(The Turkish Post) – Sermaye piyasalarında 7 portföy yönetim şirketinin fonlarında işlemlerin durdurulması ve 130 fonun tasfiye sürecine alınmasının ardından ekonomi yönetimine yönelik tartışmalar sürüyor. Finans uzmanı Kerim Rota, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in NTV’de yapması beklenen açıklamalar öncesinde sosyal medya hesabından 8 başlık altında soru yöneltti.
Rota’nın sorularının merkezinde ise Şimşek’in Kasım 2025’te yaptığı, “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” açıklaması yer aldı. Rota, bu açıklamanın ardından alınan önlemler için neden yaklaşık 10 ay beklendiğini sordu.
“Neden 10 ay beklendi?”
Rota, Şimşek’in 4 Kasım 2025’te Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde yaptığı açıklamayı hatırlatarak, manipülasyonların bilindiğinin ifade edilmesine rağmen neden daha erken adım atılmadığını gündeme getirdi.
Rota, “Kasım 2025’te ‘manipülasyon var, izin vermeyeceğiz’ dediniz. Önlemlerin alınması için neden on ay beklediniz?” sorusunu yöneltti.
SPK içindeki olası ihmali sordu
Rota’nın ikinci başlığı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesi ve SPK’nın son kararları oldu.
Yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’taki fonlarında işlemlerin durdurulması ve 130 fonun tasfiye kapsamına alınmasını hatırlatan Rota, daha önce işlem yapılmamasının sorumlularının araştırılıp araştırılmayacağını sordu.
SPK’nın 17 Eylül tarihli kararlarıyla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy’ün TEFAS’ta işlem gören fonlarında işlemler durdurulmuştu.
Eski SPK yönetimleri de gündemde
Rota, geçmiş dönemlerdeki halka arz, şirket değerlemeleri ve fonların TEFAS’a kabul süreçlerinin de incelenmesini istedi.
Eski SPK başkanları ve kurul üyeleri hakkında, geçmişte verilen izinler bakımından soruşturma veya suç duyurusu yapılıp yapılmayacağını soran Rota, bazı şirketlerin faaliyet ve isim değişiklikleri sonrasında ulaştıkları yüksek değerlemeleri de gündeme taşıdı.
BDDK ve banka lisansları sorusu
Rota’nın bir diğer sorusu ise fonları tasfiye kapsamına alınan şirketlerin sahiplik yapıları üzerinden bankacılık sektörüne uzandı.
Bazı finans gruplarının banka sahibi olduğunu belirten Rota, bu bankalara verilen izinlerin hangi tarihlerde ve hangi BDDK yönetimleri döneminde verildiğinin araştırılıp araştırılmayacağını sordu.
MASAK’a “bloke konuldu mu?” diye sordu
Rota, beşinci sorusunda MASAK’ın attığı adımları gündeme getirdi.
Fonları temerrüde düşen ve yatırımcıların geri ödeme taleplerini karşılayamayan kişilerle bağlantılı mal varlıklarına veya banka hesaplarına bloke konulup konulmadığının açıklanmasını istedi.
“Bu kişiler şirketlerini yönetmeye devam edecek mi?”
Rota ayrıca soruşturmalarda adı geçen finansal kuruluşların sahiplerinin banka ve şirketlerdeki yönetici pozisyonlarını sürdürüp sürdürmediğinin de sorgulanması gerektiğini belirtti.
Bu kişilerin şirket yönetimlerindeki durumuna ilişkin ekonomi yönetiminin herhangi bir adım atıp atmayacağını soran Rota, konunun yalnızca fon tasfiyeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
Katılımevim ve Birevim için “kamu zararı” sorusu
Rota’nın yedinci sorusu, Katılımevim ve Birevim’in Emlak Katılım tarafından satın alınmasına yönelik görüşmelere ilişkin oldu.
Olası satın alma işleminin kamuya bir maliyet oluşturup oluşturmayacağının açıklanmasını isteyen Rota, oluşması halinde kamu zararının eski sahiplerden tahsil edilip edilmeyeceğini de sordu.
Son soru Türkiye Varlık Fonu’na
Rota’nın son sorusu ise Türkiye Varlık Fonu’nun piyasalardaki olası işlemlerine ilişkin oldu.
Borsa İstanbul’da yaşanan sert hareketler sırasında Varlık Fonu tarafından herhangi bir piyasa müdahalesi yapılıp yapılmadığının ve varsa bu işlemlerden doğan kâr veya zararın kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağını sordu.
Bu tartışmaların yaşandığı süreçte Finansal İstikrar Komitesi de 17 Eylül’de Mehmet Şimşek başkanlığında toplanmış; Hazine ve Maliye Bakanlığı açıklamasında sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığı, sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığı değerlendirmesine yer verilmişti.






















