Pazar, Temmuz 26, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Günün Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Suriye’de olan oldu. Peki, böyle mi olmalıydı?

Sosyolog ve yazar Ali Bulaç, Suriye'de Esad'ın devrilmesi ve yeni oluşan denklemi ele aldığı yazısında "Peki, böyle mi olmalıydı?" sorusuyla yeni bir tartışmaya kapı araladı. Suriye'de ilk iç savaş kıvılcımının çaktığı dönemde yaptığı uyarıları hatırlatan Bulaç, "Hiç şüphesiz Esed’in gitmesine ve milyonlarca acılı mültecinin evlerine dönecek olmalarına ben de seviniyorum. Ama yıkım olmadan başka yol takip edilemez miydi? Ben bunu o günlerde aylarca yazılı ve görsel medyada anlatıp durdum. Kendilerini Kanuni Sultan Süleyman ve veziri Sokullu Mehmet Paşa zamanında yaşıyor zannedenler, dinlemediler, neredeyse beni Şebbiha ilan edeceklerdi" diye yazdı.

11/01/2025 18:01
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Suriye’de olan oldu. Peki, böyle mi olmalıydı?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

(The Turkish Post) – Sosyolog Ali Bulaç, Suriye’de iç savaşın sona ermesi ve Esad’ın devrilmesi sonrasını değerlendirdiği yazısında yeni bir tartışma başlattı.

Bulaç, “Böyle mi olmalıydı?” diyerek yüz binlerce insanın ölümüne, milyonlarcasının mülteci olmasına, pek çok ülkeyi doğrudan etkileyen sürecin “başka türlü mümkün” olup-olmayacağını irledi.

Ali Bulaç’ın Serbestiyet’te yayımlanan yazısı şöyle:

Suriye’ye müdahaleye karar verileceği günlerde Ahmet Davutoğlu, İslami camiadan yaklaşık 40-45 grup, dernek ve cemaat temsilcisini Emirgan Beyaz Köşkte toplayıp tam beş saat Türkiye’nin niçin Suriye’ye müdahale etmesi gerektiğini anlattı. İçlerinde belli başlı İslamcı örgüt, dernek, kanaat önderi ve yazarın olduğu topluluk ittifakla, engin bir heyecan ve çoşku ile Davutoğlu’nu dinledi, kutladı. Davutoğlu konuştukça, gönüllerde ve zihinlerde Suriye ve Ortadoğu’nun nasıl yeniden “fethedileceği”, Osmanlı’nın nasıl bütün ihtişamıyla geri geleceği canlanıyordu. Bir Diyanet İşleri Başkanımız dahi “gönül coğrafyamız”dan söz etmiyor mu? Bir delikanlının gönlünde bir kız varsa, o kız onundur.

Davutoğlu, kendisi fetih veya Osmanlı kelimelerini kullanmadı ama proje tam bir fetih ve Türklerin bir kere daha bölge üzerinde asırlar boyu sürecek askeri ve siyasi hakimiyet kurma ideallerine matuftu. Anlattığına bakılırsa, Umre’de rastladığı Mısır Dışişleri Bakanı, çıktıkları yolda kendilerini can-u gönülden desteklediklerini, Mısır ve bütün Arap aleminin ümitlerini Türkiye’nin bu mübarek hamlesine bağladıklarını anlatıyor, eski yüzyılların tahassürü içinde derin nefes çeken dinleyiciler bulutların üstünde-yıldızların altında uçup duruyorlardı.

Sadece ben zar zor söz isteyip böyle bir müdahalenin Suriye ve bölgeye felaket getireceğini anlatmaya çalıştım, somut olarak gerekçelerimi sıraladım. Ne Davutoğlu ne katılımcılar beni dinlemediler bile, bana bozguncu gözüyle baktılar, yıllarca beraber olduğumuz en yakın arkadaşlar suratlarını ekşittiler, hatta biri ayağa kalkıp

–Sen ne diyorsun Esed ve Baasçı köpekleri ve yönetimi devireceğiz” diye bir nara attı. Ertesi gün beni arayıp attığı o nara ile bana saygısızlık yapmayı amaçlamadığını, Esed ve Şebbihalara dikkat çekmek istediğini söyledi.

