(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Yemen bugün dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin ortasında bulunuyor. Savaş, ekonomik çöküş, siyasi bölünmüşlük ve yoksulluk milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkilerken, ülkenin en temel sorunlarından biri giderek daha görünür hale geliyor: su. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2026’da Yemen’de 22 milyondan fazla insan insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Yaklaşık 18,3 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya. Suya erişimde yaşanan sorunlar ise gıda krizini daha da derinleştiriyor.
Bu tablonun içinde “gat” adı verilen bitkinin özel bir yeri var. Yemen’de uzun yıllardır yaygın biçimde tüketilen gat, çiftçiler açısından önemli bir gelir kaynağı. Savaşın ve ekonomik krizin yarattığı koşullarda düzenli talebe sahip olması, çiftçileri bu ürünü yetiştirmeye yöneltiyor. Ancak gat aynı zamanda ülkenin zaten son derece sınırlı olan su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Tarım, Yemen’deki toplam su kullanımının büyük bölümünü oluştururken, tarımsal suyun önemli bir kısmı gat üretimine gidiyor.
Buradaki çelişki Yemen krizinin temel özelliklerinden birini ortaya koyuyor. Çiftçi açısından gat, ailesinin geçimini sağlayan bir ürün. Fakat aynı üretim modeli ülkenin gelecekteki su ve gıda güvenliği açısından ciddi bir sorun yaratıyor. Dolayısıyla mesele yalnızca bir tüketim alışkanlığı ya da tarım tercihi değil. Bir tarafta geçimini sağlamak zorunda olan çiftçiler, diğer tarafta içme suyuna ve gıdaya ihtiyaç duyan milyonlarca insan bulunuyor. Her iki kesim de aynı kıt kaynağa bağımlı.
Yemen’in bugünkü sorunlarını anlamak için ülkenin tarihine bakmak da gerekiyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Yemen’deki varlığı 16. yüzyıla kadar uzanıyor. Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki ticaret yollarının stratejik önemi, Osmanlıların bölgeye yönelik ilgisinin temel nedenlerinden biriydi. Osmanlı yönetimi dönem dönem yerel güçlerle mücadele ederken Yemen hiçbir zaman kolay yönetilen bir coğrafya olmadı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı yönetimi yeniden güçlendi ve I. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar bölgede varlığını sürdürdü.
Osmanlı’nın çekilmesinin ardından Yemen’in siyasi yapısı farklı bir yola girdi. Kuzeyde Zeydî imamlık, güneyde ise İngilizlerin Aden merkezli hâkimiyeti belirleyici oldu. Kuzey ve Güney Yemen’in ayrı siyasi yapılara dönüşmesi, ülkenin uzun süreli bölünmüşlüğünün temelini oluşturdu. İki Yemen ancak 1990’da birleşti. Fakat birleşme de ülkenin siyasi sorunlarını ortadan kaldırmadı.
2011’de Arap Baharı’nın Yemen’e ulaşmasıyla başlayan siyasi kriz, 2014’te Husilerin başkent Sana’yı ele geçirmesiyle yeni bir aşamaya geçti. 2015’te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle çatışma bölgesel bir savaşa dönüştü. Böylece Yemen’deki iç siyasi mücadele, Suudi Arabistan ve İran arasındaki bölgesel rekabetin de önemli cephelerinden biri haline geldi.
İran’ın Yemen’deki rolü özellikle Husiler üzerinden tartışılıyor. Husiler Yemen’in kuzeyindeki Zeydî hareketin içinden çıktı ve ülke içerisindeki kendine özgü siyasi ve askeri tabanı bulunuyor. Bununla birlikte İran’ın Husilere askeri ve teknolojik destek sağladığına ilişkin uluslararası raporlar ve araştırmalar bulunuyor. İran ise Husilere doğrudan silah sağladığı yönündeki bazı suçlamaları reddediyor. Bu nedenle Yemen’deki Husileri yalnızca İran’ın bir uzantısı olarak görmek, hareketin Yemen içerisindeki tarihsel ve toplumsal köklerini gözden kaçırırken, İran’ın sağladığı desteğin bölgesel dengeler açısından önemini de küçümsememek gerekiyor.
Yemen’in coğrafi konumu bu ilişkiyi daha da önemli hale getiriyor. Ülke, Kızıldeniz’in güney girişindeki Babülmendep Boğazı’nın hemen yanında bulunuyor. Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ile Asya arasındaki ticaretin önemli güzergâhlarından biri olan Kızıldeniz’deki güvenlik sorunları, Yemen’deki çatışmanın etkisini ülke sınırlarının çok ötesine taşıyor. Husilerin Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırıları da Yemen meselesini küresel ticaret ve enerji güvenliği tartışmalarının içine çekti.
Ancak Yemen’i yalnızca İran-Husi ilişkisi veya Kızıldeniz üzerinden okumak da eksik kalıyor. Çünkü savaşın altında çok daha uzun süredir biriken ekonomik ve toplumsal sorunlar bulunuyor. Devlet kurumlarının parçalanması, ekonomik faaliyetlerin zayıflaması, altyapının zarar görmesi ve milyonlarca insanın yerinden edilmesi, ülkenin temel hizmetleri sağlama kapasitesini ciddi biçimde sınırlıyor.
Su krizi ise bu sorunların tamamını birbirine bağlıyor. Yemen dünyanın su kaynakları en sınırlı ülkelerinden biri. Yeraltı sularının yenilenme hızından daha hızlı tüketilmesi, tarımın geleceğini tehdit ediyor. Gıda üretiminin azalması ise dış yardıma ve ithalata bağımlılığı artırıyor. Savaş nedeniyle limanların, yolların ve ekonomik altyapının zarar görmesi de gıdanın ülke içinde dağıtılmasını daha zor ve pahalı hale getiriyor.
Bu nedenle Yemen’de gat meselesi aslında daha büyük bir sorunun yalnızca görünen yüzü. Çiftçiden suyu daha az tüketen ürünler yetiştirmesini istemek kolay olabilir; ancak savaşın, yoksulluğun ve pazarların istikrarsızlığının hâkim olduğu bir ortamda çiftçinin gelir kaybını nasıl telafi edeceği sorusu ortada duruyor. Su politikası ile tarım politikası, gıda güvenliği ile çiftçinin geçim mücadelesi birbirinden ayrı düşünülemiyor.
Yemen’in bugün karşı karşıya olduğu tablo, tarihsel mirasın tek başına açıklayamayacağı kadar karmaşık. Osmanlı döneminden kalan tarihsel bağlar, kuzey-güney bölünmesi, 1990 birleşmesi, Husilerin yükselişi, Suudi Arabistan ve İran arasındaki rekabet, Kızıldeniz’in stratejik önemi ve giderek ağırlaşan su kıtlığı aynı ülkenin üzerinde birleşiyor.
Sonuçta Yemen’de mesele yalnızca savaşın ne zaman biteceği değil. Savaş sona erse bile ülkenin su kaynakları, tarımsal üretimi, ekonomik yapısı ve milyonlarca insanın gıdaya erişimi konusunda çözülmesi gereken sorunlar devam edecek. Gat üretiminin ortaya çıkardığı çelişki de bunu gösteriyor: Bugün bir çiftçinin geçimini sağlayan ürün, yarının su krizini büyütebiliyor. Yemen’in gerçek çıkmazı ise tam burada ortaya çıkıyor; ülke hem bugünü kurtarmaya hem de gelecekte yaşayabilmek için ihtiyaç duyduğu kaynakları korumaya çalışıyor.























