Çarşamba, Eylül 23, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kendimizi kaybetmek mi bulmak mı?

Aslında son zamanlarda kendime çok tatlı ve tumturaklı yalanlar savurduğumu bu kaybolma deneyimlerinde fark ettim. Kaybolmayı isteyen benim yahu, “bu sefer kaybolmayacağım işte” derken kendime poz verdiğimi, bal gibi yeni bir kaybolma ve yolunu bulma heyecanı yaşamak istediğimin farkındayım artık.

10/06/2026 09:06
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Kendimizi kaybetmek mi bulmak mı?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

56 köşe yazısı
(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN    

Asrımızın insanı yeni bir dalganın içinde sahile ulaşmaya çabalıyor. İnsanın öncelikle kendini sevmesi ve kendiliğini olduğu gibi kabul etmesi üzerine temellenen bir yaklaşımda vücut buluyor bu yönelim.

Yepyeni isimlerle ortaya çıkan şifa yolları var; şifacıların “asla/ kesinlikle” kelimeleriyle başlayan öğretilerle başkalarının dünyasında kaybettiğimiz kendimizi bulabileceğimiz, dahası bulmamız gerektiği söyleniyor.

Aramak, çoğunlukla kaybetmek düşüncesinden ve bulmak ihtiyacından doğan bir yönelim. Ancak sadece kaybettiğimizi düşündüğümüz şeyleri değil, ulaştığımızda sonsuz mutluluk ve huzur bulacağımızı umduğumuz şeyleri arıyoruz. Böyle bir umudun peşine değil de kayıplarımızın peşine düştüysek, ne aradığımızı belli ölçüde biliyoruz demektir.

Kaybettiğim kendim, kendiliğime dair özelliklerimse aradığım şey bellidir: Ben, kendim. Peki, bulduğum hâlin kendim olduğunu nereden ve nasıl anlayacağım?

Öyle ya kayıp ilanları ya fotoğraflarla verilir ya da kaybedilen kişinin fiziksel özellikleriyle: Kara saçlı, kara gözlü, buğday benizli, sülün boylu evladımızı kaybettik, bulanların…

Kendimi arayan bene kendi özelliklerimi nasıl tanımlayacağım? Karşılaştığım, içime sıcaklık salan her personayı kendim mi sanmam gerekiyor? Kendim değil de ya benden ışıltılar taşıyan başka biriyse bu?

…

İçinde var olduğumuz deneyimlere -bunu ne kadar kabul etmeye yanaşmasak ve başkalarını suçlasak da- kendimiz girdik. Doğrudan karar vermiş ve seçmiş gibi görünmesek de sessizliğimiz bir kabul değil miydi?

“Bu benim seçimimdir!” deme cesaretini gösteremediğimiz durumlarda bile durumu sessizce kabul etmenin örtük bir karar olduğunu artık biliyoruz. Peki sonrasında neden bu ortamlarda var olmamayı seçip oraları terk ediyoruz? Ya da ait olmadığımızı düşündüğümüz bir dünyada yaşamak zorunda kaldığımızı söylerken, neden kendimize uygun başka sosyal bir evrenin peşine düşmüyoruz?

-Vazgeçemeyeceğim sorumluluklarım var benim!

Vazgeçemediğimiz bahse konu sorumluluklar mı yoksa ad koyamadığımız başka duygular mı?

-Bana hiç uygun olmayan bir hayatı bana uygun olmayan kişilerle paylaşmayı kabul etmiyorum! Kendimi seçiyorum!

Sahi önceki seçtiğimiz kimdi?

Kendimizi birileri için feda etme duygu ve düşüncesinin temelinde beslenen kimdi(r)?

Ayna hep elimde, bu tatsızlıktan vazgeçemiyorum.

Hayatını çocuklarına feda ettiğini iddia eden bir annenin yaptığı gerçekten kendisini çocukları için feda etmek midir?

Öyle olduğunu kabul etsek bile, bir anne kendi hayatını feda ettiği çocuklarının hayatını hangi sonsuz şefkat, merhamet ve ahlakla cehenneme çevirir?

Yetişkin evlatlarının karşısında parmak sallayarak “şöyle yaparsan hakkımı helal etmem!” diyen bir annenin fedakârlık iddiasındaki samimiyetine kim inanır? Bu sorunun iç karıştırıcı olduğunu biliyorum; kutsal annelerimizin çocuklarının saç teline bile zarar vermeyeceğine kesinlikle inananlar, beni, bir anne kadını fazlaca hunhar ve hadsiz olarak değerlendirebilir. Fakat hunhar olmasam da görünmeye gönüllüyüm: Bir anne hakkını helal etmediği evladını, hakkını helal etmeyerek -eğer bunda samimiyse- nereye göndermektedir?

Bu anne bunca yıl neden ve nasıl kendisini feda etmiştir çocuklarına? Ayaklarına taş değmesin, zülfü dağılmasın diye parçalandığı evlatları bir anda kıymetten düşmüş de cehenneme ehil hâle mi gelmiştir?

