(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta, son yılların en büyük düzensiz göç dalgasıyla karşı karşıya. Fas’ın Fnideq kentinden Avrupa Birliği topraklarına ulaşmaya çalışan binlerce kişi, kara ve deniz yoluyla sınırı aşarken, yalnızca bir gün içinde 2 ila 3 bin göçmenin Ceuta’ya geçtiği bildirildi. İspanyol yetkililerin tahminlerine göre son birkaç günde bölgeye yönelen göçmen sayısı yaklaşık 49 bine ulaştı. Bu tablo, 2021’de yaşanan Ceuta sınır krizinden bu yana görülen en büyük düzensiz göç hareketi olarak değerlendiriliyor.
Yaşananlar yalnızca sınır güvenliği açısından değil, aynı zamanda insani boyutuyla da dikkat çekiyor. İspanyol makamları, Avrupa topraklarına ulaşmaya çalışırken en az 18 kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, çok sayıda kişinin yaralandığı ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildiriliyor. Göçmenlerin önemli bir bölümünü genç erkekler oluştururken, kadınlar, aileler ve refakatsiz çocuklar da akının içinde yer alıyor.
Ceuta’nın nüfusu yaklaşık 85 bin civarında olmasına rağmen, kısa süre içinde on binlerce kişinin bölgeye yönelmesi yerel yönetimin kapasitesini zorladı. Barınma merkezlerinin dolması nedeniyle çok sayıda göçmen parklar, kaldırımlar ve açık alanlarda gecelemek zorunda kaldı. Bu durum, sağlık, güvenlik ve insani yardım hizmetleri üzerinde ciddi baskı oluştururken, İspanya hükümeti bölgeye ek asker ve polis sevk ederek sınır hattındaki önlemleri artırdı.
Ceuta ve Melilla, Avrupa Birliği’nin Afrika kıtasındaki iki kara sınırı olması nedeniyle uzun yıllardır düzensiz göç rotalarının en kritik noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Sahra Altı Afrika’dan ve Fas’tan gelen göçmenler, Akdeniz’deki tehlikeli deniz yolculuğuna çıkmadan Avrupa topraklarına ulaşabilmek için bu iki İspanyol toprağını hedef alıyor. Bölgedeki her büyük göç hareketi, yalnızca İspanya’nın değil Avrupa Birliği’nin göç politikalarını da yeniden tartışmaya açıyor.
Uzmanlara göre son dalganın arkasında ekonomik sıkıntılar, işsizlik, insan kaçakçılığı ağlarının faaliyetleri ve Avrupa’ya ulaşma umudunun sosyal medya üzerinden hızla yayılması gibi birçok etken bulunuyor. Bunun yanında Madrid ile Rabat arasındaki iş birliğinin seyri de sınır hareketliliğini doğrudan etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor. 2021 yılında yaşanan büyük Ceuta krizinde de iki ülke arasındaki diplomatik gerilim belirleyici olmuştu.
Ceuta’daki son gelişmeler, Avrupa’nın göç yönetimi konusunda karşı karşıya olduğu yapısal sorunların devam ettiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bir yanda sınır güvenliğini artırma baskısı, diğer yanda uluslararası hukuk ve insani sorumluluklar arasında denge kurmaya çalışan Avrupa ülkeleri, yeni göç dalgalarının kalıcı çözümler yerine geçici güvenlik tedbirleriyle yönetilemeyeceği gerçeğiyle yeniden yüzleşiyor. Mevcut tablo, Akdeniz hattında düzensiz göçün önümüzdeki dönemde de Avrupa’nın en önemli siyasi ve insani gündemlerinden biri olmaya devam edeceğine işaret ediyor.
























