(The Turkish Post) – SAFA KAR
İki “kader anı” uzatma dakikalarında yaşandı. Son ataktı; Samsun beraberlik için yüklendi. Sağ kenardan ceza sahasına gönderilen top Kazımcan’ın eline çarptı. Hem oyuncular hem de Samsun kulübesi ayağa kalktı. Penaltıya yakın bir pozisyondu. Tribünlerde nefesler tutuldu. VAR pozisyonu uzun süre izledi. Galatasaray’da “korku”, Samsun’da “umut” hâkimdi.
Soru şuydu: Kazımcan’ın kolu ne kadar açıktı? VAR’ın kararsızlığı da buradan kaynaklandı.
Sonunda hakemi ekrana çağırmadı, pozisyonu tekrar izletmeye gerek görmedi ve kararı “devam” yönünde verdi. Tribünler rahat bir nefes aldı; adeta bir gol sevinci yaşandı. Çünkü penaltı, son saniye vurgunu ve 2 puanın uçup gitmesi demekti. Samsun’da ise hayal kırıklığı vardı.
“Bu pozisyon nasıl penaltı olmaz?” sorusu uzun süre tartışıldı. Galatasaray korku tünelinden kayıpsız çıktı ama VAR ve hakemin kararı da çok tartışılır.
Penaltı mıydı? “Evet” diyen çok olacaktır. Penaltıya yakın bir pozisyondu. Kazımcan’ın kolu bedenine bitişik değildi ama engelleme amaçlı da açık sayılmazdı. Avrupa’da bu tip pozisyonlara daha hoşgörülü yaklaşılır fakat Türkiye’de hakemlerin çoğu bu tür temaslara penaltı çalıyor. Top Samsun’un değil de Galatasaray’ın oyuncusunun eline çarpsaydı, VAR ve hakem “devam” demekte zorlanırdı. Aynı durum diğer büyük takımlar için de geçerli.
Maçın diğer kader anı ise uzatma dakikalarının başında geldi.
Yan hakem ekstra süreyi “5 dakika” diye gösterdi. İki dakika önce Samsun’un beraberlik golü gelmişti. Maçın yıldızlarından Emre Kılınç ilk golün asistini yapmış, bitime dakikalar kala şık vuruşla Uğurcan’ı avlamıştı. Okan Buruk alelacele Arda’yı çıkarıp Icardi’yi oyuna aldı. Gol istiyordu; çünkü puan kaybı liderliğin de riske girmesi anlamına geliyordu.
Samsun geri çekildi, Galatasaray yüklendi. Ceza sahası önünde havadan gelen topu Yunus Akgün içeri doldurdu. Osimhen geri doğru kaykıldı, sağ ayağını topa mükemmel oturttu ve rövaşatayla meşin yuvarlağı filelere gönderdi. Galatasaray yeniden öne geçti.
Puan kazandıran değerli bir goldü; estetik açıdan da olağanüstüydü. Sezonun en güzel gollerinden biri olacağı kesin. Güzellik ve kıymet Osimhen’in vuruşunda birleşti.
Samsun ligin iyi takımlarından… Galatasaray’ın zorlanacağı bekleniyordu. Geçen yıl da güçlükle 3 puana uzanabilmişti.
Sarı-Kırmızılı takım maça çok iyi başladı; adeta bir Sane resitali izlendi. Formunu bulan Sane klasını bu maçta da gösterdi. Karşılaşmanın henüz başında ceza sahasına hızla girdi, slalom hareketlerle rakiplerini eksiltti ve düzgün vuruşla takımını 1-0 öne geçirdi. Galatasaray’ın organize ve baskılı oyunu karşısında Samsun ilk yarıda varlık gösteremedi. Adeta sahadan silindi. İkinci golde de Sane sahnedeydi; bir vücut çalımıyla kendi sahasından aldığı topu sürdü ve Osimhen’in önüne yuvarladı. Osimhen de bildiği en iyi işi yaptı.
İlk 45 dakikada sadece skor değil, oyun olarak da Galatasaray çok üstündü. Samsun’a pozisyon vermedi. İkinci yarıda her şey değişti; Samsun oynamaya, Galatasaray ise kalesini savunmaya başladı.
Uğurcan’ın kalesi adeta ablukaya alındı; pozisyon üstüne pozisyon… Sarı-Kırmızılı takım çıkmakta zorlanıyordu. Gol “geliyorum” diyordu. Gözler Okan Buruk’a çevrildi fakat kenardan bir müdahale gelmedi. Buruk seyretti. 56. dakikada Emre Kılınç ceza sahası içinde elini kolunu sallayarak ilerledi, topu kale önüne gönderdi, Musaba’ya da kafayla vurmak kaldı.
Gol Galatasaray’ı biraz uyandırsa da risk kapıdaydı. Her an beraberlik gelebilirdi. Samsun atakları gol kokmaya başladı ve Emre maçın bitimine 2 dakika kala performansını golle süsledi. Yine de bu gol puana yetmedi. Sahneye Osimhen çıktı ve sezonun golünü attı. Galatasaray sahadan 3 puanla ayrıldı.
Fakat takımda bir sorun olduğu da ortada… Skoru koruma alışkanlığı Fenerbahçe maçında 2 puana mal oldu; Samsun karşısında da iki farklı üstünlük sonrası rehavete yol açtı.
Belki Avrupa maçını da düşünerek fazla yorulmadan skorun üzerine yatmak bir strateji olabilir. Kulübe daraldı; alternatifler azaldı. Okan Buruk riski göze alarak Lemina’yı çıkarıp genç Arda’yı sahaya sürdü. Fenerbahçe maçında puan kaybının nedeni buydu.
Buruk bir tercih yaptı ve “Avrupa daha önemli” demiş olmalı. Haksız da sayılmaz. Taraftarın beklentisi de Avrupa; kulüp yönetimininki de…
Osimhen ve Sane’nin “futbol resitali” sunduğu maçta Galatasaray zorlansa da Samsun engelini kayıpsız geçti.






















