(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Dün Siverek’te bir okulun eski öğrencisi okula silahla gelmiş ve öğrencilere ateş etmişti. İçişleri Bakanlığı, saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis ve 1 kantin işletmecisinin yaralandığını duyurmuştu. İki çocuğu okula giden bir veli olarak aklıma kendi çocuklarım ve okulları geldi. Sabah baktım bazı okullarda öğretmenler greve gideceklerini duyurmuş. Okullardaki güvenlik açığını gündemde tutacak etkinlikler yapma kararı almışlar. Tanıdığım bir öğretmen, hükümete yakın sendikanın da greve destek verdiğini, ancak bazı öğretmenlerin ‘Yarın bir gün KHK ile atılırım’ endişesiyle greve katılmadığını söyledi.
Sonra birinci sınıfa giden oğlumu okula götürürken oğlum, ‘Yine sıkıcı okula gidiyoruz’ dedi. Neden öyle dedİğini sordum. ‘Hep kavga ediyorlar. Bağırış çağırışları bitmiyor’ cevabını verdi.
5 SİLAH 7 ŞARJÖR
Bugün işyerine geldikten sonra bir süre donup kalmama neden olan o haberi gördüm. Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda 8. sınıf öğrencisi çantasında getirdiği 5 silah ve 7 şarjörle sınıflara girerek öğrencilere ateş etmiş. Önce saldırgan dahil 4 olarak açıklandı can kaybı sonra 9’a yükseldi. Saldırıda 13 kişi de yaralandı. Saldırıyı yapan çocuğun babası emniyet müdürlüğü yapmış. Gözaltına alındı. İzlediğim bazı görüntülerde aileler şokta ve perişan. Eğitim camiası panik halinde. Ülkeyi yönetenlerden teskin edici pek bir şey duymadık. Bu tür olaylarda genelde alt kademedeki yöneticilere açıklama yaptırılıyor. CHP lideri Özgür Özel, Maraş’taki okul saldırısıyla ilgili 4 kişilik bir heyet görevlendirdi. Heyet, Maraş’a hareket etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, silahlı saldırıya yayın yasağı getirildiğini duyurdu.
EKRANLARDA MAFYA GÜZELLEMESİ
Biraz düşündüm neden sürekli kavga halindeler diye. Elbette pedagogların bir cevabı vardır. Ancak aklıma ilk çocukların da ekran başında olduğu saatlerde sürekli mafya övülmesi, katliam yapanların havalı gösterildiği, uyuşturucu kullananların alenen yayınlandığı diziler yayınlanması geldi. Annesini öldüren kişilerin bile bu dizlerde yer almasına nasıl müsaade ediliyor. Kardeşlerin eşleri ile birbirini aldattığı dizler nasıl ekrana getiriliyor. ihanetin normalleştirildiği, uyuşturucu ve mafyanın güzellendiği yapımlara izin veren RTÜK, en küçük siyasi bir eleştiriyi cezalandırmayı ihmal etmiyor. İyi insanların sürekli hırpalandığı, masumların cezalandırıldığı bir düzen kuruldu Türkiye’de. Elbette çete liderleri kahraman gibi sunuluyor oldu. Siyasilerin sürekli kavga ettiği, ekonomik sorunların halkı yorduğu bu ülkede çocukların başına gelenler vicdanı olan herkesi ağlatacak boyutta.
ÇOCUKLAR ÇETELERİN VE UYUŞTURUCUNUN KISKACINDA
Türkiye Uyuşturucu Raporu verilerine göre, 2007–2023 yılları arasında yatarak tedavi gören tekil kişi sayısı yüzde 428 arttı. 2023’te yatarak tedavi görenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 6,2 düşüşle 13 bin 168 olarak kaydedildi. Mükerrer kayıtlarla birlikte bu sayı 16 bin 291’e ulaştı.
Ayaktan tedavi verileri ise sorunun ölçeğini daha net ortaya koyuyor. 2023’te ayaktan tedavi gören kişi sayısı yüzde 15,3 artarak 349 bin 393 oldu. Uzmanlara göre bu artış, bağımlılığın yaygınlaştığına işaret ederken, tedavi sonrası destek mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle kalıcı iyileşmenin sınırlı kaldığını gösteriyor.
Türkiye’de çocuklar giderek daha erken yaşta suçun içine çekiliyor. Eli kanlı çeteler, çocukları kendine çekmek için her yolu deniyor. İsimlerini bile çizgi film karakterlerinden seçiyorlar. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 verileri, güvenlik birimlerine getirilen suça sürüklenen çocuk sayısının 202 bin 785’e ulaştığını gösteriyor.
Bu tablo, yalnızca artan suç oranlarını değil, çocukların sokak çeteleri ve organize suç yapıları için nasıl “kolay hedef” haline geldiğini de açık biçimde ortaya koyuyor.





















