(The Turkish Post) – MEHMET EREN
Gazeteci Yiğit Uzun’un sosyal medya hesabından yaptığı ve gazeteci Cem Küçük’ü savunan uzun paylaşım, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Uzun, paylaşımında Küçük’ün yıllardır tanıdığı, mütevazı bir yaşam sürdüğünü ve hakkında geçmişte ortaya atılan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
Ancak paylaşımın ardından sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cem Küçük hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmış olmasını hatırlatarak, Yiğit Uzun’un açıklamalarının kamuoyunu ikna etmediğini savundu.
Eleştirilerde, soruşturmanın devam ettiği bir süreçte yapılan bu tür savunmaların “erken aklama girişimi” niteliği taşıdığı yönünde değerlendirmeler yer aldı. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise Uzun’un kişisel gözlemlerini aktardığını, bunun yargı sürecinin yerine geçemeyeceğini ifade etti.
Öte yandan soruşturma henüz sonuçlanmış değil. Cem Küçük hakkındaki suçlamalar yargı makamlarınca kesin hükme bağlanmadığından, hukuken masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacak delil ve mahkeme kararları, iddiaların hukuki niteliğini belirleyecek.
Bu nedenle “dezenformasyonu patladı” veya “aklama girişimi çöktü” gibi ifadeler, sosyal medyada gündem oldu. Çünkü Yiğit Uzun’un Küçük’ü aklama paylaşımları tamamen algıya yönelik olduğu aşikar. Uzun, yazdığı metinde Küçük’ü uzun süredir tanıdığını ifade ediyor. Devamında da kesinlikle hesap vermeyecek bir rüşvet bağlantısı olmadığını öne sürüyor. Ancak MASAK raporları dikkatli incelendiğinde ortada derin bir rüşvet ağı olduğu ortaya çıkıyor.
Bu bilgiler ışığında insanın aklına şu soru geliyor: Acaba gazeteci algı yaparak, yargı mekanizmasını mı etkilemeye çalışıyor?






















