(The Turkish Post) – SAFA KAR
Lig başladı, üç hafta geride kaldı. Fakat ben yaz tatilinden dönemedim. Sanmayın ki maçları kaçırdım. Peki niye ağırdan aldım? Ligi başladı ama ‘yarım yamalık’. Avrupa maçı olan takım ‘erteleme’ istedi, Federasyon da ‘kabul etti’. Fenerbahçe ilk haftayı pas geçti. Beşiktaş, Başakşehir bir maç oynadı. Ertelemeler ligin tadını kaçırdı. Fikstürler belli değil miydi? Avrupa maçlarının tarihi bilinmiyor muydu? Neden dikkate alınmadı? Avrupa’da bu kadar fazla ertele var mı? Sanmıyorum. Çünkü takımlar kadrolarını ona göre oluşturuyor.
Yarım yamalak da olsa ‘futbol günleri’ hayatımızı renklendirdi. Fenerbahçe’nin Feyenoord zaferi harikaydı. Fakat lige iyi başlayamadı. İzmir deplasmanında Göztepe’ye takıldı. Tıpkı geçen yıl olduğu gibi… 10 kişi kalan rakibini geçemedi. Kocaeli karşısında bile zorlandı. Göztepe’nin maçının hayal kırıklığı Talisca kendini affettirdi.
Kocaeli ölçü değil elbette. İki maçın havasına bakılırsa Fenerbahçe’nin ‘geçen yıldan’ daha iyi olduğunu söylemek zor.
Takımda bir ‘Mourinho etkisini’ ara ki bulasın. Toparlayamaz mı? Henüz transfer sezonu kapanmadı. Yıldız oyuncularla görüşmeler sürüyor. Geç kalmadı mı? Uyum ve motivasyon sorunu yaşanmayacak mı? Beşiktaş da tatsız. Transferlerde Fenerbahçe ve Galatasaray’ın çok gerisinde kaldı. Hoca daha ligin başında tartışılmaya başladı. Tribünlerden ‘Sergen Yalçın’ sloganları yükseldi. Kara Kartal’ın yüksekten uçması zor. Geçen sezon ‘büyük maçların’ takımıydı. Fenerbahçe’yi iki maçta da yendi. Ve şampiyonluktan etti. Yorum yapmak için erken fakat Beşiktaş zayıf görüntü sergiledi. Transferlerle güçlenmesi pek olası görünmüyor.
Trabzon ilginç bir giriş yaptı sezona… Kötü oynadı ama 3 maçını da kazanmasını bildi. Kalesinde gol görmedi. Birer golle, üçer puan almasını bildi. Antalya’nın maçının ilk yarısı iyiydi. Daha fazla gol bulabilirdi. Fakat ikinci devre oyundan düştü, topu Antalya’ya verdi ve savunmaya çekildi. Uğurcan’ın kurtarışları olmasaydı, skor üstünlüğünü koruması mümkün değildi. 3 maçta 3 galibiyet Fatih Tekke için de iyi bir başlangıç… Ama skor yetmez. İyi ve etkili oyun da ister.
Galatasaray’da ‘Barış Alper’ krizi var. Osimhen olayını iyi götüren yönetim Barış Alper konusunda aynı beceriyi sergileyemedi. Barış antrenmanlara çıkmadı, gitmek istediğini yönetime bildirdi. Takımı yalnız bıraktı, Kayseri’ye gitmedi, İstanbul’da kaldı. Barış Alper çok yönlü bir oyuncu… Defansta da var, ileri uçta da… İlk iki maçın kahramanı… 3 gol attı. Hem Avrupa hem de lig maçlarında Barış Alper gibi ‘joker’ ve ‘güçlü’ bir oyuncuya takımın ihtiyacı var. Okan Burak ‘hayır’ dese de bundan sonra Barış Alper’in Galatasaray’da kalması zor. Hiçbir oyuncu ‘vazgeçilmez’ değildir. ‘Paris mezarlığı kendisini vazgeçilmez sananlarla dolu’ diye bir söz var. Bu hayatın her alanında geçerli…
Kayseri deplasmanında Galatasaray Barış Alper’sizdi. Ama kadro derinliği ve kulübe zenginliği o kadar iyi ki kimse Barış Alper’i aramadı. Eren Elmalı çıktı sahneye… Trabzon’da isabetsiz ortaları ve vuruşlarıyla saç boş yolduran Eren Elmalı Galatasaray’da bambaşka bir karaktere büründü. Hem defansta aksamadı, hem de hücuma katkı yaptı. Kayseri gibi deplasmanlar kolay değildir. Şampiyonluk yolunda kazanın yaşanacağı yerlerden biridir. Son 3 sezonun şampiyonu Galatasaray kadrosunu daha da güçlendirdi. Diğer takımlarla arasındaki makas çok açıldı. İlk 2 maçını da farklı kazandı. Kayseri maçına çıkarken kendisine güveni üst düzeydi. Otomatik pilota bağlanmış bir oyun… Birbirini tanıyan oyuncular…
Fazla zorlanmadan ilk golü buldu. Eren Elmalı önüne düşen topu boş kaleye gönderdi. Doğru zamanda, doğru yerde bulunmanın ödülünü golle aldı. Kayseri defansı kalabalık tutarak Galatasaray’ı durdurmak istiyordu. İkinci yarıya beraberlik için çıktı. Oyuncular orta yuvarlakta uzun motivasyon konuşması yaptı. Hakem düdüğü çaldı, 19 saniye sonra golü yedi. Yine Eren Elmalı sahnedeydi. Kafayla topu ağlara gönderdi. Bu gol Kayseri’nin umutlarını söndürdü. Buna rağmen pozisyonlar yakaladı. Eğer Cardoso yakaladığı pozisyonları cömertçe harcamasaydı tabela değişirdi.
Maçın son bölümünde Kayseri’yi eksik yakalayan Galatasaray tehlikeli pozisyonlar üretti. Osimhen ve Sane ile 2 gol buldu. Osimhen ile Sane ilk golünü attı. Özellikle Sane için büyük moral oldu. Uyum sorunu yaşıyordu. Pozisyonlara girdi fakat şeytanın bacağını Kayseri’de kırdı. Galatasaray 3’te 3 yaparken hiç zorlanmadı, iki deplasmanda 7 gol atmasını bildi. Şampiyonluk yarışındaki en ciddi rakibi Fenerbahçe’ye korku saldı. Sarı Kırmızılı takımın asıl sınavı Avrupa’da… Kamuoyu ve taraftarın beklentisi Şampiyonlar Ligi’nde de fırtına esmesi… Okan Buruk’un mazereti kalmadı. Yeni takviyelerle takım daha da güçlendi.
Evet, yarım yamalak da olsa lig başladı, Galatasaray dolu dizgin, Fenerbahçe ışıksız, Beşiktaş renksiz, Trabzon ise şanslı… Üç haftanın görüntüsü bu…
























