(The Turkish Post) – SAFA KAR
Kâğıt üzerinde nispeten kolay bir maçtı; Kocaeli yenilgisini unutturmak için de bir fırsattı.
Bir hafta sonra Fenerbahçe’yle derbi vardı. Takımın sakatlarla başı dertteydi. En başta Osimhen yoktu.
Aylar sonra Kazımcan ilk 11’e girdi. Okan Buruk kalede revizyona gitti; Uğurcan’ı dinlendirmek istedi. “Soğuk eldiven” Günay geçti kaleye… Icardi de kenardaydı.
Buruk maça santraforsuz başladı. Az kalsın ummadığı taş baş yarıyordu.
Gençlerbirliği, hoca değişikliğinden sonra oyun ve moral olarak toparlanma sürecine girdi. Başakşehir’i yendi. Ligi yakından tanıyan Volkan’ın çalıştırdığı Gençlerbirliği hafife alınmamalıydı.
Fenerbahçe kaç sezondur bunun bedelini ödedi. Galatasaray’ın oyunundaki düşüş, Kocaeli maçından sonra Gençlerbirliği karşısında da açıkça görüldü. Aslında kritik bir karşılaşmaydı; puan kaybı liderliğin riske girmesi demekti.
Sarı-kırmızılı takım ilk yarım saat şuursuzca ataklar geliştirdi. Ceza sahasına çok top gönderdi; fakat ne karambole ayağını sokacak bir Icardi ne de havadan gelen toplara kafa vuracak Osimhen sahadaydı.
Barış Alper çok didindi; sahada basmadık yer bırakmadı. Yeri geldi en uçta oynadı, yeri geldi defanstan top çıkardı. Bir kafa vuruşu üst direkte patladı.
Gol ise rakipten geldi. Kenardan ceza sahasına gönderilen topu defans ıskaladı; Niang’a dokunmak kaldı. Kocaeli’de başlayan kâbus sürüyordu.
Daha 20 dakika dolmadan Lemina sakatlandı ve oyundan çıkmak zorunda kaldı. Lemina takımın bel kemiğiydi; geri ve ileri arasında köprüydü.
Kara bulutlar Galatasaray’ın üzerinde dolaşıyordu.
İlk yarı dolarken bu kez Singo oyuna devam edemedi; yerini Icardi’ye bıraktı. Galatasaray beraberlik için Gençlerbirliği kalesine yüklendi. Icardi’nin bir kafa vuruşu direkte patladı. İlk 45 dakika rakip takımın üstünlüğüyle geçildi.
İkinci yarı tam bir soru işaretiydi: Galatasaray kâbustan uyanabilecek miydi?
Orta sahanın maestrosu İlkay oyuna girdi. İlkay’ın neden oynamadığı da ayrı bir soru işareti… Sakatlıktan çıktıysa böylesine kritik bir maçta ilk 11’de başlamaz mıydı? Tamam, Avrupa maçları daha önemli…
Okan Buruk da planlarını buna göre yaptı. Galatasaray ikinci yarıya çok hızlı başladı. Icardi, nasıl bir son vuruş ustası olduğunu bir kez daha gösterdi; kenardan gelen topu tek vuruşla ağlara gönderdi.
Bir dakika sonra galibiyet golü geldi. Kontra topu yakalayan Icardi, kaleciyle karşı karşıya kaldı. Kaleciden dönen topu Barış Alper tamamladı. Barış, emeğinin karşılığını golle taçlandırdı. Üçüncü golün asistini de yaptı. İlkay, usta bir dokunuşla topu önüne aldı ve kalecinin sağından fileleri havalandırdı.
Maçın farka gitmesi beklenirken Gençlerbirliği ikinci golünü buldu. Metehan, Galatasaray defansını uykuda yakalayıp kafayla golü attı. Sakatlıklar ve revizyon, savunmayı çökertti.
Son anlar oldukça zorlu geçti. Gençlerbirliği, Galatasaray’a ‘korku dolu’ anlar yaşattı.
Galatasaray, kâbustan geç uyandığı ve çok zorlandığı maçta sahadan kayıpsız ayrılmayı başardı.
Sakatlar kervanına iki oyuncu daha eklendi. Sarı-kırmızılı takım ligde ve Avrupa’da çok zorlu bir sürece girdi. Altı maçlık yoğun bir fikstürden yara almadan çıkmaya çalışacak.
Fenerbahçe derbisinin hem puan hem de psikolojik önemi var. Bir yenilgi liderliğin de kaybedilmesi demek…























