Cuma, Temmuz 24, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Sevgili anne, sevgili baba... Çocuğunuz sizden mükemmel olmanızı beklemiyor. Sadece sonuç ne olursa olsun aynı sıcaklıkla sarılmanızı beklediğini unutmayın. Çünkü çocuk için başarı, kazandığı okul değildir. Başarı, eve döndüğünde hâlâ sevildiğini hissedebilmektir. Unutmayın... Hayatta birçok sınav tekrar edilir. Ama çocukluk yalnızca bir kez yaşanır. Ve o yıllarda kalbe düşen her söz, ömür boyu insanın içinde yankılanır. Bugün istediği okulu kazanamayan bir çocuk, yarın çok başarılı bir doktor, mühendis, öğretmen, sanatçı ya da bilim insanı olabilir.

24/07/2026 12:07
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Esat Aytan

Esat Aytan

42 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ESAT AYTAN 

“Asıl kaybeden, sınavı kazanamayan çocuk değildir; bir çocuğun kendine olan inancını kaybetmesine seyirci kalan yetişkinlerdir.”

Temmuz ayının sıcak bir sabahı… Milyonlarca evde aynı ekran başında heyecanlı bir duruş. Parmaklar titreyerek bir numara ve birkaç saniye sonra çıkan puanlar beliriyor.

Küçücük sayı, ne yazık ki birçok evde bir çocuğun kişiliğinin yerine geçiyor.

O gün televizyonlar yine aynı çocukları gösteriyor. Tam puan alanlar… Türkiye derecesi yapanlar… Kameralara gülümseyen aileler… “Başarımın sırrı…” diye başlayan röportajlar… Hak edilmiş her başarı elbette alkışlanmalıdır. Ancak her alkışın gölgesinde kalan bir sessizlik vardır. Kimse o sessizliği haber yapmaz. Kimse odasının kapısını içeriden kilitleyen çocuğu göstermez. Kimse sonuç ekranını kapatıp saatlerce tavana bakan gencin hikâyesini anlatmaz. Kimse sofraya inmeyen, arkadaşlarının telefonlarını açmayan, sosyal medyadan kaybolan çocukları konuşmaz.

Oysa eğitim, tam da onların hikâyesinin başladığı yerde anlam kazanır.

Yirmi yılı aşkın eğitim hayatım boyunca binlerce öğrenciyle aynı masaya oturdum. Kimi Türkiye derecesi yaptı. Kimi hayalini kurduğu liseye, üniversiteye yerleşti. Ama itiraf etmeliyim ki beni yetiştiren öğrenciler, en başarılı olanlar değildi. Beni asıl yetiştirenler, kendilerini başarısız zanneden çocuklardı. Çünkü insan, bir çocuğun kırılan umutlarına dokunmadan eğitimin ne olduğunu tam olarak öğrenemiyor. Bugün hâlâ zihnimden silinmeyen bir gün var. Sonuçların açıklanmasının ertesi sabahı…

Kapım yavaşça çalındı. İçeri önce bir anne girdi. Arkasından, omuzları çökmüş, gözleri uykusuzluktan kızarmış bir delikanlı… Annenin yüzünde günlerdir dinmeyen bir yorgunluk belirtisi. Oturur oturmaz sesi titredi. “Hocam…” dedi. “Biz puanı konuşmaya gelmedik.” Sonra sustu. Sadece sustu… Bazen insanın söyleyemediğini gözyaşları anlatır. Çocuk ise başını hiç kaldırmadan sandalyenin kenarına ilişmişti. Odada öyle ağır bir sessizlik vardı ki, nefes almaların yorgunluğu  bile duyuluyordu. Bir süre bekledim. Sonra sadece şunu sordum: “Canın en çok neye acıyor?” Uzun süre cevap vermedi. Parmakları birbirine kenetlenmişti. Dudakları titriyordu. Ve sonunda öyle bir cümle kurdu ki… Bugün bile her sonuç açıklanma döneminde kulaklarımda yankılanır.

“Hocam… Ben sınavı kaybetmedim.

Galiba ailemin gözündeki yerimi kaybettim.”

O an zaman durmuştu. Annesi irkilerek oğluna döndü. “Ne demek istiyorsun?” diye fısıldadı. Genç, gözlerini ilk kez annesine çevirdi.

“Son üç gündür bana kimse sarılmadı.”

“Babam yüzüme bakmıyor.”

“Annem konuşurken bile eskisi gibi seslenmiyor.”

“Demek ki ben, sadece başarılı olduğum zaman değerliymişim.”

İnanın… Meslek hayatım boyunca yüzlerce akademik rapor okudum. Sayısız başarı grafiği inceledim. Ama hiçbir bilimsel veri, o cümle kadar sarsmadı beni. Çünkü o gün odada başarısız olmuş bir öğrenci yoktu. Sevilmeye layık olmadığını düşünmeye başlamış bir çocuk vardı. İşte eğitim adına en büyük tehlike budur. Çocuklar düşük puan yüzünden yıkılmaz. Onları yıkan, puandan sonra değişen bakışlardır.

