(The Turkish Post) – SAFA KAR
Futbolseverler için keyifli bir pazardı.
Önce Galatasaray maçı… Rakip, ligin çetin takımlarından Göztepe… Ardından El Clásico… Arda Güler’le Lamine Yamal karşı karşıya…
Galatasaray, Liverpool galibiyetinin ardından Beşiktaş’a takılmıştı. Bodo yorgunluğu ve eksikler, Sarı-Kırmızılı takımın başını ağrıtabilirdi. İlkay ve Singo sakattı; Torreira, babasının rahatsızlığı sebebiyle memleketindeydi.
Yine de Galatasaray’ın kadro derinliği vardı.
Gündüz saatinde oynanan maç çok hızlı başladı.
Göztepe, Galatasaray’a rakibinin taktiğiyle cevap verdi: İleri uçtan başlayan, tüm sahaya yayılan bir pres…
Galatasaray bocaladı. Sane ve Yunus Akgün tutuktu. Barış Alper eski havasında değildi. Yüz ifadesine bir memnuniyetsizlik yansıyordu. Aklı hâlâ gerçekleşmeyen transferde kalmış olmalıydı.
Tribünlerin ıslıkları da canını sıkmış olmalı. Transfer söylentilerine kadar taraftarın gözbebeğiydi. Islık elbette moral bozar.
Göztepe’nin hocası S. Stoilov’un Galatasaray’ı iyi analiz ettiği daha ilk dakikalarda belli oldu.
Takımını maça çok iyi hazırlamıştı.
Düdükle birlikte rakip sahaya yöneldi ve ‘golü düşünmeye’ başladı.
Henüz 6. dakikaydı, Göztepe’nin golü geldi. Uzun topu Sane tutamadı, Sanchez adamını kaçırdı.
Direkten dönen top Efkan Bekiroğlu’nun önüne düştü; Efkan şık bir vuruşla topu ağlara gönderdi.
Galatasaray, pabucun pahalı olduğunu gördü ve beraberlik için Göztepe kalesine yüklendi.
Sağlı sollu ataklarla Göztepe savunmasını bunalttı.
Barış Alper ile Efkan’ın ikili mücadelesinde top Osimhen’e pas oldu. Kaleciyi çalımlayan Osimhen beraberliği sağladı.
Pozisyon ofsayttı, Galatasaraylı oyuncular uzun süre itiraz etti.
VAR devreye girdi; topun Barış Alper’den değil, Efkan Bekiroğlu’nun ayağından geldiği anlaşılınca hakem golü verdi.
Bu gol Galatasaray’ı rahatlattı, oyun temposu rölantiye alındı. Oyuncuların üzerinde Bodo maçının yorgunluğu hissediliyordu.
Maçın kırılma anı 42. dakikada yaşandı.
Osimhen’le hava topu mücadelesine giren Bokele, ikinci sarıdan kırmızı kart gördü. Tartışmalı bir pozisyondu; Osimhen’in hareketi de masum değildi.
Hakem faturayı Bokele’ye kesti ve Göztepe 10 kişi kaldı.
Galatasaray’a karşı bir eksikle oynamak kolay değil.
Gerçi Göztepe, Fenerbahçe maçında 1 puanı kurtarmayı başarmıştı ama kırmızı kart bu kez dengesini bozdu.
İkinci yarıda Galatasaray hem oyun hem skor olarak maça ağırlığını koydu. Göztepe’yi sahasına hapsetti.
Kaleci birçok top çıkardı, ama bir yere kadar…
İcardi’nin oyuna girmesiyle Galatasaray’ın hücum gücü arttı.
Sara’nın ceza sahası önünden yerden, sert ve düzgün vuruşu golle sonuçlandı.
İcardi sık sık kaleyi yokladı. Osimhen’in kafa vuruşu kaleciden döndü, top İcardi’nin önüne düştü ve Arjantinli yıldız maçın skorunu ilan etti.
Galatasaray farkı daha da açabilirdi; pozisyonlar buldu ama kaleciye takıldı.
Lider Galatasaray, ilk yarıda zorlandığı Göztepe engelini aştı ve sahadan 3 puanla ayrıldı.
Puanını 28’e çıkardı, şampiyonluk yolunda emin adımlarla yürümeyi sürdürdü.
10 maçta 9 galibiyet, 1 beraberlik…
Bundan daha iyi bir lig başlangıcı olamaz.
Puan kaybettiği maç da Beşiktaş derbisiydi; üstelik 10 kişi kalmıştı.
Kaybettiği 2 puan değil, kazandığı 1 puandı.
Galatasaray maçından sonra El Clásico’ya döndüm.
Real Madrid ilk yarıyı 2-1 önde kapadı. Barcelona oyunu domine etmekten uzaktı.
Katalan ekibinde son haftalarda form düşüklüğü gözleniyordu. Hocası kırmızı kart cezası nedeniyle tribündeydi. Geri dönüş kolay değildi.
Derken Real Madrid penaltı kazandı. Mbappé’nin vuruşunu kaleci çıkardı.
Bu kadar zayıf ve etkisiz bir Barcelona izleyeceğimi beklemezdim; skoru adeta kabullendi.
Real Madrid oynatmadı, oyunu kilitledi de diyebilirsiniz.
Fakat Barcelona’nın kilidi açacak anahtar oyuncuları az değil. Yamal onlardan biri ama o da etkisizdi; çok top kaybetti.
El Clásico’dan galibiyetle ayrılan taraf Real Madrid oldu ve puan farkını 5’e çıkardı.























