(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan 2025 tarihinde “Ekonomik Kurtuluş Günü” ilan ederek, ülkesinin tüm ithalat ürünlerine yüzde 10 oranında genel gümrük tarifesi uygulanacağını açıkladı. Trump, Türkiye’yi yüzde 10 oranında asgari gümrük vergisi uygulanacak ülkeler grubuna dahil etti.
Aralarında Kamboçya’ya yüzde 49, Vietnam’a yüzde 46, Çin’e yüzde 34, Tayvan’a yüzde 32, Japonya’ya yüzde 24 ve Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 20 gibi 57 ülkeye yönelik daha yüksek tarifeleri de kapsıyor. Trump, bu hamleyle Amerikan sanayisini yeniden ayağa kaldırmayı ve ithalat bağımlılığını sona erdirmeyi hedeflediğini belirtti.
Ancak bu açıklama, yalnızca ABD içinde değil, dünya genelinde ekonomik dengeleri altüst eden bir sürecin başlangıcına dönüştü.
BORSALARDA TARİHİ DÜŞÜŞLER
Dow Jones Sanayi Ortalaması, yalnızca Cuma günü 2.231 puan düşerek Mart 2020’deki pandemi çöküşünden bu yana en kötü gününü yaşadı. S&P 500 yüzde 6 düştü ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq yüzde 5,8 düşerek onu ayı piyasasına girdi. ABD piyasaları iki işlem seansında 5,4 trilyon dolar değer kaybetti.
MİLYARDERLERİN SERVETİ ERİYOR
ABD’li iş insanları arasında kayıplar büyüktü. da Meta’nın sahibi olan Zuckerberg, dolar bazında bakıldığında en çok kaybeden isim olurken, şirketinin yüzde 9’luk düşüşü 17,9 milyar dolar değer kaybetti. Amazon’un sahibi Jeff Bezos da en büyük darbeyi alanlar arasında yer aldı. Amazaon hisseleri yüzde 9 değer kaybederek, 2022 Nisan’dan bu yana en büyük düşüşünü yaşadı. Bu düşüş Bezos’n kişisel servetine 15,9 milyar dolara mal oldu.
Dünyanın en zenginleri arasında yer alan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın en büyük destekçileri arasında yer alan Elon Musk da Trump’ın vergi paketinden en büyük darbeyi alanlar arasında yer aldı. Musk’ın şirketinin hisseleri 11 milyar dolar değer kaybetti. Çinli ayakkabı devi Huali Industrial Group Co. Kurucusu Zhang Congyuan Trump’ın Çin’e uyguladığı yüzde 34’lük ek gümrük vergisinin şirketin hisselerini düşürmesiyle 1,2 milyar dolar kaybetti. Bu miktar Çinli milyarderin servetinin yüzde 13’üne denk geliyor.
ÇİN’DEN MİSİLLEME GECİKMEDİ
Çin hükümeti, Trump yönetiminin ithalat tarifelerine karşılık olarak ABD’den ithal edilen tüm ürünlere %34 oranında ek vergi getirdiğini duyurdu. Pekin yönetimi ayrıca, ABD’nin ticaret politikalarını “ekonomik zorbalık” olarak tanımlayarak uluslararası ticaret kurallarına aykırı bulduğunu açıkladı.
AVRUPA ENDİŞELİ
Trump’ın kararları Avrupa’da da yankı buldu. Özellikle Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler, ABD’ye otomotiv ve sanayi ürünleri ihracatında büyük zarara uğrama riskiyle karşı karşıya. Avrupa Birliği Komisyonu, tarifelerin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğunu savunarak yasal yollarla itiraz etmeye hazırlanıyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, “Tam anlamıyla bir ticaret savaşı son derece zarar verici olur,” uyarısında bulundu. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de sükûnet çağrısında bulundu. “Bu tarifelerin olumsuz bir gelişme olduğu açık. Ancak paniğe gerek yok. Zarar AB’nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) sadece yüzde 0,3’ünü etkileyecek. İhtiyacımız olan şey eylemdir, telaş değil. İşletmelerimizi korumaya kararlıyız ve Avrupa Birliği ile yakın koordinasyon içindeyiz,” şeklinde açıklama yaptı.
TİCARET SAVAŞININ YENİ PERDESİ Mİ?
Trump’ın ticaret hamlesi, 2018-2019 yıllarında Çin ile yaşanan ticaret savaşlarını anımsattı. Ancak bu kez küresel ekonomik görünüm çok daha kırılgan. Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan ülkeler, artan enerji maliyetleri ve tedarik zinciri sorunlarıyla hâlihazırda mücadele ediyor. Yeni tarifeler, bu sorunları daha da derinleştirebilir. ABD’nin ticaret ortakları arasında bloklaşmalar ve yeni ekonomik birliktelikler doğabilir.
KAZANAN YOK, KAYBEDEN ÇOK
Trump’ın ithalat tarifeleri, kısa vadede Amerikan sanayisini desteklemeyi amaçlasa da küresel piyasalarda ciddi zararlara ve siyasi gerilimlere neden oldu. Ticaret savaşlarının kazananı olmayacağı yönündeki görüşler bir kez daha gündeme geldi.
Uluslararası toplum, bu krizin daha fazla derinleşmeden çözülmesi için müzakere yollarının açılmasını talep ediyor. Ancak şu an için görünen tablo, dünya ekonomisinin daha fırtınalı bir döneme girdiği yönünde.





















