(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Trabzonspor yönetimini kutlamak gerekiyor. Bu köşeyi okuyanlar bilirler. Başkan Ertuğrul Doğan’ın transfer politikalarını ve yanlış seçimlerini defalarca eleştirilmişimdir.
Hatta Başkan Doğan’a “Trabzon medyasından biraz uzak dur” diye de acizane uyarıda bulunmuştum. Buradaki maksadım, yapılacak transferlerin haber olması, faydadan ziyade takıma zarar veriyordu. Başkan Doğan’da bunun farkına varmış olmalı ki, son dönemde yaptığı bütün transferleri gizlilik içinde yürüttü.
Örneğin; Trabzon medyası Aral Şimşir ismini telaffuz etmeye başladığında, Başkan, “Gündemimizde yok” diyerek spekülasyonları bitirmişti. Bu stratejinin son meyvesini dünyaca ünlü Mısırlı yıldız Muhammed Salah’ın transferinde de gördük. Yönetim o kadar gizli bir süreç yönetti ki, Salah şehre geldiği ana kadar kimsenin haberi bile olmadı.
Hatta, başta büyük takımlar olmak üzere, hiçbir takımın taraftarı Salah’ın Trabzonspor’a geleceğine inanmadı. Ama Ertuğrul Doğan ve ekibi özel bir iş çıkardı. Bu transfer sadece bir futbolcunun satın alınmasından ziyade, bir takımın markasının bir üst segmente çıkarılmasının ilk adımıydı. Bugün rakamı yüksek görenler olabilir. Ancak Salah’ın birkaç yılda vereceği marka değerini düşündüğünüzde, çok büyük bir adımın ilk parçası olduğunu da söylemem gerekiyor.
Evet, şimdi sorabilirsiniz; Salah’ın Trabzonspor’a transferi neyi değiştirecek?
Bende ufak ufak anlatmaya çalışayım.
Futbolda bazı transferler vardır; yalnızca bir futbolcunun formasını değiştirmesinden ibaret asla değildir.
Bazı imzalar vardır ki, bir kulübün tarihine, bir şehrin hikâyesine, hatta bir ülkenin futbol algısına dokunur.
Victor Osimhen gibi bir yıldızın Galatasaray’ın bütün dokusuna işlediği gibi.
Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a transferini de tam olarak böyle bir hikâyenin başlangıcı olarak görmek gerekiyor.
Liverpool gibi bir dünya markasında, dokuz yıl boyunca Avrupa futbolunun en önemli yıldızlarından biri olan, Premier Lig şampiyonlukları ve Şampiyonlar Ligi zaferi yaşayan, Liverpool tarihinin en golcü oyuncularından biri haline gelen Salah’ın kariyerinin yeni durağının Trabzon olması, ilk bakışta size şaşırtıcı gelebilir.
Ancak biraz daha yakından bakıldığında bu transferin Trabzonspor’dan çok daha büyük bir anlam taşıdığı görülüyor.
Çünkü artık mesele yalnızca bordo-mavili formanın içine girecek bir yıldız değil.
Mesele, Muhammed Salah’ın Trabzon’un dünyaya açılan yeni penceresi olmasıdır.
Salah artık Bordo Mavili takımın, reklam yüzü olacak.
Kendi topraklarında, Avrupa’da ya da Arap dünyasında Trabzonspor’un yıldızı olarak anılacak.
Salah’ın temas ettiği her yer, bundan sonra Trabzonspor’a açılacak.
Bunu hem finansal olarak düşünün hem de tanıtım olarak.
Yeni dönemde Trabzon artık sadece futboluyla konuşulmayacak.
Trabzon, Türkiye’de futbolun şehirle bütünleştiği en güçlü merkezlerden biri.
Bu şehirde futbol yalnızca hafta sonu oynanan bir oyun değil. Tribün kültüründen mahallelere, çocukların hayallerinden kent kimliğine kadar uzanan güçlü bir aidiyetten ibaret.
Trabzonspor’un galip geldi hafta bütün şehir mutluyken, başarısız olduğunda da bir o kadar hüzünlü olabiliyor.
Şimdi bu aidiyetin üzerine dünyanın en tanınmış futbolcularından birinin ismi eklendi.
Salah’ın Trabzonspor formasını giymesiyle birlikte Trabzon’un adı yalnızca Türkiye’de değil, İngiltere’den Mısır’a, Avrupa’dan Ortadoğu’ya kadar çok daha geniş bir coğrafyada konuşulacak.
Dünyanın farklı ülkelerindeki futbolseverler, belki de daha önce yalnızca haritada gördükleri Trabzon’u merak edecek.
“Trabzonspor nasıl bir kulüp?”
“Trabzon nasıl bir şehir?”
“Bu futbolcu neden İstanbul yerine Karadeniz’i tercih etti?”
Gibi sorular bir birini izleyecek.
Bu aşamadan sonraki adım da, turizm elçilerine düşecek.
İşte şehir turizmi açısından asıl fırsat burada başlıyor.
Salah transferi, Trabzonspor’un yalnızca futbolcu transferi değil, aynı zamanda şehir tanıtımı açısından da önemli bir marka yatırımı haline gelebilir.
Salah’ın forması, Trabzonspor’un ve şehrinin vitrini olabilir.
Bir dünya yıldızının bir şehirde yaşaması ve o şehrin takımında oynaması, doğal olarak ekonomik bir hareketliliği de beraberinde getirecek.
Forma satışları artacak.
Maç günleri şehirdeki hareketlilik yükselecek.
Konaklama, restoran, ulaşım ve turizm sektörleri bundan pay alacak.
Salah’ı izlemek için Türkiye’ye gelecek yabancı futbolseverlerin bir kısmı, yalnızca maç bileti alıp dönmeyecek.
Trabzon’un tarihini, doğasını, yaylalarını, mutfağını ve Karadeniz kültürünü keşfetmek isteyecek.
İşte Salah’ın transferini bu düzlemde ele almak gerekiyor.
Son bir sözüm de şehir esnafına olacak.
Lütfen, size açılan bu kapıyı kapatmayın.
Kısa vadede kar edeyim derken, şehrin ve Trabzonspor yönetiminin bütün emeklerine ihanet etmeyin.
Bizden uyarması…
Yoksa şehrimize çok zarar verirsiniz.






















