(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Kastamonu’nun Tosya ilçesine bağlı Karabey köyünde yaşanan olay, tarım ilacı kullanımına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. 1 Temmuz Çarşamba günü evlerinin yakınındaki ağaçtan kiraz toplayıp yiyen 63 yaşındaki Ahmet Derin ile eşi Rahime Derin, kısa süre içinde rahatsızlanarak önce Tosya Devlet Hastanesi’ne, ardından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan çiftten Ahmet Derin, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Eşi Rahime Derin’in tedavisi ise sürüyor.
Olayın ardından başlatılan incelemede, çiftin kiraz yediği ağacın bulunduğu arazide olaydan yaklaşık 15 gün önce yabani otlarla ya da haşerelerle mücadele amacıyla güçlü bir tarım ilacı uygulaması yapıldığı tespit edildi. Yetkililer, çiftin yaşadığı zehirlenme belirtilerinin bu ilaçlamayla bağlantılı olup olmadığını araştırıyor; olayın kesin nedeninin teknik incelemelerle netleşmesi bekleniyor.
Bu ölüm, Türkiye’de meyve ve sebzelerde pestisit kalıntısına dair uzun süredir dile getirilen kaygıları da tazeledi. Kamuoyunda sıkça dolaşan bir iddiaya göre, Avrupa Birliği’ne ihraç edilirken kalıntı limitlerini aştığı gerekçesiyle sınırda geri çevrilen ya da gönderilmeyen ürünler, iç piyasada tüketiciye sunuluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri bu iddiayı kısmen reddediyor; limit dışı çıkan ürünlerin ya imha edildiğini ya da farklı kalıntı limitlerine sahip üçüncü ülkelere satıldığını, geri çevrilen sevkiyat oranının ise ihracat hacmine göre çok düşük kaldığını savunuyor. Buna karşılık gıda güvenliği uzmanları, ihraç edilen bir ürünün aynı üretim hattından gelen benzerlerinin zaten iç piyasada satışa sunulmuş olabileceğine, dolayısıyla sınırdan dönen kısmı yemesek bile aynı riskle iç pazarda karşılaşabileceğimize dikkat çekiyor.
2024 yılında Türkiye, Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği kontrol sistemi RASFF üzerinden en çok bildirim alan ülke oldu; pestisit kalıntıları ve aflatoksin seviyesindeki fazlalıklar birçok ihraç ürününün sınırda geri dönmesine yol açtı. Sivil toplum kuruluşlarının yaptığı bağımsız analizlerde de tablo iç açıcı değil. Greenpeace Türkiye’nin İstanbul’da zincir marketlerden ve semt pazarlarından topladığı 155 meyve-sebze örneğinde, her 3 üründen 1’inde mevzuata uygunsuzluk, yüzde 61’inde ise çoklu pestisit kalıntısı tespit edildi. Bursa’da yapılan başka bir çalışmada da benzer bir tablo ortaya çıktı: analiz edilen 120’den fazla meyve ve sebze örneğinin yüzde 13’ünde limitleri aşan oranda bir veya birden fazla pestisit kalıntısı bulundu.
Uzmanlar, sorunun yalnızca hangi ürünün ihraç edilip hangisinin iç piyasada kaldığıyla sınırlı olmadığını, asıl meselenin çiftçilerin bilinçsiz ilaç kullanımı, hasat öncesi bekleme sürelerine uyulmaması ve iç piyasadaki denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmaması olduğunu vurguluyor. Tosya’da yaşanan ölüm, bu tartışmayı bir kez daha sofralara, bu kez trajik bir örnekle, taşımış oldu.






