Şimdilerde Ortadoğu televizyonlarında polemikler yaparak günü gün eden bir başkasıyla Fatih Kıztaşı’nda karşılaştığımızda, bana

“-Yanılıyorsun abi, hesap doğru yapıldı, er geç üç ay içinde Esed gidecek, biz Şam’dayız” dedi. Bir başka sefer bir arkadaşla Fatih Camii Türbe kapısının dışında çay içerken, bir gün önce Mısır’dan dönen bir ilahiyatçıya Mısır’da ne olup bittiğini sorunca aynen şunları söyledi:

“-Abi, Mısır bizi bekliyor, Mısır halkı Tayyip Erdoğan diyor, başka bir şey demiyor, daha fazla gecikemeyiz.”

Bu engin cehalet, kurt iştahı ve derin strateji karşısında dilim tutuldu. Anlatıldığına göre çoğunluğu ilahiyat mezunu 161 kişi Mısır’da arazi yokluyormuş, Türk hükümetine bilgi ve değerlendirmeler sunuyorlarmış.

Sonuç: Olan oldu.

Suriye ve Mısır’da olanlar ortada. Aradan birkaç sene geçtikten sonra Türkiye, Beşşar Esed’le barışmak için kapılar aşındırdı, Sisi’yi Ankara’da ağırladı. Ne zamanki Amerika ve İsrail, karar verince Esed, 2024’ın son ayında yönetimi bırakıp Rusya’ya kaçtı.

Şimdi 13 sene balta ile Suriye’nin beyninde ameliyata kalkışan stratejistler ve camianın destekçileri Esed’in devrilmesinden sonra “İşte, dediğimiz oldu, başardık” diyorlar, “zafer” kutluyorlar.

(Sonraki yazı zaferi kimin kazandığını yazmaya çalışacağım. Suriye’nin acılı halkı, mazlum Filistinliler mi, bizim gibi bu yolun yanlış olduğunu söyleyen iki rahmetli Ramazan el Buti’ye ve Cevdet Said’e kulak verenler mi, yoksa Amerika ve İsrail mi?)

Bu satırların yazarı Baasçılara ve Esedlere meftun biri değildir. Ama bizim fetihçilerin idrak edemediği bir gerçek vardı: Ne Suriye diğer Arap ülkelerine benzer, ne Esed diğer liderlere.

Anlatmaya çalıştığım şuydu:

-Beşşar Esed , Zeynelabidin bin Ali veya Hüsnü Mübarek gibi değil, Suriye halkının yarısına yakını onun destekliyordu: Nusayriler, Arap milliyetçileri, İhvan’a karşı lan laik ve dindar Sünniler, Dürziler, Hıristiyanlar, Halep Çarşısı vd.

-İhvan ayaklanacak olursa, Suriye’deki İhvan fakir fukara, zayıf kimselerdi, İhvan’ın seçkinleri diasporada yaşıyor.

-Silahlı bir ayaklanmada Arap liderler İhvan’ın düşmanıdır, gerekirse Esed’e yardım ederler

-Bir ülkede iç savaş başlarsa bizim Neo Osmanlıcıların dediği gibi iki üç ayda bitmez, en azından 10-15 sene sürer. Latin Amerika, İspanya ve Lübnan iç savaşlarından bunu biliyoruz

-İşin içinde Türkiye olduğu teşhis edilirse, Türkiye İran, Irak, Lübnan ve Suriye’yi karşısına alır, bir savaş durumunda bu dört ülke ile savaşamayız, doğru da olmaz

-Esed’in arkasında Rusya ve Çin var. Amerika’yı arkamıza alsak dahi, bir savaş durumunda Amerika ve Avrupa bizim için Rusya ve Çin’le savaşmaz. 1961 Domuzlar Körfezi olayından biliyoruz ki, Türkiye tehdit altına girecek olursa Batılı ülkeler NATO’nun 5. Maddesi’ni bizim için işletmezler.

