(The Turkish Post) – AYŞE ASLAN
Bir hisse düşünün
Halka arz edildiğinde 47 TL.
1,5 yıl sonra 3.960 TL.
Yani halka arzda 100 bin TL yatıran birinin elindeki hisse, bölünmeler ve fiyat hareketleri hesaba katıldığında 8,4 milyon TL ediyor.
Bahsettiğimiz şirket Destek Faktoring.
Şubat 2025’te halka arz edildiğinde şirketin piyasa değeri yaklaşık 438 milyon dolardı.
Temmuz 2026’da ise piyasa değeri 28 milyar dolara kadar çıkıyor.
Karşılaştırmak için aynı dönemde Tüpraş yaklaşık 11,5 milyar dolar, İş Bankası ise yaklaşık 7,5 milyar dolar seviyesindeydi.
Yani görece küçük bir faktoring şirketi, Türkiye’nin en büyük şirketlerinden bazılarının birkaç katı büyüklüğe ulaşıyor.
Burada insanın aklına ister istemez bazı sorular geliyor:
Bu fiyat hareketinin arkasında ne vardı?
Şirketin gerçek finansal performansı bu değerlemeyi destekliyor muydu?
Piyasaya giren paranın kaynağı neydi?
Ve en önemlisi, bu kadar sıra dışı hareket yaşanırken denetim mekanizmaları ne yaptı?
Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in de adının geçtiği bu süreçle ilgili ortaya atılan iddialar oldukça ciddi.
Ancak burada kritik nokta
Bir hissenin olağanüstü yükselmesi tek başına manipülasyon veya para aklama kanıtı değildir. Bunların gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ancak resmi incelemeler ve hukuki süreçlerle ortaya konabilir.
Fakat rakamlar ortada.
438 milyon dolardan 28 milyar dolara çıkan bir şirket değeri…
Ve aradaki yaklaşık 1,5 yıllık süreç.
Böyle bir tablo karşısında sorulması gereken soruların cevapsız kalması ise başlı başına tartışılması gereken bir konu.





