Yoksa anne kadın artık yıllardır biriktirdiklerini ferah feza harcamak, savurmak ve doya doya tüketmek mı istiyordur?

…

Konuyu en anlaşılabilir örneklerden biriyle açıklama çabam, annelik hâlimle ilgilidir. Fakat bu duygu kadın erkek arasındaki ilişkilerde de yaygın bir durumdur.

İddia edildiği gibi başkalarının dünyasında kaybettiğimiz kendimiz değilizdir belki? Belki biz tıpkı oyuzdur, bizzat ve kasten seçer görünmeyip de aslında seçtiğimiz hâlin insanıyızdır ve senaryoya gönülsüz görünmek kendi hâlimizin bir parçasıdır.

Belki kendimizi bulmak değil, kaybetmektir en güzel olan. Tartışmalı bir cümle kurduğumun farkındayım; kime göre, neye göre güzel diyeceksiniz hemen, haklı olarak. Farklı şeyleri kaybetmenin güzelliğini derinden yaşayan bir insan olarak kuruyorum cümlelerimi.

Mesela otuz bir yıldır yaşadığım İzmir’de, şu bilindik İzmir sokaklarında devamlı kaybolan biriyim. Hem de “bu sefer kaybolmayacağım işte…” diye kendime söz vere vere yola çıkmama rağmen, anın birinde kendimi yabancı bir sokakta buluveriyorum.

Aslında son zamanlarda kendime çok tatlı ve tumturaklı yalanlar savurduğumu bu kaybolma deneyimlerinde fark ettim. Kaybolmayı isteyen benim yahu, “bu sefer kaybolmayacağım işte” derken kendime poz verdiğimi, bal gibi yeni bir kaybolma ve yolunu bulma heyecanı yaşamak istediğimin farkındayım artık.

Bunu nerden anladığımı da anlatayım da gülün.

Hayatımın ilk yurt dışı deneyimini bir iki yıl önce Sri Lanka seyahatiyle yaşadım. Bu kaybolma hikayelerimi bilen sevgili Sevgi, bu muhteşem güney Asya coğrafyasını gezerken utanmasa elimden tutacak. Bir gün nasıl olduysa birbirimizi yanlış yerlerde bekledik ve birbirimizi kaybettik. Bekledim bekledim gelen giden yok, hostele dönmeye karar verdim ve döndüm. Bu arada telefonumda bir sıkıntı var ve ona yazamıyorum, temel sorun da bu zaten.

Kaybolduğunu sandığı kadını hostelde sakin sakin kendisini bekler görünce iyice çılgına döndü Sevgi. Ben pişkin pişkin “neden bu kadar telaşlandın ki, ben çocuk muyum, geldim işte” dedim. Bana inanmaz nazarlarla bakışlarında “peki ne halt yemeye İzmir’de kayboluyorsun?” sorusunu okudum ve o anda benim de ayağım suya erdi.

Sri Lanka’nın Mirissa cennetinde kaybolmayı istemedim çünkü, hepsi bu.

…

Sözümü Adam Phillips’in “Kendini kaybetmek, kaybolmuş olma duygusuna karşı en iyi savunmadır” sözüyle bitireyim de gerisini deşelemek size bize hepimize kalsın.

Etiketler: fatmaFidankaybetmekmi bulmak mı?slider-mansetZehra
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı
Gündem

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti
Gündem

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Ayşe Aslan yazdı I 438 milyon dolardan 28 milyar dolara: Destek Faktoring’de 1,5 yılda akıl almaz yükseliş
Yorum

Ayşe Aslan yazdı I 438 milyon dolardan 28 milyar dolara: Destek Faktoring’de 1,5 yılda akıl almaz yükseliş

Popüler Haberler

Bahis soruşturması kulüp yöneticilerine sıçradı

Mert Eren yazdı | Eryaman Coffee Lab’a narkotik baskını: 20 gözaltı

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Süleymancıların lideri Alihan Kuriş tutuklandı

‘Süleymancılar’a yeni operasyon: 29 gözaltı, 23 şirkete kayyum!

Okan Buruk’un Salah sözleri yeniden gündemde!

Okan Buruk’un Salah sözleri yeniden gündemde!

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?

Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?

Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?

Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?

Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor

Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Müge Anlı’ya Katılımevim göndermesi

Müge Anlı’ya Katılımevim göndermesi

Fon soruşturmasının tutuklu ismi Muhammed Yarız’ın AK Parti Gençlik Kolları geçmişi gündemde

Fon soruşturmasının tutuklu ismi Muhammed Yarız’ın AK Parti Gençlik Kolları geçmişi gündemde

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Mercan Bulut yazdı I Öfkeyi mi büyüteceğiz, vicdanı mı?
  • Aslı Güney yazdı I Sadullah Ergin, Kozinoğlu dosyasıyla ilgili neden susuyor?
  • Suna Yaman yazdı I Savaşın gölgesindeki Yemen’de halk son suyunu da uyuşturucu ot yetiştirmeye harcıyor
  • Fatma Zehra Fidan yazdı I Hayal hırsızları

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.