Eğer sorun Suriye’deki baskı yönetiminin sona ermesi, İhvan ve Kürtlerin maruz kaldıkları mağduriyetlerin, haksızlıkların kaldırılması ise bunun başka yol ve yöntemleri vardı.

2007 yılında Suriye’ye gittim. Başbakan Muhammed Naci Itri’nin basın toplantısını ben de takip ettim. M. Naci Itri, Osmanlı’nın büyük musikî şinaslarından Itri’nin torunlarından. Soru soracak oldum, Mısırlı gazeteci hanım benden önce atıldı, sordu. Başbakan Naci “Dur” dedi. “Türk’ün sorusunu alalım. Son senelerde Türkiye-Suriye ilişkilerinin seyrini sordum. Başbakan Naci şunları söyledi:

“-Biz Türkiye’nin 81. Eyaleti olmaya hazırız. Türkiye’deki gelişmeleri sevinçle karşılıyoruz. Sadece iki kırmızı çizgimiz var. Bir, Türkiye bizim İran’la ilişkilerimizi bozmaya kalkışmasın, çünkü İran bizim bölgedeki güvencemizdir, İran arkamızdan çekilirse İsrail bizi çökertir. İki, demokratikleşme ve reformlar sürecindeyiz. Kendimize has dinamiklerimiz var, belli süreler içinde köklü reformlar yapacağız, şimdilerde Türkiye’nin Yerel Yönetimler Mevzuatı’nı Arapça’ya çevirdik, onu tatbik etmeye çalışıyoruz.”

Hatırlayalım, 2010 yılına geldiğimizde, Suriye ile sadece vize kalkmadı, pasaport kontrolü bile kalktı, Kıbrıs’a gider gelir gibi kimlikle gidip gelmeye başladık, ortak bakanlar kurulu oluşturuldu. Bu süreç Türkiye tarafından desteklenseydi, 13 senedir yaşanan trajedilere, felaketlere, acılara mahal kalır mıydı?

Şimdi olup bitenlere bakalım:

2011-2024 arası 700 bin kişi öldürüldü (150 bin muhalifler, 120 bin rejim askeri ve polisi, 430 bin halk), 7 milyon zavallı insan mülteci durumuna düştü.

Herkes vicdanına dönüp sorsun: Bu mu olmalıydı?

Bunca insanın hayatının, harabeye dönen şehirlerin, ırkçılar tarafından itilip kakılan mültecilerin hesabını kim verecek? Hadi dünyada olmasa bile, ahrette bunun hesabı sorulmayacak mı?

Bir ülke ve milyonlarca insan stratejik zayiat hanesine mi yazılacak? Neden biz sorunlarımızı konuşarak, müzakere ederek çözemiyoruz?

Hiç şüphesiz Esed’in gitmesine ve milyonlarca acılı mültecinin evlerine dönecek olmalarına ben de seviniyorum. Ama yıkım olmadan başka yol takip edilemez miydi?

Ben bunu o günlerde aylarca yazılı ve görsel medyada anlatıp durdum. Kendilerini Kanuni Sultan Süleyman ve veziri Sokullu Mehmet Paşa zamanında yaşıyor zannedenler, dinlemediler, neredeyse beni Şebbiha ilan edeceklerdi.

Etiketler: ali bulaçsuriyeÜst Manşet
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?
Haber Yorum

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!

H. Agah Kalender yazdı I Lozan’ın gölgede kalan maddesi…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Lozan’ın gölgede kalan maddesi…!

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Popüler Haberler

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Kadir İnanır’ın sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama

Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?

Hayatını kaybeden Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı

Yakınları Fatih Ürek’in okul vasiyetini ‘para yok’ diye yaptırmayacak

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Çelik yazdı I Kılıçdaroğlu’ndan sanatçılara “amele tarifesi” mi?
  • Ertuğrul Özkök: Asırlık Gece neden asırlık reyting yapamadı?
  • Galatasaray’da kriz: Osimhen’in maaşı ödenmedi mi?
  • Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine “paralı figüran” iddiası

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.