(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Kemal Kılıçdaroğlu yargı kararıyla CHP’ye geri döndü. Bayramlaşma programı için Genel Merkez’e ilk adımını attı. Parti binasına büyük posteriyle birlikte ‘arınacağız’ sloganı asıldı. Kimden arınacağı da az çok belli… Özgür Özel ve arkadaşları… Ekrem İmamoğlu dahil. Nitekim ‘bayramlaşma konuşmasında’ bu yöndeki mesajını net olarak verdi. Kurultay’ın ne zaman toplanacağıysa belirsiz… Zamana yayılacağı ortada. Kılıçdaroğlu “Tedbir kararı kalkmadan kurultay olmaz” dedi.
Buradan yola çıkarak CHP’yi seçimlere Kılıçdaroğlu’nun götüreceği sonucunu çıkarabiliriz. Özel’in geri dönüşü kolay olmayacak… İki başlı görüntünün ne kadar süreceği belirsiz. Özel, MYK’yı topladı. Genel Merkez’de değil, Meclis’te yaptı toplantıyı. Partinin iki farklı mekanı var. Özel Meclis’i merkez olarak belirledi. Peki salı günü grup toplantısı yapabilecek mi? “O gün görürsünüz” dedi. Kılıçdaroğlu’nun tavı ne olacak? Genel Başkan’a rağmen grup toplanabilir mi?
Türk siyasetinin ilk kez yaşadığı bir gelişme bu… Cumhuriyet tarihinde başka örneği yok. Onun için ne mevzuat ne de siyasi teamüllerden söz etmek mümkün değil. Taraflar arasında uzlaşmanın zemini yok. Çifte direksiyonla araba gibi CHP… Her iki ismin yönü farklı. Sola doğru yol alsalar belki ilerleme sağlamak olası. Kılıçdaroğlu geri vitese taktı, Özel ise ileriye doğru ve ayağa gazda… Böyle bir garabet var. Buradan ne çıkar sorusunun cevabı da az çok belli… Yol ayrımına doğru gidiyor CHP…
Kılıçdaroğlu seçime kadar koltuğundan kalkmaya niyetli değil. Ama bir problem var. MYK toplantısından sonra parti sözcüsü Zeynel Emre kulislerde konuşulan konuyu gündeme getirdi; “Partimizin önünde bir varlık yokluk meselesi vardır. Çünkü 2023 ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden CHP’nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihlidir. Gerek siyasi partiler yasası, gerek tüzüğe göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere 3 yılda bir kurultay yapmak zorunludur. Bu süre 6 yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez. Temmuz 2026’da süre dolacaktır. Kurultay demeyen herkes bu işin sorumlusu olur…”.
Bir açmaz daha… CHP seçime girebilmek için iki ay içinde kurultayını yapmak zorunda yoksa seçime katılamama riskiyle karşı karşıya kalır. Durum ciddi… Görmezden gelinecek türden değil. Başka bir mahkeme kararı Kılıçdaroğlu’nun imdadına yetişir mi? Bir çıkış yolu açılır mı? Mutlak butlan kararı veren irade bir çözüm üretir mi? İki ay içinde kurultayı toplamak neredeyse imkansız… Kılıçdaroğlu delege yapısını değiştirmeden kurultaya gitmez. İl ve ilçe kongreleri yapmak ister. Bu kadar kısa sürede bu mümkün değil. Felaketler geldi mi üst üste gelir. CHP sağanak halinde felakete tutuldu. Parti adete felç oldu.
Bayram tatili CHP’ye zehir oldu. Bir yanda Kılıçdaroğlu, bir yanda Özel… Birbiriyle bayramlaşamayan iki odak… Kavga öylesine sert ve keskin ki ‘bayram’ bile ortamı yumuşatamadı. Ne telefon ne de yüz yüze görüşme gerçekleşti. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si diğer partilerle ‘bayramlaşma programı’ düzenledi. Yıllar sonra AK Parti ile de bayramlaştı. Rahmetli Deniz Baykal “Bize en çok zarar veren kavgalı görüntü” derdi. “Anadolu’da kavgalı eve kız vermezler, bize de oy vermiyorlar…” diye eklerdi. Parti içi hizip veya gurup çatışmasını geçti, savaş var adete CHP’de…
Kılıçdaroğlu’nun da işi zor, Özgür Özel’in de… Yol ayrımı kaçınılmaz. Kurultay – seçim açmazı nasıl aşılacak, belirsiz. Özel – İmamoğlu ikilisinin yol haritası ne olacak? CHP’de siyaset yapma şansları giderek azaldı. Yeni parti ister istemez gündeme gelecek. Zamanlaması önemli… Erken doğum felaket olur. Gecikmesi de sorun… Siyaset biraz doğru zamanı bulma ve isabetli takvimi belirleme sanatı… Özel ve ekibinin bu konuda pek mahir olmadıkları açık. Mutlak butlan sürecini çok sağlıklı yürütemedi. B-C planları havada kaldı. Rüzgarın önünde sürüklendi. Oysa bir rüzgar oluşturması gerekiyordu. Çok zayıf kaldı.
Bakalım daha ne tür sürprizler yaşanacak…?
























