(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Benim için futbol bir yaşam adeta. Yeşil sahalarda orta hakemin düdüğü ile başlayan ve 90 dakika süren müsabaka sonrasında, kendimi çok zinde hissediyorum. Özellikle de gönül bağıyla bağlı olduğum takımımın kazanması halinde, enerjim daha üst seviyeye çıkıyor. Ancak son dönemde Türkiye’de hakem hatalarının artması ve şeffaf bir atmosferin olmamasından dolayı, Türk ligini pek fazla hissetmiyorum. Maçların sonuçları benim için yeterli, özet görüntülerine bile tahammül edemiyorum.
Türk futbolunda seyir zevki yerlerdeyken, Avrupa maçlarını izlediğinizde, 90 dakika hop oturup hop kalkıyorsunuz. Sanki sahadaki seyircilerin yaşadığı heyecanı bende oturduğum koltuğumda yaşıyorum. Bunun tek bir açıklaması olabilir. Avrupa futbolunda kaliteli bir oyun anlayışı ve takımların birbirine karşı gösterdiği saygı, izlenmenin artmasının en etkin sebebi. Buna ek olarak, takımların kadrosundaki kaliteli oyuncular, pas yüzdesi ve topun oyunda kaldığı sürede izlenmede etkili oluyor haliyle. Avrupa’da topun oyunda kaldığı süre, 70 ile 75 arasındayken, Türkiye’de bu oran yüzde 40 seviyesinde. Bu oran bile Türk futbolunun izlenmemesinin ana sebeplerinden birisi. Kısacası Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Morinho, “Türk ligini sadece Avrupa’da oğlum izliyor” derken, yanlış bir cümle kullanmıyor. Evet, Avrupa’da kimse Türk ligini izleme ihtiyacı hissetmiyor.
Bugün size futbolun yeni keşfini yazacağım. Adeta Manchester City, yaptığı yeni transferiyle futbola yeni bir heyecan kattı. İngiltere’nin köklü kulübü City, İlkay Gündoğan ve Kevin De Bruyne’den boşalan oyun kurucu pozisyonuna yeni bir akıl getirdi. “Akıl” kelimesini bilerek kullanıyorum. Annesi Endonezyalı, babasıysa Hollandalı olan Tijjani Reijnders, Manchester City’nin orta sahasına bir ışık oldu. Topu ayağına aldığında gösterdiği ışıltı, sahadaki arkadaşlarına açtığı alan ve gol yollarındaki akılıyla, Pep Guardiola’nın bu yıl yıldızı olacağını kanıtladı. Tijjani Reijnders, City formasıyla çıktığı ilk maçında Wolverhampton Wanderers’a bir gol attı, bir golün de asistini yaptı. Şayet hafta sonlarında işiniz yoksa Reijnders’ı izlemenizi öneririm.
TONY KROSS’UN HOLLANDALISI
Reijnders’ı 90 dakika izlerken, topla olan soğukkanlılığı ve zarafeti hemen fark ediliyor. Klasik Hollanda stilinde, uzun ve zayıf bir yapıya sahip olan orta saha oyuncusu, topla buluştuğunda oldukça dik bir duruş sergiliyor. Bu da ona dikkat çekici bir soğukkanlılık ve özgüven havası veriyor. Reijnders’ın hızlı karar verme yeteneği ve boşlukları görebilme becerisi ona ayrı bir hava katıyor. AC Milan’da da iki yıl top koşturan ancak sert İtalyan futbolu içinde, kendinden sıkça söz ettiremeyen Reijnders, Ada’ya farklı bir hava katacak. Reijnders, daha İngiliz taraftarlarla yeni buluşmuşken, City’nin taraftarları onu şimdiden bağrına bastı.
Özellikle bir dönem İngiltere futboluna damga vuran Alan Shearer ve Wayne Rooney de Reijnders’ın etkisi altına kalmışa benziyor. İki futbol ustası da, onu “sansasyonel” olarak tanımlıyor. Özellikle Shearer, sürekli hareket halinde olmasının rakipler için bir kabus olduğunu belirtiyor. Rooney ise Reijnders’ın Serie A’daki başarısını ve İngiltere’deki potansiyelini gözler önüne seriyor. Bu iki futbol adamının yorumları bile Manchester City’nin ne kadar doğru bir adım attığının ispatı niteliğinde.
Manchester City’nin beş yıllık imza attırdığı Tijjani Reijnders, futbola Hollanda takımı Pec Zwolle’de başladı. Ardından takım içerisindeki aklı ve oyun zekasıyla bir anda soluğu AZ Alkmaar’da aldı. Birkaç yıl içerisinde takımın en önemli oyuncuları arasına adını yazdırdı. Hollanda milli takımına seçildiğinde henüz 25 yaşındaydı. Geç dönemde kadroda yer bulmuş olsa da, ülkesinin yarı finale yükselmesinde rol oynayan Euro 2024’teki altı maçın tamamında forma giyme başarısı gösterdi.
MANCHESTER CİTY’NİN DÜMENİ ONA BAĞLI
2023 yılı onun hayatının dönümü oldu. İtalyanların güçlü takımı Milan’ın scout ekipleri onu bularak, 2023 yılında İtalya’ya götürdü. Milan’da iki yıl boy gösteren Reijnders, takımı ile Supercoppa Italiana şampiyonluğu yaşadı. Yine aynı dönemde Serie A’nın “En İyi Orta Sahası” seçildi. Bu yaz döneminde ise İngilizler onu takımın beyni olarak 55 milyon Euro gibi bir rakama kadrosuna dahil etti.
Reijnders’ı sahada ön plana çıkartan oyunu okuması ve sahadaki zekası. Futbol otoriterleri onu Almanların altın çocuğu Toni Kroos ile bile karşılaştırıyor. Sahadaki soğukkanlılığı, pas odaklı olması, pozisyon alma ve sahada yön bulma becerisiyle bu yılın en fazla konuşulan oyuncularından birisi olacağı kesin. Guardiola bile onun transferini “en iyi hamlelerden biri” olarak değerlendiriyor.
ANNE ENDONEZYALI, BABA HOLLANDA VATANDAŞI
Reijnders’ın annesi Endonezyalı. Babasıysa Hollanda vatandaşı. Bundan dolayı oğluna gönülden sevdiği Ajax’ın ünlü futbolcusu Nijeryalı Tijani Babangida’nın adını veriyor. Ayrıca babası Martin Reijnders’de bir profesyonel futbolcu olarak top oynadı. Kardeşi Eliano ise futbola adımını attığı Pec Zwolle forması giyiyor. Reijnders, Hollanda milli takımını seçse de kardeşi, annesinden dolayı Endonezya milli takımında oynamayı tercih etti.
Bakalım Reijnders, İlkay Gündoğan ve Kevin De Bruyne’den yokluğunu tam olarak dolduracak mı? Bekleyip göreceğiz… Ancak ilk maçtaki enstantelere bakıldığında, City taraftarı onu şimdiden kahraman ilan etti bile…
























