(The Turkish Post) – Tuğrul Türkeş’in Osman Kavala’yı ziyaret etmek istediği üzerine yazmak istiyordum. Çünkü bu çok önemli gelişme… Kendi inisiyatifi mi yoksa Erdoğan’dan yeşil ışık mı aldı? Henüz bilmiyoruz. Habere tepki AK Parti’den değil, MHP’den geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ağır ifadelerle yüklendi Türkeş’e.
Türkeş gerçekten sıra dışı bir çıkış yaptı. Bu ziyaret başka gelişmeleri de tetikleyebilir.
Tekrar bu konuya döneriz. Ama şunu da belirtmeliyim ki Yalçın’ın tepkisinin altında ben Devlet Bahçeli sonrasının hesapları olduğunu düşünüyorum. Tuğrul Türkeş, Bahçeli’nin koltuğunun en güçlü adayı. ‘Nasıl olacak, MHP de bile değil’ diye itiraz edenlere ‘MHP’ye katılım bir saatlik mesele’ derim.
31 Mart seçim sonuçları Ankara’yı hareketlendirdi. Neredeyse her köşe başında, her büroda ‘yeni siyasi arayışlar’ var. Ve de çalışmalar tabii. Erdoğan sonrası hesap yapan yapana… Buradan ‘son dakika’ diye sosyal medyaya düşen Ali Babacan haberine geçebiliriz. Erdoğan’ın da kuşkusuz hesapları, planları var. Gelecek’ten Selim Temurcu ile görüştü. Yakın zamanda 10’a yakın milletvekilinin AK Parti’ye geçebileceği kulislerde konuşulmakta.
Ali Babacan: AK Parti’den katılım teklifi gelirse geri çevirmeyiz
MHP’siz iktidar arayışı mı yoksa 4 yıl sonrasının seçim çalışmaları mı? Her ikisi de olabilir.
AK Parti’den ayrılarak DEVA’yı kuran Ali Babacan’a bir gazeteci ‘AK Parti’den geri dön daveti gelirse ne yaparsınız?’ diye sormuş. Bu sorunun sorulmuş olması bile manidar. Dün sorulamazdı. Bugün sorulur hale geldi. Neden? Yukarıda söylemeye çalıştığım, ‘yeni arayışlar…’. Bir de DEVA seçimlerden umduğunu bulamadı. Yarını olmayan parti görünümünde. Ali Babacan da kurmayları da bunun farkında.
Haberi ‘flaş’ yapan Babacan’ın soruya verdiği cevap; ‘Eğer böyle bir davet teklifi gelir ise diyalog ilkemiz çerçevesinde bunu geri çevirmeyiz’. ‘Geri çevirmeyiz’ ifadesi lastik gibi uzayarak her türlü yorumu beraberinde getiriyor. ‘Böyle bir teklife kapalıyız’ da diyemezdi. Babacan gibi tecrübeli bir siyasetçi kelimelerin tuzağına düşmemeliydi, soruyu daha problemsiz geçiştirebilmeliydi. Topu taca atacağına, ceza sahasına geri pas attı.
Anladığım kadarıyla söylemek istediği partisinin hemen her konuyu konuştuğu, tartıştığı ve istişare ettiğiydi.
Daha sonraki sözleri bunu gösteriyor zaten; ‘Biliyorsunuz ben AKP’nin kurucularındanım. Çok da emeğim var. Ayrılmamızın kök sebepleri orada durduğu sürece tekrar bir birliktelik söz konusu olmaz. Bugüne kadar bize böyle bir davet, teklif gelmedi… Bayramlaşmalarda dahi bayramlaşma programımıza olumlu yanıt vermeyen bir iktidar cenahı söz konusu. Kurulduktan sonra herhalde 8 tane bayram geçirdik. Bugüne kadar bize böyle bir davet, teklif gelmedi’.
Erdoğan, Ali Babacan’ı tekrar AK Parti’de görmek ister mi? Hem de nasıl…
Temurcu ile görüşen Erdoğan, Babacan’la hayli hayli bir araya gelir. İstifa sürecinde, partiden ayrılmaması için Babacan’a ‘gitme’ diye baskı yaptı. Bakanlık teklifinde bulunduğu kulislere yansıdı. Babacan’ın sözleri ‘Kapıyı aralamak’ anlamına gelir mi? Tam gelmez ama ortada kafaları karıştırır. Özellikle de parti içinde… Teşkilatlarında motivasyon kaybına neden olur.
Babacan AK Parti’ye döner mi? Hayır, dönmez. Babacan siyasete büyük hevesle girmedi. Abdullah Gül ve Melih Gökçek’in ısrarları olmasaydı baba mesleği esnaflığa mola vermezdi. Sonra yine Gül’ün telkinleriyle parti kurmak zorunda kaldı. DEVA Gül’ün projesiydi aslında. Sonradan elini çekti, Babacan’ı yalnız bıraktı. Babacan kesinlikle dönmez ama böyle esnek pozisyon alırsa milletvekillerini tutmakta zorlanır.
Babacan’ın sözleri fazla heyecanlandırmasın… Bu arada bir başka parti çalışması yapanlarla da dirsek temasına girdiğini söyleyerek ben de flaş bir kulis bilgisini paylaşayım. Nasıl yani mi? Biraz demlensin de sonra ayrıntılarını yazarım.





















