(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Soru keskin, fakat ‘cinayetten ölüm’ kesin değil. Şu an ihtimallerden biri… Yargı soruşturma açtı. Olağan şüpheli ise Alihan Kuriş ve arkadaşları. Arif Ahmet Denizolgun’dan söz ettiğimi anlamış olmalısınız. Siyasi geçmişi unutulmuş olabilir. Kritik dönemde ‘Ulaştırma Bakanlığı’ görevinde bulundu. Memleketi Antalya’ya hizmeti hiç de az değildi. Hafızam beni yanıltmıyorsa Gazipaşa havalimanın onun eseri…
10 yıl önce ölüm haberini gazetede gördüğümde derinden sarsılmış ve çok üzülmüştüm. Ölümü aniydi. ‘Beyin kanamasından’ yaşamını yitirdiği söylendi. Yeğeni Süleyman Fatih Denizolgun ‘cinayet iddiasını’ gündeme getirdi. Suç duyurusunda da bulundu. Aile içinde sıkıntı vardı. Sıkıntı hafif kalır bir kavgalı halden söz etmek mümkün. Grubun başına kim geçecekti? Arif Ahmet Denizolgun yaşça küçüktü. Annesi Ferhan Hanım hayattaydı. Onun da işaretiyle Arif Ahmet Denizolgun geçti.
İki kardeş sadece ‘post sıkıntısı’ yaşamadı. Siyasi olarak da karşı karşı geldiler. Mehmet Bayazıt Denizolgun AK Parti’nin kuruluşunda yer aldı. Kardeşinin ise Erdoğan ve AK Parti’ye tavrı vardı. İki kardeşin arasına kara kedi gibi siyaset girdi. Abi Denizolgun AK Parti’den milletvekili seçildi. Ardından mebus bayrağını oğluna devretti. Babası sessizdi, kamuoyunun önüne pek çıkmadı. Fakat oğlu sık sık açıklamalar yaptı.
Amcasının ölümü üzerine ilk soru işaretlerini yeğeni verdi. Açıkça “Cinayet” dedi ve dayısı Alihan Kuriş’i suçladı. Bu aile içi kavganın uzantısı mıydı? Yoksa gerçek payı var mıydı? Alihan Kuriş operasyonundan sonra ‘cinayet kuşkusu’ yeniden yargının gündemine girdi. Savcılık ‘fethi kabir’ kararı verdi. Ahmet Arif Denizolgun’un mezarı açıldı, naaşından örnekler alındı. Oldukça hızlı gerçekleşen incelemenin sonunda bilirkişi raporu çıktı. Ve şüphe ciddileşti.
Yalnızca son örnekler değil, eski otopsi görüntüleri de incelemeye alındı. Ve bilirkişi Nevzat Alkan şu tespiti yaptı; “Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin mevcut bulgular ve otopsi sırasındaki ileri derecedeki çürüme dikkate alındığında bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığı…” ‘Cinayet ihtimali’ bilirkişi Alkan’ın raporuna da açıkça yansıdı.
Ayrıca bilirkişi raporunda Denizolgun’un dokularında ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, civa ve nikel gibi ağır ağır metallere rastlandığı tespiti de yer aldı. Eski bakan zehirlemiş olabilir mi? Bilirkişi “Ölümü üzerindeki olası etkisinin mevcut verilerle objektif biçimde değerlendirilemeyeceğini…” belirtti. Bu maddelerin hangi düzeyde bulunduğu tespit edilmemişti. Yine de kesinlikle ‘zehirlenme ihtimali’ gözardı edilmemeli… Üzerine gidilmeli…
Bu tespitler üzerine yargı aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu kişiler hakkında ‘adam öldürme’ suçundan soruşturma başlattı. Kuriş neden olağan şüpheli? Başka birileri olamaz mı? Halefi yani yerine geçecek isim olması olağan şüphe için yeterli midir? Arif Ahmet Denizolgun’un son günlerinin de mercek altına alınması gerekir. Yargının tüm yönleriyle olayı aydınlatmak için çaba harcayacağı açık… Eldeki veriler yetersiz olsa da zehirlenme olasılığını da dışlamayacağı…
Ülkenin gündemine ‘Eski Bakanı kim neden öldürdü?’ sorusu da girdi. Cevabını bulacak olan devlet ve kurumları… Öncelikle de yargı…























