(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın kendi savunmasını üstlenmesi gerektiği yönündeki çağrıları ve NATO’ya olan taahhüdünü sorgulayan açıklamaları, Avrupa Birliği ülkelerini savunma harcamalarını artırmaya yöneltmiş durumda.
Bu gelişmeler, NATO’nun geleceği ve ABD’nin rolü hakkında önemli soruları gündeme getiriyor.
AVRUPA ORDUSU TARTIŞMASI VE SAVUNMA HARCAMALARINDAKİ ARTIŞ
Trump’ın açıklamaları sonrasında AB ülkeleri, askeri kapasiteyi güçlendirme yönünde adımlar atmaya başladı. Özellikle Almanya ve Fransa, Avrupa’nın ABD’ye bağımlılığını azaltacak bir ortak savunma politikası oluşturma fikrini gündeme getirdi. Bu kapsamda, yaklaşık 650 milyar avroluk bir bütçenin serbest bırakılması ve askeri teçhizat için 150 milyar avroluk kredi sağlanması planlanıyor.
Almanya, geleneksel mali tutuculuğundan saparak askeri harcamalarını artırmayı ve altyapıya büyük yatırımlar yapmayı düşünüyor. Beklenen yeni şansölye Friedrich Merz, askeri harcamaları sıkı mali kuralların dışında tutarak hızlı bir yeniden silahlanma süreci başlatmayı ve 500 milyar avroluk bir fon ile ulaşım, enerji ve dijital altyapıyı geliştirmeyi hedefliyor.
NATO’NUN GELECEĞİ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Oval Ofis’te bir yasa tasarısı imzalama sırasında gazetecilere konuşan Trump, 32 ülkeden oluşan ittifakın üyelerinin defalarca talep ettiği gibi savunma harcamalarını artırmaması durumunda ABD’nin güvenlik anlaşmasına olan bağlılığını yeniden gözden geçireceğini söyledi. Bu çıkışı, Avrupa’nın savunma politikasında yeni bir döneme işaret ediyor. Washington’un Ukrayna’ya yönelik askeri desteğini azaltma ihtimali de Avrupa için ek bir endişe kaynağı haline geldi. Avrupalı liderler, NATO’nun önemini vurgulamakla birlikte, ABD’nin desteğinin belirsizliği karşısında kendi savunma kapasitelerini artırma gerekliliğini dile getiriyorlar.
RUSYA FAKTÖRÜ VE AVRUPA’NIN STRATEJİSİ
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının devam etmesi ve Kremlin’in Batı’ya yönelik sert mesajlar vermesi, AB ülkelerini daha agresif bir askeri strateji benimsemeye itiyor. Avrupa Komisyonu, NATO’nun dışında bir Avrupa Savunma Girişimi’ni değerlendirmeye alırken, özellikle Polonya, Finlandiya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya’ya yakın devletler, askeri yığınaktan çekiniyor.
OLASI SENARYOLAR
Avrupa’nın artan savunma harcamaları, kıtanın uzun vadede daha bağımsız bir askeri politika izlemesine yol açabilir. Ancak bu durum, NATO içinde ABD ve AB arasında yeni bir gerginlik yaratabilir. Avrupa, kendi savunma stratejisini oluştururken ABD’nin NATO’ya olan bağlılığının ne ölçüde devam edeceğini önümüzdeki dönemde yakından takip edecek gibi duruyor.























