbahçe eksikti, yeni transferlerinden yoksundu. Ama bunlar mazeret olamazdı. Erteleme talebinde bulunurken bunlar hesap edilmeliydi. Transferler ona göre yapılmalı, hoca değişikliği gecikmemeliydi.
Fenerbahçe için ağır bir yol kazası oldu. 5 maçta kaybedilen 4 puan… Üstelik zayıf rakiplere karşı… Ali Koç’un işi de iyice zorlaştı.
