Biz yetişkinler çoğu zaman fark etmiyoruz. Bir sınav sonucunu konuştuğumuzu zannediyoruz. Oysa çocuk bambaşka bir şey duyuyor. Biz; “Bu sene olmadı.” diyoruz. O ise; “Ben olmadım.” diye anlıyor. İşte bütün kırılma burada başlıyor. Çocuk, matematikte yanlış yaptığı soruları değil; kendisi hakkında yanlış kurduğu cümleleri ezberliyor:

“Yetersizim.” “Annemi babamı hayal kırıklığına uğrattım.” “Arkadaşlarım benden daha değerli.” “Ben başaramayan biriyim.”

Sonra bu cümleler büyüyor. Önce özgüveni eksiltiyor. Sonra cesareti… Sonra hayalleri… En sonunda da kendisini…

Bir eğitim koçu olarak yıllardır aynı gerçeği görüyorum. Başarılı öğrenciler bilgiyle, sevgiyle büyüyor. Ama hayal kırıklığı yaşayan öğrenciler, yalnızca sevgiyle ayağa kalkabiliyor. “Biz yine senin yanındayız.” “Sana olan sevgimiz eksilmedi.” “Bir sınav seni tarif etmeye yetmez.”

Bu cümleler, bazen bir yıllık hazırlıktan daha güçlüdür. Çünkü insan önce kalbiyle ayağa kalkar. Sonra aklı çalışmaya başlar.

Sevgili öğretmen… Belki sınıfındaki en sessiz öğrenci, en çok desteğe ihtiyacı olan çocuktur. Belki kimseye belli etmiyor. Belki gülümsüyor. Belki “İyiyim.” diyor. Ama içinde koca bir dünya yıkılmış olabilir. Onun omzuna koyacağınız bir el… Kuracağınız tek bir cümle… Yıllar sonra bile unutulmayacaktır.

Sevgili anne, sevgili baba… Çocuğunuz sizden mükemmel olmanızı beklemiyor. Sadece sonuç ne olursa olsun aynı sıcaklıkla sarılmanızı beklediğini unutmayın. Çünkü çocuk için başarı, kazandığı okul değildir. Başarı, eve döndüğünde hâlâ sevildiğini hissedebilmektir. Unutmayın… Hayatta birçok sınav tekrar edilir. Ama çocukluk yalnızca bir kez yaşanır. Ve o yıllarda kalbe düşen her söz, ömür boyu insanın içinde yankılanır. Bugün istediği okulu kazanamayan bir çocuk, yarın çok başarılı bir doktor, mühendis, öğretmen, sanatçı ya da bilim insanı olabilir. Ama bugün kendisini değersiz hisseden bir çocuğun yeniden kendine inanması bazen yıllar alır. Bu yüzden gelin… Sonuç listelerini değil, çocukların yüzünü okuyalım. Puanları değil, umutları koruyalım. Dereceleri değil, emekleri konuşalım. Çünkü eğitim, yalnızca zirveye çıkanları alkışlama sanatı değildir.

Eğitim; düştüğünde elinden tuttuğun çocuğun, yıllar sonra yeniden yürüyebildiğini görebilme sabrıdır.

Ve unutmayalım…

Bir gün çocuklar sınav sonuçlarını unutacaklar; ama sonuçların açıklandığı gün, gözlerinin içine nasıl baktığımızı asla unutmayacaklar.

Çocuklar, hayatın bizlere en güzel armağanıdır. Gözlerinde kendimizi keşfetmenin haklı gururunu yaşarken, kalplerine kendilerince bize ayrılmış renklerle yaşam olalım…

Etiketler: aytanbirÇığlığıçocuğunEsatsessizÜst Manşet
PaylaşTweetPaylaşGönderTara
Esat Aytan

Esat Aytan

Önerilen Haberler

Kemal Albayrak yazdı I Sorumlulara Çağrımdır
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Asıl gündem kapatılıyor

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Ayşem Narlı yazdı I Teknoloji çağında öğrenci olmak!
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Teknoloji çağında öğrenci olmak!

Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle Özgür Özel’e soruşturma
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Özel’den beklenen ‘Yeni Parti’ hamlesi

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Özgür Özel Yeni Parti’nin kurulduğunu duyurdu

Özgür Özel Yeni Parti’nin kurulduğunu duyurdu

Türkiye genelinde 115 maden sahası yatırımcılara açılıyor

Türkiye genelinde 115 maden sahası yatırımcılara açılıyor

PKK, nerede ve nasıl silah bırakacak?

Çerçeve yasa cezaevindeki PKK mensuplarını kapsayacak

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi
  • Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu
  • Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı
  • Özgür Özel Yeni Parti’nin kurulduğunu duyurdu

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.