(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Karayipler’de gerilim yeniden tırmanıyor. ABD donanmasının bölgedeki varlığını artırması, uzun süredir ekonomik kriz ve siyasi baskılar altında zorlanan Venezuela’yı köşeye sıkıştırdı. Devlet Başkanı Nicolás Maduro ise çözümü dış güçlerde arıyor. Son haftalarda Rusya, Çin ve İran’a gönderdiği yardım talepleri, ülkenin ne denli yalnızlaştığını gösteriyor.
SORUMLULUK WASHİNGTON’DA MI, CARACAS’TA MI?
Maduro yönetimi ABD’nin Karayipler’deki askeri varlığını “rejim değişikliği hazırlığı” olarak niteliyor. Washington ise operasyonları “uyuşturucu trafiğiyle mücadele” kapsamında yürüttüğünü savunuyor. Gerçek ise iki tarafın da kendi çıkarları uğruna bölgeyi yeni bir kriz alanına dönüştürmesi.
Maduro, “Tüm ulusları Venezuela ile dayanışmaya çağırıyorum” diyerek uluslararası destek arayışını sürdürüyor. Ancak ülke içinde açlık, yoksulluk ve kitlesel göç sürerken bu çağrılar giderek daha az yankı buluyor.
MOSKOVA’DAN BEKLENEN UMUT
Maduro, Moskova’ya gönderdiği resmi mektupta radar sistemleri, füze bataryaları ve savaş uçağı desteği istedi. Rusya’dan alınan Su-30 uçaklarının bakımının yapılması da talep edildi. Ancak Kremlin cephesi şimdilik sessiz. Ukrayna savaşıyla meşgul olan Rusya’nın, Latin Amerika’daki bir krize açık destek verecek durumda olmadığı yorumları yapılıyor. Yine de Maduro, Moskova’yı “son güvenilir müttefik” olarak görüyor.
ÇİN SESSİZLİĞİNİ KORUYOR
Pekin yönetimiyle yapılan temaslarda, askeri teknoloji ve finansman desteği talep edildi. Fakat Çin’in ekonomik öncelikleri ve ABD ile sürdürdüğü denge politikası göz önüne alındığında, Venezuela’ya açık bir askeri destek vermesi beklenmiyor. Uzmanlara göre, Maduro’nun Çin’den beklediği güçlü dayanışma bu kez gelmeyebilir.
İRAN KARTI: DRONLAR VE ELEKTRONİK SAVAŞ
İran’la yürütülen temaslarda, GPS bozucular ve uzun menzilli dronlar gibi askeri ekipmanlar gündeme geldi. Bu girişim, Tahran’ın Latin Amerika’daki etkisini artırma çabası olarak görülürken, Caracas açısından çaresiz bir hamle olarak değerlendiriliyor. Ekonomisi çökmüş, altyapısı zayıflamış bir ülkenin bu tür askeri yatırımlara yönelmesi, içerideki halk tepkisini daha da büyütebilir.
GERİLİM NEREYE EVRİLECEK?
Venezuela’nın dış destek arayışı hem askeri hem de siyasi bir hamle. Maduro yönetimi, yaptırımlar ve ekonomik çöküş altında yalnızlaşan rejiminin meşruiyetini uluslararası ortaklarla güçlendirmeye çalışıyor. Ancak Rusya, Çin ve İran’ın ne ölçüde destek vereceği, bölgedeki dengeleri nasıl etkileyeceği şimdilik belirsiz.
Karayipler’de artan askerî hareketlilik, yeni bir bölgesel krizin habercisi olarak değerlendiriliyor.
TRUMP’TAN SİNYAL
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, CBS televizyonunda yayınlanan 60 Minutes programında soruları yanıtladı.
ABD’nin Venezuela ile savaşa girip girmeyeceği sorusuna karşılık Trump, “Bundan şüpheliyim, sanmıyorum. Ama bize karşı çok kötü muamele yapıyorlar, sadece uyuşturucu değil, ülkemize yüz binlerce hapishanelerinden, akıl sağlığı kurumlarından istemediğimiz insanları bıraktılar” dedi.
Trump, “Venezuela ile ilgili sorunun uyuşturucu mu yoksa Maduro’nun gitmesi mi” olduğu sorusunu geçiştirirken, “Maduro’nun günleri sayılı mı?” şeklindeki soruya ise “Evet, öyle diyebilirim” yanıtını verdi.
Venezuela topraklarına yönelik ABD’nin askeri bir saldırı düzenleyip düzenlemeyeceğine ilişkin de Trump, “Bu doğru veya değil, bunu size söylemeye meyilli değilim. Bunları muhabirlere söylemem” diye konuştu.






















