(The Turkish Post) – Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir adli süreç başlatıldığını bildirdi.
Dosyaya giren bilirkişi raporunda yer alan “şüpheli ölüm” değerlendirmesinin ardından başsavcılık, Süleymancıların lideri olarak bilinen Alihan Kuriş ile dosyadaki diğer şüpheliler hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.
Denizolgun’a ait otopsi video kayıtları da yeniden değerlendirildi. Yine başsavcılığın açıklamasında yer alan bilgiye göre; “Beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” raporu altında imzası bulunan doktorlar ile “otopsi video kaydı yok.” dedikten daha sonra da “Kayıt vardır.” şeklinde ifade veren Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın bir diğer ayağını ise otopsi görüntülerinin varlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu yazışmaları oluşturuyor.
Başsavcılığın farklı tarihlerde yaptığı taleplere önce kayıt bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, daha sonra ise görüntülerin mevcut olduğunun bildirilerek dosyaya gönderildiği aktarıldı. Bu süreçle bağlantılı bazı görevliler hakkında “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla inceleme yürütülürken, fethi kabir sonuçları, HTS kayıtları, ilk müdahaleye ilişkin polis kayıtları ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar da soruşturma kapsamında değerlendirilecek.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki vefatına ilişkin iddialar üzerine tahkikata başlandığı belirtildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Müteveffanın otopsisine ilişkin video kaydı üzerinden alınan, 25 Ağustos tarihli Adli Tıp Kurumu uzmanı bilirkişi raporundaki ‘şüpheli ölüm’ tespiti karşısında, şikayet edilen Alihan Kuriş ve şüpheliler hakkında ilk etapta ‘adam öldürme’ suçundan, 17 Ekim 2016 tarihli, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin ‘Beyin Kanaması Nedeniyle Doğal Ölüm’ raporu altında imzası bulunan doktorlar ile Cumhuriyet Başsavcılığının otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle ‘Böyle bir kayıt yoktur.’ şeklinde cevap veren ancak 18 Ağustos tarihinde ‘Kayıt vardır.’ diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında ilk etapta ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan soruşturmaya devam edilmektedir.”
Fethi kabir işlemi, Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışma, ölüm olayına ilk el koyan Riva Polis Merkezi’yle yapılan yazışma, HTS kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışma neticesi ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına yazılan müzekkere cevabı, devam eden beyan işlemleri ile toplanacak diğer delillere göre soruşturma işlemlerinin hassasiyetle ve genişletilerek yürütüleceği kaydedildi.
POLİSE 4 SAAT SONRA HABER VERDİLER
Denizolgun’un cansız bedeninin bulunmasının ardından önce yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ve özel doktoru Nurettin Demirkol’a haber verildiği tespit edilmişti.
Olay yerine ilk Kuriş ve Demirkol’un geldiği ve polise eski bakan bulunduktan yaklaşık 4 saat sonra haber verildiği öne sürülmüştü.
Savcılık, bu 4 saatlik gecikmeyi de şüpheli bularak neden geç haber verildiğini araştırıyor.






















