(The Turkish Post) – Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği’nin (TİGAD) Iğdır’da düzenlediği 13. Dijital Medya Çalıştayı’na katılarak “çerçeve yasa” olarak bilinen kanun teklifinin sürecine ve bakanlığın gündemindeki diğer başlıklara ilişkin açıklamalarda bulundu. 81 ilden yaklaşık 150 gazetecinin katıldığı çalıştayın açılışına Adalet Bakan Yardımcıları Abdullah Aydoğdu ve Sedat Ayyıldız ile Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar da katıldı.
“Pazar günü yeni bir aydınlığa uyanacak”
Kanun teklifinin takvimine değinen Gürlek, “Terörsüz Türkiye inşallah pazar günü Genel Kurul’a gelip, pazar günü de Türkiye inşallah yeni bir sabaha, yeni bir aydınlığa uyanacak” dedi. Bakan, ekim ayında sosyal medyaya ilişkin ayrı bir yasal düzenlemenin de gündemde olduğunu belirterek, terörün 40 yıllık maliyetinin 2,3 trilyon dolar olarak hesaplandığını söyledi.
“Murat Karayılan yararlanmayacak”
Kanun teklifinin kapsamına ilişkin en somut açıklamalardan birini yapan Gürlek, düzenlemenin şehit aileleri ve gazileri “incitecek” hiçbir madde içermediğini savundu. Ağır suçlardan yargılananların yasadan yararlanamayacağını vurgulayan Gürlek şöyle konuştu:
“Adam öldürme suçlarına karışan, azmettiren, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan, bununla yargılanan, müebbet hapis ya da başka ağır suçlarla yargılanan kişiler bu yasadan yararlanmayacak. Örnek verdiğimiz Murat Karayılan yararlanmayacak. Neden? Azmettirme suçu var. Yani ne yaptı? Adam öldürme suçuna azmettirdi, yararlanmayacak.”
Gürlek, yasanın uygulanabilmesi için “terörün feshedilmesi, mağaraların boşaltılması, silahların bırakılması, örgütün tamamen tasfiye edilmesi” şartının kanun metnine açıkça yazıldığını da hatırlattı.
Faili meçhul dosyalarında 29 cinayet aydınlatıldı
Gürlek, geçmişteki faili meçhul cinayet dosyalarının günümüz teknolojileriyle yeniden incelendiğini ve bu amaçla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın şimdiye kadar 29 cinayeti aydınlattığını açıkladı. Gülistan Doku dosyasıyla başlayan sürece atıfta bulunan Bakan, soruşturmaların makam ayrımı gözetmeksizin sürdürüldüğünü savundu: “Türkiye eski Türkiye değil, eski Türkiye’de şahıslar güçlüydü, şu an devlet muktedir, kurumlar muktedir… Kim olursa olsun bir cinayet varsa onun mutlaka ortaya çıkarılması lazım.”






















