(The Turkish Post) – AYŞEM NARLI
Toplum geneline baktığımızda farklı insan profilleriyle karşılaşırız. Bu kişiliklerin oluşmasında, yetişilen ortamların ve çevresel faktörlerin büyük bir etkisi vardır. Kısacası, bireyleri büyüten ya da küçülten temel unsur insandır. Son dönemde çevremize dikkat kesildiğimizde, özellikle narsist kişilerin azımsanmayacak düzeyde arttığını görmek mümkündür.
Peki narsizm nedir, bir bireyin “narsist” olduğunu nasıl anlayabiliriz? Narsizm, açıkça bir ruhsal rahatsızlık durumudur. Ancak hiçbir narsist, hasta olduğunu ve tedaviye ihtiyaç duyduğunu kabul etmez. Bu rahatsızlığı taşıyan kişiler benmerkezci bireylerdir; kendilerini dünyanın merkezinde görür, diğer insanlardan daha önemli, değerli ve üstün olduklarını düşünürler.
Bu durum aynı zamanda psikiyatrik bir rahatsızlık ve kişilik bozukluğu olarak tanımlanır. Tedavisi mümkündür; ancak bireyin tedaviyi kabul etmemesi hâlinde çevresine ciddi zararlar verebileceğini de belirtmek gerekir.
KENDİLERİNİ ÜSTÜN GÖRÜRLER
Narsist kişiler genellikle kendilerini başkalarından üstün görme eğilimindedir. Sürekli ilgi ve övgü odağı olmak isterler. Empati kurmakta zorlanır, başkalarının duygularını küçümseyebilirler. İlişkilerinde kendi çıkarlarını her zaman ön planda tutar, karşısındaki kişiyi kullanma eğiliminde olabilirler.
Narsistik kişilik yapısına sahip bireylerle iletişim kurmak ve ilişki sürdürmek, çevresindekiler için duygusal açıdan oldukça yorucu ve yıpratıcıdır. Bu kişilerin temel özelliği; sürekli hayranlık, onay ve üstünlük hissi arayışında olmalarıdır.
Sosyal ilişkilerde sınır koyabilmek son derece önemlidir. Çünkü sınırı olmayanın siniri olur. Sürekli fedakârlık yapan ve alttan alan kişi, farkında olmadan itaatkâr bir tutum sergiler; bu davranışlar zamanla onun görevi hâline gelir. Narsist kişiler sınırları zorlamayı ve başkalarının alanlarına müdahale etmeyi severler ve bunu kendi dünyalarında son derece normal görürler. Çünkü ilişkilerinde çoğu zaman efendi–köle anlayışı hâkimdir.
Bu nedenle sınırların net bir şekilde çizilmesi ve kuralların açıkça belirlenmesi, narsist kişilerin sizi üzmesini ve duygusal olarak yıpratmasını engeller. Ancak kural koymak kadar, bu duruşu istikrarlı bir şekilde sürdürmek de önemlidir; taviz vermemek gerekir.
MUHATAPLARINI MANİPÜLE EDERLER
Narsist kişiler, karşılarındaki insanları duygusal olarak manipüle etmeye çalışırlar. Tahrik amacıyla söylenen sözlere, onların beklediği şekilde tepki verirseniz bundan beslenir ve üzerinize daha fazla gelirler. Çünkü temel amaçları sizi provoke etmektir. Bu nedenle duygusal tepkilerden mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Haklıyken bir anda haksız duruma düşebilir ve olaylar, siz farkında olmadan narsist kişinin planladığı yönde ilerleyebilir.
Bu noktada kişinin duygu ve düşüncelerine hâkim olması, çoğu zaman tepkisiz ya da umursamaz geri dönüşler vermesi önemlidir. Kısa, net ve duygu yoğunluğu taşımayan cevaplar, narsist kişinin elini zayıflatır ve sizi istediği zemine çekmesini engeller. Bu tutum, ruh sağlığınızı korumak açısından da oldukça değerlidir.
Narsist kişiler kendi gerçekliklerini ve doğrularını karşı tarafa kabul ettirmekte ısrarcıdır. Bu nedenle onlarla tartışmaya girmek yerine, söylediklerinin sizin gerçekliğinizle örtüşmediğinin farkında olmanız ve kendinizi sorgulamamanız gerekir. Onların anlattığı hikâyelerin ve çarpıtılmış gerçeklerin size ait olmadığını kendinize sık sık hatırlatmanız önemlidir. Aksi hâlde narsist kişilerin kurbanı olabilirsiniz.
Narsist bireyler kendilerini diğer insanlardan üstün gördükleri için, empati ve özür gibi temel sosyal becerileri sergilemezler. Böyle bir beklenti içine girmek hayal kırıklığı yaşamanıza neden olur. Bu durum yalnızca kendinizi üzmenize ve gereksiz yere kendinizi sorgulamanıza yol açar.
Unutulmamalıdır ki narsist kişiler, eylem ve söylemlerini normal kabul eder ve çevrelerindeki insanları manipüle etmekten haz alırlar. Kısacası, sürekli haz peşindedirler. Bu nedenle kolay kolay değişmeyeceklerini kabul etmek gerekir. Değişim için mutlaka profesyonel destek almaları şarttır.





















