(The Turkish Post) – SAFA KAR
İki farklı maç gibi sanki… İlk devre Rizespor oynadı, Fenerbahçe seyretti. İkinci yarıysa tam tersi; Fenerbahçe oynadı, Rizespor seyretti. Ve ortaya 5-2 gibi inanılmaz bir sonuç çıktı.
Rize’nin kalecisi Fofana ilk yarı muhteşem oynadı. Köşelere uzandı, zor toplar çıkardı. İkinci yarıysa rezaletti. Önündeki topu tutamadı. Yediği ilk gol evlere şenlikti. Göğsüyle topu yumuşatmak istedi, sektirdi; top direğe çarptı ve Asensio’nun önüne düştü.
Geri dönüşün ilk kıvılcımını bu gol yaktı. Ardından Fenerbahçe’nin beraberlik golü geldi.
Oyuna yeni giren Talisca, Nene’nin havadan gelen ortasına kafayı vurdu. Kaleci Fofana mı? O da seyretti. Ne havadan gelen topa çıkabildi ne de yakın mesafeden Talisca’nın kafasını çelebildi.
Diğer Rize’li oyuncular da sanki tüm enerjilerini ilk yarı tüketmiş gibi ‘bitik vaziyetteydi’. İkili mücadelelerde zayıf kaldılar, isabetli paslar yerini serseri toplara bıraktı. Fenerbahçe’yi üzerine çektiler. Karşılığını da veremediler. Kontraya çıkamadılar.
Rize’li Laçi 10 dakikada iki sarı kart gördü ve oyun dışı kaldı. İlki hakeme itirazdandı ve gereksizdi. İkincisini hak etti ve takımını yaktı; 10 kişi bıraktı. Zaten oyun Fenerbahçe’ye dönmüştü. Rize’nin bir eksik oynaması işleri daha da kolaylaştırdı.
Hayır, ‘kırmızı kartta’ bir sorun yok. Ama Fenerbahçe’nin rakiplerinin çok fazla kırmızı kart gördüğü de bir gerçek. İlginç bir istatistik bu…
Beşiktaş maçını da ‘kırmızı kart’ çevirmişti. Yoksa yenilgi kaçınılmazdı. Rize’de de karşılaşmanın en kritik zaman diliminde rakibi 10 kişi kaldı.
Goller de peş peşe geldi. Asensio ceza sahası önünden vurdu, rakipten seken top doksana gitti. Ve Fenerbahçe 20 dakika içinde 3 gol buldu. İlk yarının tam tersi… Rize 15 dakikada 2 gol atmıştı. Artık bu dakikadan sonra Rize’nin direnci iyice kırıldı. Risk aldı, defansı boşladı. Nesyri ve Brown’un golleri farkı üçe çıkardı.
Neresinden bakılırsa bakılsın ilginç bir maç hikâyesi… Gece ile gündüz gibi iki farklı devre… Tribünleri dolduran Rize’li taraftarlar maçı şaşkınlık içinde izledi. 90 dakikanın sonunda gülen takım Fenerbahçe oldu.
Sonuçta, Rize başladı, Fenerbahçe bitirdi. Beşiktaş maçı gibi… ‘Kırmızı kartla’ kolaylaşan oyun…
Fenerbahçe sadece 3 puan değil, derbi öncesi büyük moral kazandı. Kendi saha ve taraftarı önünde Galatasaray’ı yenebilirse liderlik koltuğuna oturma şansı yakaladı. Bu, ne zamandır Fenerbahçe’nin beklediği andı. Şans faktörü derbi maçında da yanında olacak mı? Yoksa üç defa sıçrayan çekirge avansını tüketti mi? Önce her iki takımın da Avrupa sınavı, sonra büyük kapışma…
Gündüz saatlerinde başlayan Beşiktaş–Samsun maçında ilginç bir hikâye yaşandı.
Yaralı bir martı sahanın ortasında göründü. Bir ayağı kırıktı, uçmakta zorlanıyordu. Maç başladı, martı sık sık ekranlara girdi. Ve Süleyman Seba hatırlandı.
Yıllar önce, “Sizi özlediğim zaman yanınıza bir martı olarak gelirim belki…” demişti. Neden kartal değil de martı? Beşiktaş’ın sembolü kartal değil mi? Seba kendisini daha narin olan ‘martı’ya benzetirken neler düşündü acaba?
Yaralı martı tribünlere ve ekran başında maçı izleyenlere ‘duygusal anlar’ yaşattı. Futbolun zarif ve beyefendi ismi Süleyman Seba’ya dualar gönderildi.
Beşiktaş mı? Yaralı martıdan farksızdı. Samsun karşısında 1 puanı zor kurtardı. Maçın son anlarında stat ‘yönetim istifa’ sloganlarıyla inledi.
Taraftarın yaşanan başarısızlıklar karşısında ‘bedel’ istemesi doğal. Beşiktaş’ın işi bundan sonra çok zor…
























