(The Turkish Post) – SAFA KAR
Şampiyonluk gitmiş, lige havlu atmışsın fakat bu maça asılmayacağın anlamına gelmez. Futbolun asaleti, kulübün onuru, formanın şerefi yok mu? Fenerbahçe ligten düşmesi haftalar önce kesinleşen Hatay karşısında büyük şok yaşadı. Sahadan 4-2 mağlup ayrıldı. İlk kez kalesinde 4 gol birden gördü.
Hayır, maça yedek kadroyla çıkmadı. Kaleci dışında neredeyse ideal 11’i sahadaydı. Gol ayakları hem Dzeko hem de Nesyri oynadı. Tadic, Talisca, Amrabat, Skriniar da… Eksiği yok fazlası vardı. Belki motivasyon ve morali noksandı. Mourinho gibi bir hocaya rağmen şampiyonluk gelmemişti.
Oyuncu tercihlerine bakılırsa Hatay karşısına ‘farklı skor’ için çıkmıştı. Yoksa iki santraforla niye maça başlasın… Rakip de zayıf… Ligte tutunamamış bir takım. Fenerbahçe maça iyi de başladı. Nesyri golünü attı. Sonra takım durdu, Mert Müldür direkt kırmızı kart gördü ve arkadaşlarını 10 kişi bıraktı.
Bundan sonraki dakikalar Fenerbahçe için bir korku filmi gibiydi… 10 kişiyle maç kazanılmaz değil, kazanılır. İki takım tartıya çıkığında bir kişi eksik olmasına rağmen Fenerbahçe daha ağır basar. Fakat böyle olmadı. İlk yarının son anlarında kaleci Ertuğrul’a çarpan top beraberliği getirdi. Sorun değildi, 45 dakika daha vardı. Mourinho’nun oyuna müdahalesi gelecekti.
İkinci mutlak galibiyet için çıktı sahaya Fenerbahçe… Fakat bir türlü organize olamıyordu. Derken Ertuğrul hata yaptı. Topu kontrol edemedi ve Boutobba’ya kaptırdı… Boş kaleye tıngır mıngır yuvarlanan top Hatay için galibiyet golü demekti. Ertuğrul yıkıldı, yüzün formayla kapattı. Artık çok geçti. Skriniar’in tesellisi de işe yaramadı. Fenerbahçe geriye düşmenin şaşkınlığıyla rakip kaleye yüklendi. Defansı boşalttı.
Hatay, Fenerbahçe’nin bu riskli oyununu çok iyi değerlendirdi. Hızlı ve uzun toplarla peş peşe goller buldu. Önce penaltıdan farkı ikiye çıkardı, ardından 3’e… Büyük bir şok… Mourinho peş peşe oyuncu değiştirdi fakat çaresiz, aradığı golleri bulamadı. Ta ki maçın son saniyelerinde İrfan Can Kahveci’nin golü geldi. Artık her şey bitmişti. Nitekim hakem santra bile yaptırmadı.
Kıt imkanlarla onur mücadelesi veren Hatay’ın her türlü alkış ve takdiri hak ettiğini söylemek lazım. Trabzon’u Trabzon’da yendi. Fenerbahçe karşısında rakibinin büyüklüğüne boyun eğmedi. Mücadelesini verdi. Akıllı oynadı. Fırsatları çok iyi değerlendirdi. Ve kazanmasını bildi. Ligin renkli takımlarından biriydi aslında. Maalesef depremden sonra toparlayamadı.
Lige veda eden Hatay gibi bir takım karşısında alının 4-2’lik yenilgi… 15 dakikada yenen 3 gol… Büyük oyuncuların ‘küçük oyunları’. Özel adam Mourinho’nun çöküşü… Her ne olursa olsun bir kulübün bunu sindirmesi, kabullenmesi mümkün değil. Taraftar zaten ağır travmanın şoku içinde… Üzerine bu işkence geldi. Galatasaray’ın 11 puan gerisine düşmek… Hiçbir bahanesi ve mazereti olamaz bunun.
Utanç verici bir tablo bu… Altındaki imzada Mourinho yazıyor. Ve kulüp başkanı olarak da Ali Koç… Bu skorun altından kalkmak kolay mı? Mourinho seneye de kalacak mı? Ali Koç kararını yeniden gözden geçirir mi? Bir maçla mı? Hayır, son damla bu… Bardak doluydu zaten, taştı… Taraftarın sabır taşı çatladı. Bu skorla sadece taraftarın değil futbolun da kalbini kırdı Fenerbahçe… Bunun bir bedeli olması gerekmez mi?























