(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
ABD’de yaklaşan 2024 başkanlık seçimleri, ülkenin iç ve dış politikalarında büyük değişimlere yol açabilir. Mevcut Başkan Joe Biden’ın adaylık durumu, eski Başkan Donald Trump’ın olası geri dönüşü ve bu durumların dünya genelinde yaratacağı etkiler, büyük bir merak konusu.
Joe Biden, 81 yaşında ve sağlık sorunları nedeniyle eleştirilerin odağında. Demokrat Parti içinde daha genç ve dinamik bir adayın partiyi temsil etmesi gerektiği yönünde sesler yükseliyor.
Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Biden’ın adaylıktan çekilmesi durumunda güçlü bir aday olarak öne çıkabilir, ancak Harris’in popülaritesi ve performansı da tartışmalı bir konu.
AMERİKA’DA DEMOKRASİNİN GELECEĞİ TEHLİKEDE Mİ?
2020 seçimlerinden bu yana seçim güvenliği ve demokratik süreçlere olan güven zedelendi. 2024 seçimleri öncesinde, özellikle eyalet bazında yapılan seçim yasası değişiklikleri, seçmen katılımı ve güvenliği konularında endişeleri artırıyor. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki derin kutuplaşma, yasama süreçlerini ve ülke genelindeki siyasi atmosferi olumsuz etkiliyor. Ayrıca, yargı bağımsızlığı ve mahkemelerin siyasallaşması, ABD demokrasisinin geleceği açısından ciddi tehditler oluşturuyor.
TRUMP SEÇİLİRSE NELER OLUR?
Donald Trump’ın yeniden seçilmesi halinde, göçmenlik, sağlık ve ekonomi politikalarında yeniden radikal değişiklikler yaşanabilir. Trump, 2020’de başlattığı birçok politikayı geri getirebilir. Dış politikada ise Trump’ın başkanlığı döneminde ABD’nin küresel ilişkilerde daha izole bir tutum sergilediği görülmüştü.
NATO ve diğer uluslararası ittifaklarla olan ilişkiler yeniden gerilebilir.
Ayrıca, Trump’ın yargı ve hukuk süreçlerine yönelik tutumu, ABD’de hukukun üstünlüğü ilkesini yeniden sorgulatabilir. Özellikle 6 Ocak Kongre baskınına yönelik devam eden soruşturmalar ve davalar, Trump’ın yeniden seçilmesi halinde nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu.
DÜNYAYI NELER BEKLİYOR?
2024 yılına yaklaşırken, iklim değişikliği konusu dünya gündeminin üst sıralarında yer alıyor. Bu yıl, aşırı sıcaklıklar ve çevresel felaketler dünya genelinde büyük sorunlar yaratmaya devam etti. Küresel ekonomik dengesizlikler, enflasyon ve gelir eşitsizliği, özellikle COVID-19 sonrası dönemde yeniden artış gösterdi. 2024 yılına girerken, dünya ekonomisinde resesyon beklentileri konuşuluyor. Ukrayna’daki savaş ve Asya’daki gerilimler, dünya barışını tehdit etmeye devam ediyor. Çin ve Tayvan arasındaki gerilimler, Pekin’in askeri tatbikatları ve ABD’nin bölgedeki varlığı, küresel güvenlik dengelerini etkiliyor.
TÜRKİYE’YE ETKİSİ NE OLUR?
ABD ile olan ticari ilişkiler, 2024 seçim sonuçlarına bağlı olarak yeniden şekillenebilir. Trump’ın yeniden seçilmesi durumunda, Türkiye’ye yönelik olası yaptırımlar ve tarifeler gündeme gelebilir. Türkiye’nin S-400 alımı ve NATO ilişkileri, ABD’nin dış politika tercihleriyle doğrudan etkilenebilir. Biden yönetimi, S-400 konusunda daha diplomatik bir yaklaşım sergilerken, Trump daha sert bir tutum benimseyebilir. Orta Doğu politikaları ve Suriye meselesi, Türkiye’nin bölgesel güvenliği açısından kritik önem taşıyor. ABD’nin bu bölgedeki tutumu, Türkiye’nin stratejik hamlelerini doğrudan etkileyebilir.
Ayrıca, Türkiye’nin enerji politikaları ve Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri de ABD ile olan ilişkilerinde belirleyici olabilir.




















