(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Ormanlarda suyun yokluğu yalnızca susuzluk anlamına gelmiyor. Bir su kaynağının ortadan kalkması, yaban hayatının hareketlerini, beslenmesini ve hatta bazı türlerin o bölgedeki varlığını doğrudan etkileyebiliyor. Konya’nın Hadim ilçesinde yaşayan Hasan Hüseyin Kahrıman’ın yıllardır sürdürdüğü çalışma, bunun küçük ama dikkat çekici bir örneğini ortaya koyuyor.
Kahrıman, Orta Toroslar’da kurak dönemlerde kuşların susuz kalmaması için su yalaklarına su taşıyor. Sosyal medya hesaplatından yaptığı açıklamalarda, azalan yağış ve kar nedeniyle bölgedeki su kaynaklarının azaldığını, bunun da bazı canlıların bölgeyi terk etmesine yol açtığını anlatmıştı. Özellikle ardıç kuşlarının suya erişiminin önemli olduğunu belirten Kahrıman, yalaklara kuşların rahatça girip çıkabilmesi için taşlardan basamaklar da oluşturuyor.
3 Eylül 2025’te yaptığı paylaşım ise bu çabanın aylar sonraki sonucuna ilişkin gözlemlerini gösteriyor. Kahrıman, yaptığı çeşmeyi kontrol ettiğinde daha önce susuzluk nedeniyle bölgeden ayrılan kuşların yeniden görülmeye başladığını, yeni kuş türlerinin geldiğini, kaya sansarları ve sincapların da su kaynağından yararlandığını aktarıyor. Paylaşımında, ormanda yeni ve sağlıklı bir ekosistemin oluştuğunu ifade ediyor.
Buradaki asıl dikkat çekici nokta, yapılan çalışmanın yalnızca birkaç hayvana su sağlamaktan ibaret olmaması. Bir su kaynağı, farklı canlıların aynı alanda bulunmasını sağlayan küçük bir ekolojik merkez haline gelebiliyor. Kuşlar, memeliler ve diğer canlılar için erişilebilir hale gelen su, onların bölgedeki varlığını sürdürmesine katkı sağlıyor. Kahrıman’ın gözlemleri de bu değişimin yalnızca tek bir türle sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Kahrıman’ın çalışması aynı zamanda kuraklığın yaban hayatı üzerindeki etkisini görünür hale getiriyor. Daha önce yaptığı açıklamalarda, Toroslar’da kar yağışının azalması ve su kaynaklarının gerilemesi nedeniyle canlıların bölgeyi yavaş yavaş terk ettiğini söylemişti. Ona göre su yalaklarının düzenli biçimde doldurulması, özellikle kurak dönemlerde hayvanların yaşam alanlarını terk etmesini yavaşlatabilecek yöntemlerden biri.
Bu nedenle ormandaki küçük bir çeşmenin hikâyesi, aslında daha büyük bir soruna işaret ediyor. Doğadaki su kaynakları azaldığında bunun sonucu yalnızca insanların yaşadığı yerlerde hissedilmiyor; suya bağımlı olan bütün canlılar bundan etkileniyor. Bir noktaya bırakılan su ise doğru koşullarda yalnızca susuzluğu gidermiyor, o bölgedeki yaşamın devamlılığı için yeni bir alan oluşturabiliyor.
Kahrıman’ın 2025’teki gözlemi, doğadaki dengelerin ne kadar hassas olduğunu da ortaya koyuyor. Bir su kaynağının yokluğu canlıları bölgeden uzaklaştırabilirken, yeniden oluşturulması farklı türlerin aynı alanda toplanmasına katkı sağlayabiliyor. Bu tablo, yaban hayatının korunmasının her zaman büyük ve karmaşık projelerle başlamadığını; bazen bir ormanın içinde yapılan küçük bir çeşmenin bile yaşamın yeniden kurulmasında rol oynayabileceğini gösteriyor.





















