(The Turkish Post) – SAFA KAR
Hem 1 puan hem de 1 maç… Geri sayım başladı. Galatasaray’a şampiyonluk için bir beraberlik kafi… Taraftarını çok bekleteceğini sanmıyorum. Haftaya Kayseri maçında işi bitirir. Saha ve taraftar önünde kupayı alır. ‘Mayıslar bizim’ demişti. Mayısın ortasında alacak kupayı.
Fenerbahçe pes etti. Mourinho ‘ikincilik garanti’ derken ‘Bu da fena değil’ diye düşünüyordu. Ama taraftar için ikincilik ile sonunculuk arasında bir fark yok. Demek ki Fenerbahçe yönetimi Mourinho’ya bu gerçeği anlatmamış. İsmail Kartal’ın takımı daha başarılıydı. Şampiyonluğu son haftaya kadar kovaladı. 99 puan aldı.
Mourinho, Kartal’ın çok gerisinde. Hiç değilse kendisiyle yarışabilseydi. Ligi geçen yıldan bir puan fazla bitirebilseydi. Yapamadı. ‘Özel adam’ lafta kaldı. Dünya markası Türkiye’de sökmedi. Mourinho zaten takımı deneme tahtasına çevirdi. Bir omurga bile oluşturamadı. Her maça farklı oyuncu…
Başakşehir’i farklı yendi ama oyun kalitesi düşüktü. Futbolcuların kafalarında ligi bitirdiği açıkça görüldü. Coşku ve ritim yoktu. Sadece becerikli ayaklarla 4 gol buldu. Beşiktaş yenilgisinden sonra 3 puanın pek anlamı yoktu. Fenerbahçe şampiyonluğu kaybettiyse Galatasaray çok daha iyi olduğu için değil.
Fenerbahçe kendisine yenildi. Saha dışıyla çok oynadı. Ali Koç baştan teslim bayrağını çekti. ‘Bizi şampiyon yapmıyorlar…’ dedi. Bu sözün hoca ve futbolcular üzerinde ne tür etki yapacağını hiç düşünmedi. Mourinho da başarısızlığına ‘yapı’ gibi kopya bahaneler üretti.
Ali Koç madem ki şampiyonluğu kafasına koymuştu, takımın en iyi oyuncusu Arda Güler’i niye sattı? Bir sezon daha bekleyemez miydi? Hadi Arda’yı gönderdi, takımın oyun ritmini ve coşkusunu arttıran Ferdi Kadıoğlu’nu niye takımda tutmadı? Koç önce kendi hatalarıyla yüzleşmeli… Fenerbahçe derbi kazanamadı. Ligin üst sıralarındaki bütün takımlar karşısında puan kaybetti.
Galatasaray’ın Trabzon maçı içi oturdum bilgisayarın başına… Trabzon ligdeki durumu ne olursa olsun her zaman zor deplasmandır. Sarı Kırmızılı takım rahat… 1 puan alsa da olur… Hatta yenilgi felaket demek değil. Telafisi var çünkü. Trabzon’un aklı da kupa finalinde… 4 gün sonra Galatasaray’la kupa için sahaya çıkacak. 4 gün içinde aynı takımla iki maç… Karadeniz ekibi kötü sezonunu ‘kupa’ ile silmek istiyor. Fatih Tekke’nin de ilk kupası olacak… Galatasaray da pes edecek takım değil, kupa canavarı, neden iki olmasın?
İki takım da temkinli başladı maça… Galatasaray ilk dakikalarda biraz daha ataktı. Trabzon kısa sürede oyunun kontrolünü eline aldı. Ve uzun toplarla Galatasaray kalesinde tehlikeler yarattı. Okay’ın kafası direkten döndü. Visca, Muslera’yı geçemedi, Mendy dikkatsizdi. Yoksa ilk yarıyı ev sahibi takım rahatlıkla önde bitirebilirdi.
Galatasaray enerjisini ikinci yarıya saklamış… Gol arayışlarını sıklaştırdı. Trabzon kalesini adeta ablukaya aldı. Üst üste köşe vuruşları kazandı. Sağdan ve soldan ceza sahasına gönderilen toplar defansı bunalttı. Uğurcan kurtarış yapmaktan yoruldu. Direk imdadına yetişti. Ardından Abdulkerim sahneye çıktı, kornerden gelen topu kafayla uzak köşeye bıraktı. Trabzon’un direnci kırılmıştı. Tekke’nin oyuna müdahalesi de işe yaramadı.
Maçın son bölümünde Eren Elmalı çok hızlı çıktı, ceza sahasında bekleyen Yunus’a topu aktardı… Yunus da Morata’nın önüne bıraktı. İspanyol yıldıza da en yaptığı işi yapmak düştü. Ayak içiyle köşeyi gördü. Ve galibiyeti perçinledi. Tribünde bulunan Sarı Kırmızılı taraftarlar şampiyonluk meşalelerini yaktı. Galatasaray önce kupa finali oynayacak ardından şampiyonluk maçına çıkacak…
Galatasaray için şampiyonluk ve her iki kupada bir adım ötede… 4 güne ‘iki kupa’ birden sığdırabilir. Tabii Trabzon’un şansı da az değil. Asıl hesabı finale bıraktı. Tekke’nin öğrencileri varını yoğunu ortaya koyacak. Lig Galatasaray’ın da Türkiye kupası bakalım kimin olacak?























