(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dönüşü hızlı ve muhteşem oldu. Meclis’ten DEM heyetini ağırladı. Ardından ‘ülkücü şehitler’ programında bir konuşma yaptı. Mesaisine resmen başladı. Grup toplantısını bayramdan sonra yapacağını bildirdi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’la bir araya geldi. 40 dakika süren buluşmada ‘Barış sürecini ve 100 kişilik komisyon’ önerisini konuştular.
Kurtulmuş görüşmenin içeriğine ilişkin “Komisyonla ilgili tabii ki değerlendirme yaptık. Meclis’in nasıl çalışacağına dair değerlendirmeleri yaptık. Önümüzdeki günlerde netleştirerek, nasıl çalışılacağını kamuoyuyla da paylaşacağız” dedi. Peki ‘Ne zaman netleşir?’ sorusu da soruldu Kurtulmuş’a; ‘En kısa sürede’ demekle yetindi. Net bir tarih vermedi.
Bahçeli aylar sonra ilk kez ‘ülkücü şehitler’ etkinliğinde ‘ses’ verdi. Daha önce görüntü vermiş fakat herhangi bir konuşma yapmamıştı. Tabii sessiz de kalmadı. Söyleyeceklerini yazılı açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Ve oldukça etkiliydi. Çıkışları, siyasetin gündemini belirledi. Operasyon sonrası ‘nekahet döneminde’ hiç de politika üretmekten uzak kalmadı.
‘Ülkücü şehitleri’ anarken Yunus Emre’den şu mısraları okudu; ‘Olsun be aldırma, yaradan yardır / Sanma ki zalimin ettiği kardır / Mazlumun ahı indirir şahı / Her şeyin bir vakti vardır…’ Bu mesaj kime? Doğrudan konuyla ilgisi yok. ‘Şehitler’ bağlamı içinde değerlendirmek zor. Biraz kafa karıştırması normal değil mi? ‘Mazlumun ahı indirir şahı’ mısrasının adresi kim veya ne olabilir? Örtülü hatta ‘subliminal’ bir mesaj mı söz konusu?
YÜZÜKTEN SONRA YENİ MESAJ MI?
“Her şeyin bir vakti vardır” mısrası da insanın aklına türlü senaryolar getirmiyor değil. Bahçeli’nin konuşmasının içine bu şiiri yerleştirmesinden huylanmak lazım mı bilmiyorum. Siyaset her zaman düz mesajlarla yürümez, bazen ‘imalar, simgeler’ ön plana çıkar. MHP Lideri bu yöntemi en çok kullanan siyasetçilerden… Daha önce ‘yüzüğüyle’ mesaj gönderdi.
Evinin bahçesinde Ferdi Tayfur’un o günün siyasi atmosferine uygun şarkının sözleriyle bir şeyler söylemek istedi. Sitemini ve gönül kırıklığını anlatırken ‘şarkıyı’ vesile kıldı. Bahçeli, Tayfur’un hemşehrisi ve müziğine hayran biri… Fakat o şarkının seçilmesi tesadüf değildi. Bir anlamı ve mesajı vardı. Kamuoyunda çok tartışıldı. Belli ki mesaj da yerine ulaştı.
Açık açık kırgınlığını dile getirdiği de oldu. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sinan Ateş’in ailesini Beştepe’de kabul etmesi ve CHP Lideri Özgür Özel’le ‘normalleşme’ süreci başlatması Bahçeli’yi hem kırdı hem de kızdırdı. Lafı hiç eğip bükmeden ‘AKP Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın vücuda gelmesi, buna da altılı masanın unsurlarının desteğinin MHP’nin samimi dileği ve temennisi olduğunu’ bildirdi.
AK Parti ile MHP arasında ‘sıkıntı ve sorun’ olduğu sık sık gündeme geldi. Liderlerin buluşması bozulan havayı düzeltti. Soru işaretlerini ortadan kaldırdı. Şu an bir problemden söz edebilir miyiz? Yeni anayasa konusuna MHP’nin çekimser yaklaştığı gözden kaçmıyor. Sistemin revize edilmesine, yüzde 50 barajının 40’a düşürülmesine şiddetle karşı. Barış sürecine ilişkin Bahçeli’nin ‘öneriler paketi’ AK Parti’de karşılık bulmadı. Erdoğan, ‘100 kişilik komisyon’ teklifi hakkında herhangi bir değerlendirme yapmadı.
Acaba Bahçeli Yunus Emre’nin şiirini okurken ‘örtülü siyasi mesaj’ vermeyi düşündü mü? Bu soru akıllara düştü. ‘Bahçeli ne demek istedi?’ kulislerde tartışıldı. Kurtulmuş’un ani ziyaretinin bu mesajla ilgisi var mı? Mısrada yer aldığı gibi MHP’nin beklediği ve hızla yaklaşan bir vakit mi var? ‘Mazlumun ahının şahı indireceği’ bir vakit mi söz konusu? Bana da tam çözemediğim ve anlamlandıramadığım bir şey var gibi geliyor.
Yoksa bütün bu sorular yersiz mi? Mesaj arayışı öküzün altında buzağı aramaktan ibaret mi? Bahçeli’nin hemen sonrasında söylediği “Gerçekten her şeyin bir vakti vardır. O vakit hızla yaklaşmaktadır. O vakit Türkiye Yüzyılıyla simgelenmekte, yeni bir milli birlik ve kardeşlik asrıyla tebarüz etmektedir” ile hükümet politikalarına bir gönderme mi?
Ne dersiniz? Bahçeli Yunus Emre’nin şiiriyle ‘subliminal mesajlarına’ bir yenisini mi ekledi?























