(The Turkish Post) – SAFA KAR
Trabzonspor, 10 kişi kalan Başakşehir karşısında çok zorlandı; geriye düştü, önce beraberliği sağladı sonra üstünlüğü…
Uzatma dakikalarında skor tekrar eşitlendi. Tam puanlar paylaşılacak derken Muçi çıktı sahneye; topu sol ayağına aldı ve köşeye muhteşem vurdu. Kenarda Fatih Tekke şampiyon olmuş gibi sevindi. Tribünler ve Trabzon şehri de çocuklar gibi şenlendi.
Trabzon, futbolla yatıp futbolla kalkan bir şehir…
Haftanın son maçı İstanbul’da oynandı. Trabzon için deplasman sayılmazdı çünkü tribündeki taraftarı, ev sahibinden daha kalabalıktı. “Bize her yer Trabzon” diyen bir taraftar kitlesine sahip takım… İstanbul’da olmaz mı?
Bu zor mücadelede takımını yalnız bırakmadılar. Liverpool’un meşhur şarkısındaki gibi: “Asla yalnız yürümeyeceksin.”
Taraftarın ilgisi için illa şampiyonluğa oynamaya gerek yok. Futbol farklı bir tutku… Renklerin bağımlılığı… “Yense de yenilse de, iyi günde kötü günde” taraftar oradadır.
Trabzonspor’un durumu fena değil. Lige iyi başladı, üst üste maçlar kazandı. Tek yenilgisini Fenerbahçe’den aldı. Galatasaray’a İstanbul’da kafa tuttu; başa baş oynadı ve bir puanla dönmeyi başardı.
İlk zamanlarda oyunu tutuktu ama giderek açıldı. Fatih Tekke “Biraz zaman…” demişti; yeni gelen oyuncuların uyumu ve ritmi için süreye ihtiyaç vardı.
Başakşehir maçları her zaman zorludur. “Beşinci büyük takım” gözüyle bakılabilir. Bir şampiyonluğu var. Oyuncu kalitesi yerinde… Hocası uluslararası deneyimi olan biri: Nuri Şahin.
Maç Trabzon adına şanssızlıkla başladı. İlk bölüm, iki takımın birbirini tartmasıyla geçti. Başakşehir de iddialıydı; kolay teslim olmayacaktı. Şahin, takımını iyi hazırlamıştı.
10’uncu dakika oynanıyordu. Visca, sağ kenara yuvarlanan topa koştu. Ebosele çift daldı; topla birlikte Visca’ya müdahale etti. Kontrolsüz bir hareketti. Visca acı içinde kıvrandı, yerden kalkamadı. Hakem önce sarı kart gösterdi. Ebosele bu karta itiraz etti, faul yapmadığını söyledi. VAR devreye girdi ve o beğenmediği sarı kart kırmızıya döndü. Maçın dengesi bir anda değişti.
Nuri Şahin hiç beklemedi; hemen oyuna müdahale etti. Deniz’i çıkardı, Opoku’yu oyuna soktu. 10 kişiye göre takımını yeniden düzenledi. Trabzon için maç kolaylaşmıştı derken VAR yine devreye girdi. Havadan gelen topa Okay’ın eliyle müdahale ettiğini hakeme ekranda gösterdi. Zor bir pozisyondu. Başakşehirli oyuncuların bile penaltı beklemediği, herhangi bir itirazda bulunmadığı bir andı.
Halil Umut Meler, VAR’ın uyarısını dikkate aldı ve beyaz noktayı gösterdi. Başakşehir, hiç ummadığı bir anda öne geçti.
Trabzon sağlı sollu ataklarla kaleye yöneldi. Zubkov, bal yapmayan arı gibi çok hareketliydi ama topları hep ezdi. Neredeyse maç boyu olumlu top kullanmadı. İlk yarının sonlarına doğru derin pası iyi değerlendiren Augusto beraberlik golünü attı. Augusto deplasmanların golcüsü… Yine yanıltmadı.
Galibiyet golü Trabzon’dan beklenirken Başakşehir’in golcüsü Shomurodov çıktı sahneye ve Onana’yı avladı; şık bir kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. Defansın bir anlık zafiyeti gole neden oldu.
Gözler ikinci yarıya çevrildi. Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarındaki senaryo tekrarlanacak mıydı? Her iki maçta da ilk yarılar geride tamamlanmış, ikinci yarılar geri dönüşle sonuçlanmıştı. Sıra Trabzon’da mıydı?
Trabzon çok hızlı başladı. Golü de buldu ama ofsayta takıldı. Top Trabzon’da olmasına rağmen final pasları başarısızdı. Ceza sahasına gönderilen toplar bir türlü Onuachu’nun kafasıyla buluşmuyordu. Uzaktan atılan şutlarsa kaleyi bulmuyordu.
63’üncü dakikada Beşiktaş’ta tutunamayan Muçi oyuna girdi. Yay üzerinde önüne bir top düştü; minare gibi havaya dikti. Taraftar saç baş yoldu. Doğrusu ben de “Muçi Trabzon’un oyuncusu değil… Daha topa vurmasını bilmiyor. İyi olsaydı Beşiktaş verir miydi?” diye düşündüm.
Futbol enteresan oyun… O dakikalarda hiç kimse Muçi’nin maçın adamı olacağını tahmin edemezdi. O ışık ve enerji yoktu.
Nafile ataklarla umutlar giderek tükenirken VAR yine devreye girdi ve Trabzon penaltı kazandı. Yine zor ve karmaşık bir pozisyondu. Hakemin yakalaması mümkün değildi. Onuachu hata yapmadı, penaltıyı gole çevirdi ve takımına beraberliği sağladı.
İki dakika sonra Muçi, ceza sahası içinde önüne düşen topu ağlara gönderdi. Karadeniz ekibi ilk kez öne geçti. Kalan dakikalarda skoru korumaya çalıştı. Ancak kornerden gelen bir karambolde golü kalesinde gördü: yine beraberlik…
Artık uzatmaların da uzatmasına geçilmişti. Sahneye kim çıktı dersiniz? İlk vuruşu karavana olan Muçi… Ceza sahasının önünde topu aldı. Ceza sahası ve çevresi çok kalabalıktı. Pas atması bekleniyordu. Tüm oyuncular pozisyonlarını almıştı. Muçi topu sola çekti ve sol ayağıyla öyle bir vurdu ki… Top, “90” diye tabir edilen yere takıldı.
Gol düellosundan Trabzon galip çıktı. Tam 7 gol… Maçı izleyenler gole doydu. 90 dakikaya çok şey sığdı. Maç iki takıma da gitti geldi, sonra ortaya yöneldi ve son anda Trabzon’u güldürdü.
Maçın kahramanı tartışmasız Muçi’ydi. Attığı galibiyet golü, sezonun en iyi gollerinden biri olmaya aday…




















