(The Turkish Post) – SAFA KAR
Kayseri eksiklikle geldi İstanbul’a… Birçok oyuncusu sakat ve cezalıydı. Ateş hattının hemen üzerinde puana ihtiyacı vardı.
Kağıt üzerinde Kayseri için ‘zor’, Fenerbahçe içinse ‘kolay’ maçtı. Mourinho son haftalarda takımla çok oynadı. 11’i sürekli değiştirdi. Takımda ‘omurga’ diye bir şey kalmadı.
Zor da olsa kazandığı maçlar ve cebine koyduğu 3 puanlar Mourinho’nun ‘kumarını’ tartışmalardan uzak tuttu. Fakat çekirge bir sıçradı, iki sıçradı, bir yerde takılacağı belliydi.
Taraftarın eli yüreğindeydi. Kendi sahasında ve seyircisi önünde, kolay rakibine 2 puan verdi. Bu geri sayımın başladığı ligte ‘umutların tümüyle sönmesi’ demekti. Fark 5 puana çıktı.
Galatasaray’ın maçları zor Fenerbahçe’nin nispeten kolaydı. Fakat kupa maçında rakibine boyun eğmesi takımı çökertti. Galatasaray’ın yeleklerini ise rüzgarla doldurdu. Ligde üstünlük sağlayamadığı rakibine karşı kupada kendi sahasında zayıf ve etkisiz oyunla elenmesi olacakların habercisiydi aslında.
Hafta içi Ali Koç Ankara’ya gitti. Saray’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü. Ne konuştukları açıklanmadı. İşadamı kimliğiyle mi görüştü yoksa Fenerbahçe Başkanı şapkasıyla mı anlaşılamadı. Ardından Emine Erdoğan’ın bir programına katıldı. Emine Hanım’a imzalı forma hediye etti. Koç, haftalar önce şampiyonluğun Ankara’dan geçtiğini ima etmişti.
Fenerbahçe’nin kritik ve kader maçı golle başladı. Eski bir Fenerbahçeli olan Ramazan ceza sahasının köşesinden girdi, Livakoviç’in altından topu ağlara gönderdi. Bu büyük şoktu. Ama maçın henüz başıydı. Fenerbahçe ne geri dönüşlere imza attı. İki hafta önce Trabzon gibi dişli rakibi karşısında ilk devreyi mağlup kapadı. İkinci yarı gol oldu yağdı. Talisca kariyer maçını oynadı. Muhteşem gollere imza attı.
Bir gün önce Barcelona 61. dakikada 3-1 geriye düştü. Fakat maçın son düdüğü çaldığında tabelada 4-3 Katalan ekibinin galibiyeti yazıyordu. Şampiyonluğa oynayan büyük takımlar gol yer, geriye düşer ama ayağa kalkar, maçı çevirmesini bilir.
Ta İspanya’lara kadar gitmeye gerek yok. Fenerbahçe kaç kez tekrarladı. Nitekim Fenerbahçe Kayseri kalesini ablukaya aldı. Pozisyon üstüne pozisyona girdi. Bir topu direkten döndü. Talisca yine sahneye çıktı ve takımının beraberlik golünü attı.
İkinci yarı geri dönüş için her şey hazırdı. Derken gol yine Kayseri’den geldi. İlk gol tamam, lakin şampiyonluğa oynayan bir takım bu kadar kolay gol yememeli. Fenerbahçe oyunu Kayseri’nin sahasına yıktı. Rakibini ceza sahasından çıkarmadı. Kaleci Bilal, topu Maximin önüne tokatladı. Maximin gelişine vurdu ve şık gol attı. Fenerbahçe beraberliği tekrar sağladı. Bundan sonra tüm ataklar galibiyet içindi. Bir pozisyonda VAR, hakemi çağırdı ‘penaltı’ için. Talisca topun başına geçti, en iyi yaptığı işi yaptı, köşeden topu ağlara gönderdi.
Fenerbahçe geri dönmüştü. Mourinho defansa takviye yaptı. Çağlar ve İsmail Yüksek’i oyuna aldı. Bu Kayseri’ye davetiye çıkardı. Fenerbahçe kalesine gelmeye başladı. Uzatma dakikalarında Kayseri beraberlik golünü buldu. Kadıköy’de büyük şok yaşandı. Taraftar sustu, oyuncular yere yığıldı. Son bir umut, bir kaç dakika daha vardı. Fenerbahçe yine pozisyona girdi. Maçın kader anıydı.
Skriniar karambolde topu önünde buldu, yakın mesafeden vuruşu direkten döndü. Eğer bu gol olsaydı, Kadıköy bayram yerine dönebilirdi. Ama olmadı.
Fenerbahçe oyuncular da tribündeki taraftar da şampiyonluğun uçup gittinin farkındaydı. ‘Yönetim istifa’ sloganları yükseldi. Galatasaray büyük avantaj yakaladı. Son 6 maçta bir mağlubiyet ve beraberlik alsa bile şampiyonluk ipini göğüsleyecek. Tabii Fenerbahçe’nin tüm maçlarını kazanması halinde… Buradan dönmesi çok zor artık. Futbol mucizelerine kaldı Fenerbahçe’nin işi… Mourinho da Fenerbahçe’nin derdine derman olamadı.
Fenerbahçe yönetiminin başkalarını suçlama lüksü yok. Rakibini yenemedi. Kayseri ve Samsun gibi takımlara kendi sahasında puan verdi. Bu kadar puan dağıtan bir takımın şampiyon olması mümkün mü? Çok zor. Futbol ilginç bir oyun… Bir kaç hafta öncesine kadar Okan Buruk’un istifası isteniyordu. Buruk, havayı lehine döndürmeyi başardı. Fenerbahçe şampiyonluğu Galatasaray deplasmanı ve ardından kendi sahasındaki kupa maçında kaybetti.
İmkansız değil ama Fenerbahçe’nin şampiyonluğu Kaf Dağı’nın arkasında… Kendi eliyle verdi. Geçen yılki başarısını ve puanları tekrarlasaydı bu hallere düşmezdi. Taraftara yine acı yine hüsran düştü…























